Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 25 Nisan Sal  2017
Oktay Eki: Ahmet Kaya nerede lin edilmi, kendisine 'yaratk' dediim o yazy hak etti!
29.12.2014 | Gncelleme Tarihi : 20.2.2015
Oktay Eki: Ahmet Kaya nerede lin edilmi, kendisine 'yaratk' dediim o yazy hak etti!

Fethullah Gülen cemaati bünyesindeki yaynlara da uzanan 14 Aralk operasyonu, mazi muhasebesini birbirine kart mahalleler açsndan karmza getirdi. Zaman Gazetesi Genel Yayn Yönetmeni Ekrem Dumanl, kimi haber ve yazlar gerekçe gösterilerek gözaltna alndnda basn özgürlüü elbette savunuldu, ama Zaman'da geçmite madur edilen insanlar hakknda yaplan yaynlar da hatrlatld.


Gözaltna alnmadan önce Dumanl'y Gülen cemaati medyasnn amiral gemisi olan Zaman'da ziyaret ederek sürpriz yapan "son bayazar" Oktay Eki için de maziye seferler yapld, yaplyor.


Oktay Eki, malum, laik mahallenin en kalc, en simgesel figürlerinden. 


19’unda stajyer olarak Anadolu Ajans’nda balad gazetecilii braktnda, 78 yllk ömrünün yaklak yarsn Hürriyet’in bayazar olarak geçirmiti. 


stikrarna ramen, Eki, ismi, tartmal yazlarla da anlan bir bayazar.


“Alçaklar tanyalm” diyerek askerin emdin Sakk'a atfederek servis ettii kurgulanm ifadeye dayanarak “PKK’dan para alan gazeteci, yazar ve iadamlar olduunu” da yazd, Meclis’e baörtülü geldii için Merve Kavakç’y intihar bombacsna da benzetti. Lince ramen Magazin Gazetecileri Dernei gecesi için Ahmet Kaya’y hedef alarak “Kardesen kardeliini bil” derken baz yazarlar, köesinde “liberal geçinen faist” diye anarak “ulusal deerlere sahip çkmamak”la suçlad. 


En çok bu çklar nedeniyle olsa gerek, Eki, kimi zaman askeri ve hükümetleri eletirse de, “rejimin teminat” olarak görüldü. Dier yandan Eki, gazetecilii daha geni bir paranteze yayarak Basn Konseyi ve Dünya Basn Konseyleri Birlii’nin kurucularndan oldu. Eki’nin yalnz son üç ylda bakan olmad Basn Konseyi, refleksleri yer yer devletinkilerle paralel bulunsa da, meslek ilkelerinin kabulü ve yaygnlamas için Türkiye’nin basn tarihinde yer tutan örgütlenmelerden biri oldu. 


Oktay Eki, serüvenini sadece gazetecilik çizgisi üzerinde izlediimiz bir isim deil. Henüz 29 yandayken, 1961 Anayasas’n hazrlamak için oluturulan Kurucu Meclis’e girmek için “Basn Temsilcisi” oylamasna aday oldu ve Kurucu Meclis’in en genç üç üyesinden biri oldu. 1983’te Erdal nönü’nün teklifiyle SODEP’in kurucu üyesi oldu. Ayn sene SODEP’ten ayrlan Eki, Güne ve Milliyet gazetelerinde çaltktan sonra 2010’da AKP yönetimine yönelik kulland “analarn satan zihniyet” ifadesini içeren yazsna kadar Hürriyet gazetesi bayazarln sürdürdü. Eki, “yazsnn sknt yarattn gördüünü ve profesyonel bedel ödemek için hazr olduunu” söyledii Aydn Doan’n “Beni rahatlatrsnz” demesi üzerine istifasn verdi ve iki ay sonra CHP’ye katld. 2011’e gelindiinde, Eki, bu kez en yal üye sfatyla Meclis’e geçici bakanlk yapt.


Yazlarndaki üslubun aksine yüz yüze ilikilerde kalarn kolay çatmayan bir insan Oktay Eki. Kamuoyuna yanstmasa da cemaatle temas 14 Aralk’tan öncesini dayanan Eki’ye Fethullah Gülen ile tankln, Zaman için yaptklarn Basn Konseyi Bakan olarak Özgür Gündem için yapp yapmadn ve kendisinin “günah” listesi olarak and yazlarn sormak için kapsn çaldk. Zamann ve sabrn esirgemeyen, ancak uzun mazisi nedeniyle soracak sorularn bitmedii Eki’nin T24’e verdii cevaplar öyle:


‘Ekrem o tarihte medya imam gibi davrand’


- Sizi Zaman gazetesine götüren ne oldu?


Beni hayrete düüren, gitmemin niye bu kadar ilgi çektii. 1988’de Basn Konseyi’ni kurduumuzda ilan ettiimiz temel ilkelerden biri, iletiim özgürlüüne nerede, nasl, kim tarafndan müdahale edilirse edilsin ona kar çkmakt. Konsey olarak daha önce sahip çklmam gazetecilere her frsatta sahip çktk. Galiba meslek dünyamz dahil kamuoyu, bu geçmii dikkate almyor. Ben 23 sene bu konseyin bakanln yaptm.


- Basn Konseyi Bakan olarak “medya imam” dediiniz Ekrem Dumanl’ya sahip çkyor oluunuz insanlar artm olabilir mi?


O yaz, Basn Konseyi Bakan olarak deil, Hürriyet’in bayazar olarak yazdm bir yazyd. O tarihte Ekrem’in köesinden vaaz veren tavrnn böyle tanmlanmas gerektiine hâlâ inanyorum. (Eki, 2009’da haber için Muhsin Yazcolu’nun helikopterinin dütüü yere giden CHA muhabiri Lütfi Aykurt’un, dönü yolunda asker tarafndan helikoptere alnmamas olayna tepkiden bahsediyor - T24) Bunu söylememe ramen bugün Ekrem’in yanna gitmeme aranlar duygularyla bakyor.   


- Zaman’a gitmeden Klçdarolu’ndan onay aldnz m?


Ne alakas var, hiç böyle bir ey olabilir mi?


- Dönüünüzde bu bir skntya yol açt m veya ziyaretiniz parti içinde tartld m?


Tartlsn, terazi çok.


- Ertesinde Fethullah Gülen ile telefon görümeniz oldu mu?


Aklma bile gelmedi, onun da aklna gelmemitir.


- Dumanl ve Hidayet Karaca’ya yaplanlar bir kenara konulduunda, siz cemaatin faaliyetlerini meru buluyor musunuz?


Meru olup olmad yargnn tartaca bir ey. Gönül ister ki bamsz bir yarg olsun, ben de kararna inanaym. Ama bamsz yarg dün de yoktu, bugün de yok.


- Oktay Eki’nin cemaatin faaliyetlerini nasl deerlendirdiini merak ediyoruz.


Yaynda, eitimde iddiallar; devlet kadrolarna girme konusundaki itahl faaliyetleri düündürtecek türden. smailaa veya dier cemaatlerden farkl olduklarn herkes gibi ben de görüyorum. Ama o faaliyetin meruiyetten çkp çkmadn elimde veri olmad için bilemem.


‘Gülen kasetinin montaj olduuna kani deilim'


- Biz mi rast gelmedik yoksa siz mi Gülen cemaati hakknda köenizde kalem oynatmadnz?


Yazdm ama bugünkü kadar aktüel hale gelmedii için ihtiyaç olduu kadar yazmmdr.


- 1997’den itibaren yazdklarnza baktmzda bir yaznz dnda Gülen’e veya cemaatine deindiinizi görmedik, 1999’da Gülen’in ünlü montaj kaseti yaymlandnda dahi. 


Temmuz’un ilk cumartesi günü, 1991’den beri kesintisiz olarak sürdürdüümüz Mesudiye Kurultay öncesinde, Haziran sonlarnda Mesudiye’ye giderim. Oradayken kaset çkm, haberim yoktu çünkü gittiimde ne yaz yazarm, ne gazete alrm.


- Döndüünüzde kyametin koptuunu görmeyecek kadar da izole bir konumda deilsiniz. 


Her eyin aktüel bir deeri var. “10 gündür Mesudiye’deydim, baa alyorum” gibi bir bayaz olmaz. Ama çok sonra duydum ki o esnada yazmadm için Gülen dünyasnda lehime deerlendirmeler olmu, duyunca hayret ettim. Siz bugün mesela kaset montaj diyorsunuz ama ben buna ahsen kani deilim.


‘Hürriyet’in bayazar kamuya ‘Hocaefendi ile yemek yedim’ der mi?’


- Siz her ne kadar “Döndüümde aktüel deildi” deseniz de Gülen’in yllarca birlikte anlaca ve çok konuulacak kaset hakknda yazmam olmanzn sebebi, Faruk Mercan’n Gülen biyografisinde yer alan, “Austos, 1996’da Aysel Eki ile icap ettiiniz Gülen’in akam yemei daveti” olabilir mi?


O zamanlar cemaatin eitim seferberlii, gazetecileri gezdirme, GYV’nin Abant toplantlar gibi faaliyetleri söz konusuydu. Bunlar kapsamnda “Fethullah Hocaefendi’nin bir yemei var, katlr msnz” denilerek iki kez davet edildim ancak katlmadm. Üçüncüsünde, hem reddetmek kaba olaca, hem Tufan Türenç’in “Abi ben de gittim. Sen gazetecisin, onunla da yemek yersin, suçluyla da, devlet bakanyla da” sözleri aklma yatnca, hem de eim gitmekte saknca görmeyince gittik. Altunizade’de bir binaya, X-rey’den geçirilerek girdikten bir süre sonra Hocaefendi geldi, Aysel elini uzatnca Hoca tereddüt etti. Aysel, “65 yanda bir kadnm, elimi skmamanz yadrgadm” deyince “Saygszlktan deil, yetitiimiz terbiye nedeniyle” karl verdi. Sofrada Prof. lter Turan, Mithat Bereket, Halit Refi ve eleri de vard. Yemek yedik, sonrasndaki sohbet de off the record’du, sohbet ettik, ayrldk.


- Gazeteciler, sohbetlerin tamamn olmasa da katldklar özel yemekleri yazmaz m?  


Hürriyet’in bayazar “Hocaefendi ile yemek yedim” diye kamuoyunun karsna m çkar? Olur mu öyle ey! Be gün önce Hidayet Karaca’ya gittim, kimsenin haberi oldu mu?


- Yazsanz ne olurdu? 


O, Hürriyet bayazarnn karsndakine fazla paye vermesi olur. Siz olsaydnz yazar mydnz?


- Yazar olarak o yemee gidildiyse görümenin kayda geçmesi gerektiini düünüyorum. 


Tufan da, bakalar da yazmad.


- Gülen cemaati kadar etkili bir aktör hakknda kalem oynatmamak da “fazla paye vermemek” için miydi? 


Bu tartma 2012’de balad biliyorsunuz, ben 2010’da ayrldm.


- Bu ittifak, bata Zaman olmak üzere pek çok mecra dillendiriyordu. 


O zamanki görüntü nedeniyle “Fethullah Hocaefendi’nin u kadar ülkede okulu var, oh oh ne kadar iyi”, “öyle Türkçe öretiyorlar, oh oh” diyen biri olmam gerekiyordu ki yazaym.   


- Aksi bir tutum da söz konusu olamaz myd? Örnein, sizce cemaat “cumhuriyetin temel deeri” dediiniz laiklie kar m?


Bu grubun laik cemiyete sempatiyle yaklaacan düünmüyorum ama buna dair elimde bir ey yok. u dakikaya kadar o konudaki boyutlarn ortaya çkardklarna kani deilim.


- 1997’de Adnan Menderes, Fatin Rütü Zorlu ve Hasan Polatkan’n idamlarn anarken u cümleyi kuruyorsunuz: “Nurcular bata olmak üzere ‘laik cumhuriyet’e kar eilim sahipleri, özellikle Adnan Menderes'i yere göe koyamadlar.”  


10 bin yaz yazdm, bunu hatrlayamadm ama ben her zaman anti-laik faaliyetlerin tehlike tekil ettiini yazdm.


- Sizce Gülen cemaati cumhuriyete bir tehdit mi?


Suçlamalara, iddianameye göre bana bir yer mi belirleyeceiz? Ben gazeteci Ekrem Dumanl’nn katlmadm görülerini özgürce ifade edebilmesi için oraya gittim. Dumanl’nn baka bir etkinlii var m veya Hoca’yla ba ona bir eyler yaptrm olabilir mi bilemem ama olduunu da zannetmiyorum. Ben herkesin düüncelerini serbestçe ifade etme hakknn yanndaym.


‘Bombalandnda Özgür Gündem’e gitseymiim demiyorum’


- Özgür Gündem bombalandnda gazetenin ofisine gitmi miydiniz?


Özgür Gündem o tarihte açk bir PKK propagandacs bir yayn idi. Gidip de “Geçmi olsun arkadalar” dediimi hatrlamyorum. Ama Basn Konseyi olarak ve yazar olarak çok ciddi tepki gösterdiimi hatrlyorum. 


- Bugünkü Özgür Gündem sizce “PKK propagandas” yapmyor mu?


Bir yayn organ… Bilmiyorum, çünkü takip etmiyorum.


- Bak açnzdan yola çkarak söyleyeceiz; KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu bugün gazetenin yazarlar arasnda. O zaman ile bugün arasndaki fark ne?


O zaman TSK ile PKK arasnda çok ciddi bir çatma vard. Bugün Türkiye ayr bir konjonktürü yayor; devlet onlarla müzakere yapyor.


- Devlet müzakere yapabildii için mi fikriniz deiti?


Konjonktür deiti.


- Prensibiniz, devletin bir adm arkasnda m konumland?


Belki müstakil deerlendirme size böyle düündürüyor olabilir.


- Bugün baktnzda “Keke Zaman’a gittiim gibi Özgür Gündem’e de gitseydim” diyor musunuz? 


Hayr. Genci, çocuu, kadn öldüren bir terör örgütü var, onun uzantlar var, onun sözcüsü olduunu iddia eden ve bu yüzden bombalanan bir yer var. Bu noktada gazeteci Oktay Eki ne yapabilir? fade özgürlüüne iddet kullanarak engel olunduysa buna tepki gösterebilir. Bunu da yapmm. Gidip sarlp birlikte gözya dökme beklentisi var idiyse o fazla olurdu.


‘Anter Kürt rkçsyd, bunu yazmasa mydm!’


- Bir savunmasnda kabul ettii günlüklerinde yazdna göre, komutana “28 ubat benzeri durum, diyorsunuz ama bu kez atlacak adm sonuç alc olmal. Süreye yaylnca görünen ortada” diyebilen Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan için Silivri Cezaevi’ne gittiniz.


Balbay’n anlarn siz okumusunuz. Mustafa’nn komutanlarla yakn ilikide olduu bilinmeyen bir ey deil ki. Uur Mumcu da öyleydi. Beni ilgilendiren Balbay’n ifade özgürlüünün kstlanm olmas. Ahmet k, Nedim ener, Bar Pehlivan, Bar Terkolu ve Soner Yalçn’ da ziyaret ettim. Masum olduuna inandm kiilere insani destek vermek düüncesiyle paalara da gittim. Madem incelediniz, deerlendirmenizin objektif olabilmesi için ekleyeyim. Ape denilen Musa Anter’in öldürülmeden önceki son yazs benim “ne kadar alçak olduum”la ilgiliydi. Ama onun öldürülmesine sanyorum en fazla tepki veren gazeteci ben oldum.


- Tepki koydunuz ancak tepki koyarken, 21 Eylül 1992 tarihli yaznzda unu söylemeyi ihmal etmediniz: “Her satrnda kin dolu bir Kürt rkçl gördüüm…” 


Dorudur, öyleydi rahmetli. Yazmasa mydm? Kendi dünyasnda çok sayg görürdü ama acmasz bir dili vard.


- Böyle bir ülkede Anter’e “Kürt rkçs” demek cinayeti merulatrma zemini yaratmyor mu?  


Zannetmiyorum, o sizin deerlendirmeniz. O düüncelerini ifade ederken ne kadar özgür hissediyorsa ben de o hakk kullanarak yazmm.


‘’Faist Oktay’ dediler ama cinayetlerin bittiini görmediler’


- Ne kadar eittiniz; sizin tabirinizle, öldürülen “cumhuriyet deerlerine sahip” gazetecilerle öldürülen Kürt gazeteciler arasnda, bata sayca, ciddi bir fark yok mu?   


Hasan Fehmi Bey’den balayarak, 1909’dan itibaren öldürülen gazeteciler 100’ü bulur. Onlarn içinde 1992’de, gazetelere yansd kadaryla 12 gazeteci öldürüldü. Hiç kimse onlarla megul olmazken Turgut Kazan, ben ve Fikret lkiz, Basn Konseyi olarak Güneydou’ya  gittik; gazetecilerle, madurlarla görütük. 12 gazeteciden 9’unun JTEM türü yaplanmalarca öldürüldüü kanaatine vardk. 3’ü hakknda netleemediimizi belirttik. Raporun objektif olmas için Bölge Valisi Ünal Erkan’n da düüncesini alnca “faist Oktay” olduk. Halbuki ben Uluslararas Basn Enstitüsü’ne (IPI), New York’a yani Gazetecileri Koruma Komitesi’ne (CPJ) telefon ettim. Buraya inceleme için geldiler. Hem IPI, hem CPJ tepkilerini koydular ve öldürmeler bitti. Bunu kimse görmedi.


- Fotoraf eksik vermemek adna Kürt gazetecilerin öldürülmesi hakknda “Ama onlar militan” diyebilen Demirel’i köenizde eletirdiinizi de ekleyelim. Ve Ferda Çetin’in Nuçe TV Yayn Koordinatörü’yken Tuçe Tatari’ye söylediklerini aktaralm:


“Bombalama olayndan çok ksa bir süre sonra Çiller’in çileri Bakanl’na, jandarmaya ve istihbarata yazd ‘gizli belge’ elimize geçti. Belgede ‘Özgür Ülke gazetesinin bölücü yaynlar hukuki yollarla etkisiz klnmas uzun zaman alyor, hzl bir ekilde bertaraf edilmesi’ isteniyor. O belge elimize geçince Oktay Eki’ye gönderdim. O günlerde Basn Konseyi Bakan’yd. Baktm hiç ses çkmyor, baladm aramaya. En sonunda telefonuma çkt. ‘Belgeyi gördünüz mü?’ diye sordum ‘Evet kardeim ne varm o belgede’ dedi. ‘O belgeden çok ksa bir süre sonra gazetemiz bombaland biliyorsunuz’ deyince ‘Ben okudum, o belgede bombalayn yazmyor’ diye cevap verdi. Belge 27 Kasm tarihli, bizim gazete 3 Aralk’ta bombaland.”  


Benim için tamamen yeni eylerden bahsediyorsunuz. Bu arkada bunu galiba sallam.


- Siz hatrlamyor olabilir misiniz?


Kaç sene geçmi, mümkün ama bu arkada rüyasn paylam gibi geliyor. “O belgede bombalayn yazmyor” demek yapma aykr. Muhtemelen Basn Konseyi olarak da ertesinde bildiri yaymlamzdr.


‘Hapisteki gazetecilerin’ saylar neden uyumad?


- Hakknzdaki bu alnt da Umur Talu’nun Ekim, 2012 tarihli bir yazsndan:


“imdi Eki’nin (bu kez hakl olarak) iktidara vurduu hususlar, yine Eki tarafndan ‘hapisteki gazeteci sfatl kiiler’ vurgusuyla söylendi: Nisan 98’de (CPJ, hapiste 29 gazeteciyle Türkiye’yi birinci gösterince): ‘Gerçekleri yanstmyor. Türkiye dünyada en fazla gazeteci hapseden ülke deil. Gazetecilik ilevi nedeniyle 11 kii hapiste. Sadece Beikçi fikirleri yüzünden. Dier 10’u ceza hak ediyor ama hapis deil. 18’ininki ise gazetecilikle ilgisiz.’ Eki’nin CPJ muhalefeti, 1998, 1999, 2000 raporlarn sansürle, öyle sözlerle sürdü: ’31 kiiden sadece biri hapiste gazeteci saylabilir. Gerisi yasad örgüte üyelik, yardm, yataklk iddia ya da hükümleri.’” Talu’nun belirttii gibi, “Onlar gazeteciler deil, terörist” diyen Erdoan’n söylemini görünce “Geçmite öyle yapmamalydk” diyor musunuz?  


Hayr, demiyorum. Bakn, 1997’de Hasan Cemal beni arad, “CPJ’den bir heyet gelecek, Türkiye’deki hapisteki gazetecilere sahip çkmak istiyorlar” dedi. Onlar yetkililerle görümek üzere geldiklerinde, ellerindeki 78 saysnn doru olmadn düündüümü kendilerine söyledim. Bu konu üzerinde Türkiye’deki meslek kurulular deil de CPJ’in rapor hazrlamasndan rahatszlk duydum. Nitekim sonraki yllarda tek tek olaylar inceleyerek kendim rapor hazrladm. CPJ heyetiyle Ankara’da adalet bakann, babakan ve cumhurbakann ziyaret ettik. Mesut Ylmaz bizi ciddiyetle dinledi, sonra sözünü tuttu. Sorumlu yaz ileri müdür sfat tayanlarn affn salayacak yasa çkt.


Rapor çalmalarm 2006’ya kadar devam etti. Adalet Bakan’ndan içeride bulunan, kimlii gazeteci görünen kim varsa dosyalarn yollamasn istedim. çeridekilerin yaknlarna ve avukatlarna da, dosyaya dair bildiklerini paylamalar için çar yaptm. Ve dosyalar üç kategoriye ayrdm: 1- Olay açkça gazetecilikle ilgili deil, 2- Gri alan: Gazetecilikle ilgili görünüyor, iddia suçlayc; örnein muhabirin çekmecesinde belge çkyor. Bu bana göre normal, polise göre suç, 3- Gazeteci.


Raporu açklarken de 1-Bu ilgi alanmzda deil, 2-Bunda resim net deil, 3- Gazeteci olarak ayrdk. Umur’un dedii dorudur, CPJ’inkilerden düük çkt bizim saylar. Benim dikkatimi çeken u oldu: Bir gerçek ortaya çksn diye iki aym verirken medya, buna Hürriyet de dahil, hiç bir gazete veya TV ilgi göstermedi. lgisizliin yan sra bakanln verdii son belgeler de eksik çknca 2006’da bunu yapmay braktm. 


- Örnein, molotof atmayp da gri alanda braktnz gazeteciler neyle suçlanyorlard? Yayn içerii de bu suçlamalara dahilse Oktay Eki olarak kar çktnz fikirlerin sahiplerini de gri alanda brakm olabilir misiniz?


Alakas yok! Ape’yi anlattm. Açk bir örnek… nsanlarn görülerine katlmayabilirim ama görülerini açklama hakkn savunurum.


‘Ahmet Kaya o yazy hak etti, piman deilim’


- Ahmet Kaya’nn sahnede söyledikleri yüzünden linç edildii gün konuma hakkn savunmadnz.


Ben Ahmet Kaya’nn konumasnn içeriini eletirdim, konuma hakkn deil.


- çeriini eletirirken söyledikleriniz u oldu: “nsanlar elenmeye gelmiken bu söylenir mi”, “Amac tahrik etmek”…


O yaz benim “büyük günahlarm”dan biridir.


- Günah olarak görüyor musunuz yaznz? 


Hayr, hiç. Ahmet Kaya sonradan kahramanlatrld. Kaya’nn o gün verdii resim benim yazdklarm hak eden bir resim idi. Bundan dolay da hiçbir üzüntüm veya pimanlm yok.


- Musa Anter’e “Kürt rkçs” diyen siz, Ahmet Kaya için “insan olarak hiçbir ‘art's olmad fizyonomisinden akan bir tip”, “yaratk”, “türkücü olmasayd bar fedaisi olurdu” deyince neden “Türk rkçs” olmuyorsunuz? 


O yaz çok eletirilince dönüp baktm. Ahmet Kaya’nn ad bile geçmiyor o yazda.


- Yaznz böyle mi savunuyorsunuz?


Hayr, unu söylüyorum: O yazy herkes Ahmet Kaya’ya yamad. Ben de “deildir” demiyorum.


- Ve?


Dediklerimde kararl ve srarlym, Ahmet Kaya o yazy hak etmiti. O konjonktürde yaplanlara itiraz etmeyenler birileri Ahmet Kaya’y kahramanlatrnca, o yaz Eki’yi lanetlemenin arac haline geldi. O zaman nerdeydiler?


- Kimseyi savunur bir konumda deilim, size sorum u: Musa Anter’e “Kürt rkçs” diyen siz, Ahmet Kaya için bu sözleri sarf ederken neden rkç saylmyorsunuz? 


Tavr oydu… Çok zaman oldu; u anda neyi, neden söylediim balamn hatrlamyorum.


- “Tavr” dediiniz nedir? Kürtçe klibi yaynlayacak bir televizyon kanal aradn söylemesi mi? Size burada problemli gelen ne?


Kürtçe klibi eletirdiimi söylüyorsanz yanlyorsunuz, ben o yazda tavr eletirmiim.


‘Nerede linç edilmi Ahmet Kaya?’


- Kaya’y “medeni” olmamakla, “aklnn erip ermedii belli olmamak”la itham ediyorsunuz. Eletirinin ötesine geçip aalamaya evrilebilecek tehlikeli kelimeleri Hürriyet’in bayazar olarak kullanyorsunuz. 


Size göre öyleymi. Yaz yazma stilimi mi eletiriyorsunuz?


- Ahmet Kaya’nn bu düüncelerini Magazin Gazetecileri Dernei’nin düzenledii bir gecede söylemesi sizce neden sorun?  


O zaman yanl bulmuum. O bir ey söylemi, ben de yanl demiim. Bugün de söylediklerimi doru buluyorum.


- O yazda “kincisi ‘ho vakit geçirmek’ için geldiklerini bile bile bu sözleri söylemenin oradaki insanlar tahrik edip olay çkarmaktan baka bir amac olabilir mi” diyorsunuz. Ahmet Kaya’nn kendisini linç ettirdiini mi savunuyorsunuz?


Hayr, öyle bir iddiam yok. Makaleyi beenmeyebilirsiniz, hakszlk olarak da görebilirsiniz buna saygm var ama “Bunu niye böyle dedin de böyle demedin” dediinizde anlamakta zorlanyorum. “Bunun daha iyisi olmaz m?”, olabilir. “Beethoven daha iyi besteleyemez miydi?”, besteleyebilirdi. Ne yapalm, gerçek bu! 


- u an bir gazeteciyle konuuyorum ve Akit’in yayn koordinatörüne Ermeniler için kulland ifadeleri sorduum gibi imdi de size, sizin kullandnz ifadeleri soruyorum. Özellikle Ahmet Kaya linç edilirken “Bu yaratk karde ise kardeliini bilmekle yükümlüdür” diyebildiiniz için.   


Nerede linç edilmi Ahmet Kaya? Maalesef Paris’te vefat etti.


- Magazin Gazetecileri Dernei’nde sözleri ardndan mar okunmas, üstüne çatallarn frlatlmas sizce…


Orada olaylar yaanm, bitmi. Ben yazdm diye o olaylar olmad. Aksi olmu gibi soruyorsunuz. Ben yaanan önemli bir olay olarak görmüüm ve sütunuma almm. Olan bu. imdi gelip “O cümleyi neden öyle kurdunuz?…”


Yaz ilerine gelen haberin sal tartlmaz m?


- Siz “Yaratk kardeliini bilmekle yükümlü” diyerek Ahmet Kaya’y karnza alp kendinizi onu yarglama pozisyonuna koyuyorsunuz, ötesine geçerek henüz dava sonuçlanmamken Kaya’nn “PKK’ya para toplamak için konser verdii” hükmünü veriyorsunuz. 


Eldeki bilgi oymu.


- Açabilir misiniz?


Bilgi yaz ilerine geldii zaman o habere olgunlam gözüyle bakarsnz. Muhabir elinden geleni yapmtr, istihbarat efi habere bakmtr ve redaktör gözden geçirmitir. Gazetenin bayazar bir habere dair özel olarak yaz ileri müdürüne unu söyleyebilir: “Bunu gözüm tutmad, üzerinde durulsa.” Ama o haberin saln tartmaz, tartrsa tüm o mekanizmaya saygszlk olur. Hayatm boyunca bunu yapmadm, hiçbir haberime de böyle muamele yaplmasna raz olmadm. Ahmet Kaya hakknda da yaz ilerine gelmi bilgiye dayanarak yazyorum. 


- Yarg sonuçlanmadan, önünüze gelen bilginin mutlak olduunu mu düünürsünüz?


O bilgi mutlak deildir ama ona dayanmaya mecburum, gazeteci eriebildii gerçeklerle kaytldr.


- Yazar, elinde olmayan bilgileri de düünerek olaya temkinle yaklamaz m?


Bu herhalde gazetecilik dünyamza yeni gelmi bir uygulama. Sizin kuak bunu getirdiyse mutluluk duyarm. Ama gazeteci nihai gerçei ortaya çkaran deildir, daha sonra çkan bilgiler nedeniyle o tarihte yazdklar gerçee uygun çkmaynca gazeteciyi mahkûm edemezsin.


- Ahmet Kaya’dan bamsz olarak soracaz; köenizde mesafe koymadan itham ettiiniz bir kii hakknda yanldnz söylemek gazetecinin borcu deil mi?


Size unu anlataym. Mays, 1983’te Hürriyet bayazarlndan ayrlarak SODEP’in kurucular arasna girdim. Washington muhabirimizin haberine dayanarak Büyükelçi ükrü Elekda hakknda ar eletiriler içeren yazm hakknda bir süre sonra bir mektup geldi. Elekda, mektupta “Ben böyle bir ey yapmadm” diyordu. Dediklerine hak verdim ama artk sütunum yoktu. Baka bir gün, Alman bir vakfnn organize ettii bir sempozyuma katlmak için gittiim Almanya’da, tannm hukuk hocas Hüseyin Hatemi, “Bana çok büyük bir hakszlk yaptnz” dedi; “Beni terörist ilan ettiniz. Dorusu neden söz ettiini anlamadm. Dönünce verdii tarihe baktm. Humeyni tarafndan Türkiye’ye ‘adam öldürsün’ diye gönderilenlerden birinin ismi de meer Hüseyin Hatemi’ymi. Onu yazmm ama bu yaz Hatemi Hoca’nn bana i açm. Frsat bulunca bunlarn ikisini denk getirerek “Bu ii yapyoruz ama tüm iyi niyete ramen hata yapabiliyoruz” dedim, bu iki örnei verdim ve özür diledim.


‘Aptallmdan aldatldm, daha akll olsam…’


- Önünüze gelen bilgiyi, devlet makamna geçmeden önce süzgeçten ne kadar geçirdiinizi sormadan önce ksa aralklar ile geri adm attnz birkaç örnek: 


1- Austos, 1992 rnak Katliam hakknda 20 Austos 92’de “Martta PKK bozguna uratldndan beri rnak Güneydou’nun en sakin ve huzurlu yerlerinden biri oldu.(…) rnak Emniyet Müdürü istediklerinde kahvede tavla oynayabildiklerini söyledi” diyorsunuz ve kamu görevlilerinden alntyla “PKK baskn intikam ve prestij baskn” dedikten sonra “Devlet rnak’ta PKK’ya yeni bir ders daha vermeli” ifadesini kullanyorsunuz. 24’ünde, gazetelerde katliama dair sorular çkmaya baladktan sonra “500-1000 PKK’l olduunu söylemitiniz, hani neredeler” diye soruyorsunuz.


Elime gelen bilgi o koullarda inandrc geldiyse ona dayal yazabilirim.


- Devlet size inandrc gelecek bilgi yaratamaz m?


Olabilir, Irak’ta kitlesel imha silahlarn yokken var ettiler, devletlerin böyle marifetleri var.


- Örneklere devam edeceiz: 


2- Ferda Balancar ve Alper Görmü’ün yazlarndan alntyla: Umut operasyonunun balatlmasndan (6 Mays 2000) 10 gün sonra kaleme aldnz satrlar: “(...) O nedenle Ahmet Taner Klal’nn kzlar Altunay ile Dolunay’n dünkü çarlar dikkate alnmal - katiller Türkiye’ye teslim edilmez veya tarafsz bir mahkemede yarglanmalarna ran izin vermezse - bu konu bireysel sorumluluk baznda deil ran devletinin sorumluluu baznda deerlendirilmelidir.” 10 Mays 2000 tarihli yaznzn bal ise ‘Bu Savcy Kim Tayin Etti?’, giriinde Mumcu cinayetinin yine aydnlatlamad belirten bir cümle yer alyor.”


3- Andç: Nisan, 1998’de “PKK’nn ua yazar ve gazeteciler var” dediiniz ve “Sra kulaklarndan tutup adalete gönderilmelerine veya kamuoyuna tehir edilmelerine geldi” sözleriyle bitirdiiniz “Alçaklar tanyalm” yaznz. Hedef gösterilen Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand’a yaplanlar ve Akn Birdal’a suikast giriiminden sonra, emdin Sakk o ifadesinin kurgu olduunu söyleyince özür dilediniz. 


Keke Aydn Bey’e söyleseydiniz, o kadar çaltrmazd beni. (Gülüyor) 


- Siz bu yazdklarnz hata olarak görüyor musunuz?


Aslnda sizin bana ne sorduunuzu anlayamyorum. Ama aradan yllar geçtikten sonra bir yazmdan cmbzla aldnz bir cümleyi soruyorsunuz. Ben de hatrlamyorum. nallah siz de en az 10 bin yaz yazarsanz ve yazdktan sonra karnza sizin gibi genç gazeteci gelir ve size 22 sene önce yazdnz yaznn a harfinin neden b olmadn sorar. “Hata ettiim zaman bunu itiraf ettiime örnek veriyorum, neden hatanzdan çabuk döndün, diyorsunuz. Dönmesem, neden hatanzdan dönmüyorsunuz sorusu çkyor!


- ekilden ziyade merakmz, benzer hatalarnza ramen kendinize “Dikkat” demek yerine neden önünüze gelen bilgiye güvenmeye devam ettiiniz.  


Kusura bakmayn! Benim hayattan aldm ders bu kadarm.


- u an yaptmz sizi inciten bir sorgulama m?


Hayr, bata sorma hakknza sayg duyduumu söyledim. Bakn bu verdiiniz örnekleri ben hata olarak kabul etmiyorum. Eer yanlm iki gün sonra fark ettim ve yazdmsa bence okuyucuya “ki gün önce u deerlendirmeyi yaptm, o zaman böyle okudun ama belli ki aldanmm, aldatlmm” diyerek doru bir i yapmm.


- Sorgulamaya çaltmz “Aldatlmm” diyerek geçtiiniz edilgen pozisyon. Neden birileri sizi aldatabiliyor?


Aptallmdan. 


- Estafurullah. 


Daha nasl açklayacaz ki, daha akll olsam aldatlmazdm. Ben o zaman gerçei örenme adna bir eyler yapmm. Becermiim, becerememiim, yanl insana sormuum, doru insana sormuum, ama bir hata yapmm. Sonra da bir deerlendirme sonucu o yaz çkm. Hata olduunu fark edince de bunu söylemiim. imdi 20 sene sonra hangi lokantada, hangi yemei yerken aznzn tadnn böyle olduunu soruyorsunuz. Sorunuzu dahi anlayamadm.


‘Hiçbir devlet babayiidi bana talimat verecek cesarete sahip deil’


- Kaynaklarnz genellikle devlet miydi?


Hayr. Ne alakas var? Sorunuz “Asker talimat verir, bunlar yazar”, “postalc” gibi irenç iddialarn uzants gibi geldi.


- Devletin içine askeri de sokuyoruz ama daha fazlasn kapsyor. 


Hiçbir devlet babayiidi bana talimat verecek cesarete dahi sahip deil. Kimse bir tane örnek gösteremez! Örneiniz varsa okuyucunun önüne koyun.


- “Talimat” köeleri keskin bir ifade, ama biraz önce “Yanltlmm”, HaberTürk’te katldnz bir programda da 28 ubat dönemi için “Kullanlmm” dediniz. 


Aktüel dergisi bu ifadeyi “Biz maa gibi kullanlabilen mahlukatz” gibi yaymlad için davalk oldu ve tazminata mahkum oldu. Böyle bir ey mümkün deil. Gazeteci gerçee ballk esasna dayal olarak elinden gelen her eyi yapmal. O srada seni aldatan olabilir. Sana düen onu olabildiince sfra yaklatrmaktr.   


- Elinizden geleni yaptnz konusunda içiniz rahat m?


Tabii. Hepsinde o itinay gösterdiimi düünürüm, belli ilkeler içinde. lkelerden kastm, “Muhabir arkadam görevini yapmtr, haberi doru bir ekilde masaya getirmitir.”


"'Andç' haberinin doruluundan kukulanmadk"


- Andç’ta masaya haberi getiren muhabir miydi?


Yaz ilerine gelmi haber, tekrar ediyorum, benim için dorudur. ‘Doru mu deil mi?” diye sorgulama hakknda sahip deilim. Önüme “emdin Sakk ifadesinde gazeteciler, iadamlar PKK’ya yardm ediyor” diyen haber gelmi. Bu haberin yanl olabileceine dair aramzda hiçbir konuma geçmedi. Geçmesi için de sebep yok çünkü zaten belli ki resmi kaynaktan - yani savc, emniyet, hakim, her neyse - gelebilir bu bilgi, yoksa gelemez. Ortada o dediiniz türden isim yok, cisim yok, bir suçlama var, ben de diyorum ki “Bu alçaklar tanyalm.”


- Faili meçhuller ileyebileceini köenizde sorgularken devletin resmi makamlarnn verdii bilgiye soru iaretiyle bakmadnz.   


Hiçbir devlet temiz deil, bizimki dahil. Ama samimiyetle söylüyorum, gelmi bilgi doru olduuna inandm bir bilgiydi.


- Gazetecilik deneyiminiz süresince devletten gelen bilgilere baknz nasl evrildi?


Ben her zaman kuku duyanlardan biriyim. Ama tekrar ediyorum, masaya gelmi bilgi benim için dorudur.


- Devlet tufaya düürmeye çalrken bu dediiniz “bile bile lades” deil mi?


Benim aptallma verin. (Gülüyor.)


- Bunu yineleyerek top gelirken yana kaçm olmuyor musunuz?


Size daha ne diyeyim? Elimdeki verilere dayanarak deerlendirme yapmm. Hatal deerlendirme derseniz, teekkür ederim, hak verirsem özür dilerim.


- Mehmet Barlas’n bile kovulduu bir medyada hiç kovulmam olmay siz nasl deerlendiriyorsunuz? 


Mehmet Barlas’n meslek ve kiilik çizgisinde ne olduunu takip etme gibi bir merakm olmad.


- Emin Çölaan’n Hürriyet’ten ayrlmas ardndan kaleme aldnz 19 Austos 2007 tarihli yaznzdan: “(…) ne Emin Çölaan’a, ne bana ne de baka bir yazara bask yahut yönlendirme söz konusudur. Buna karlk biz de ‘ertesi gün kovulmay’ göze almadan yaz yazmayz. Profesyonel kalitemizi -o her ne ise- bu cesaret belli düzeyde tutar.” En kovulmam yazarlardan biri olarak… 


Keke kovulsaydn m diyorsunuz? (Gülüyor) Demek ki kovacak kadar yetenekli bulmamlar beni. Bakn ben, kendi hesabma iimi tüm meslek yaamm boyunca samimiyetle ve doru biçimde yaptm düünüyorum.


- stifanz saydmz örneklerde deil, “analarn satan zihniyet” ifadeniz ardndan geldi. u yorumu yapan birine ne dersiniz: “Hürriyet’teki iinizden örnein Kürtlere dokununca deil ama iktidara dokununca olursunuz”?


Öyle bir deerlendirme yapan varsa yapsn, ben yapmam.


- “Vay erefsiz” bal atmann, bir Kürt siyasetçiye atlan yumruu “adaletin tokma” olarak yazmann sizce bedeli olmamal m?


Biri bu balktan rahatsz olursa, Basn Konseyi’ne gider, “Bence etik deil, ikayetçiyim” der ve o merci bunu deerlendirir, hak verilirse “Kusur var, knamak lazm” denilir.


‘Özerklik art’n CHP hayata geçirirse…’


- Nuriye Akman’a 2011’de verdiiniz söyleide CHP’nin seçim beyannamesiyle çok örtütüünü söylüyorsunuz. Avrupa Konseyi’nin imzaya açt Yerel Yönetimler Özerklik artnamesi hakkndaki çekincelerin kaldrlmas maddesine katlyor musunuz?  


Bu beyanda beni rahatsz eden bir ey yok.


- 18 Ocak 2007’de DTP’ye yönelik u ifadeleri kullanyorsunuz: “Yerinden yönetim" mi istiyorsunuz? O zaman, yerel yönetimlerin bu ülkeyi bölmeye deil, bütünlüünü korumaya çalacan nasl garanti ediyorsunuz? Sadece Türkiye devletinin deil, uluslararas camiann da ‘terör örgütü’ dedii PKK’ya mensup kiilere hizmet sunan belediye bakanlarna bir kere olsun ‘Yaptnz yanltr’ dediniz mi ki, imdi ipin ucu onlara teslim edilsin istiyorsunuz?” Özerklie yönelik baknz deiti mi?


Orada duyarllm belli, parçalanmay önleyecek garanti veriyor musunuz diyorum.


- Garanti araynz sonland m?


CHP’nin Türkiye’nin üniter devlet yapsn bölme politikas olduuna ilikin bir düüncem olsa orada bulunmam.


- Ne istendiini deil, bunu kimin dillendirdii mi önemli sizin için?


Öyle, DTP’nin mazisine bakp kuku duymuum ki bunu söylüyorum. Avrupa Yerel Özerklik art’n CHP hayata geçirirse bu Türkiye’nin üniter yapsn bozacak bir sonuç vermez. Bu güvene sahibim.


‘Ajitasyon arac olmasayd üniversitede türban savunurdum’


- Oktay Eki’nin baörtüsüne bak yllar içinde deiti mi? 


Baörtüsü deil de türban meselesi. Bu, Türkiye’de bir ajitasyon arac olarak kullanlmasayd benim yazarlktaki tavrm daha yumuak olurdu. Üniversitelerde türbann serbestçe kullanlmasn açkça savunurdum.


- TESEV’in 2010 tarihli “Baörtüsü Yasa ve Ayrmclk” raporunda bir kadn sizin Necla Arat’la ikna odasna girdiinizi söyledi. Bu doru mu?


O garip yalan söylediini sonra kabul etti. Ben ne üniversiteye girdim, ne ikna odas gördüm. Ayrca oradaki Necla Arat ismi de doru deil, Nur Serter’le kartryor. A’dan Z’ye yalan bu.


- Siz ikna odalarna kar msnz? 


Nur Seter’in açklamas öyle: “Ben o çocuklarn eitimden mahrum kalmamalar için mülakatm oldu.” yi niyetli de olsa, bence hiç yapmasa daha iyi olurdu. Oktay Eki’nin “Alçaklar tanyalm” yazs gibi, ikna odalar da ikide bir Nur Serter’in önüne çkt.  


Bakn, türban meselesini 200 yllk çada Türkiye modeline kartlk arac olarak kullandlar. imdi de devlet memurlar arasnda serbest brakld, 18 ya altndaki kesime belli bir giyim empoze ediliyor. Ben bunlara karym.


‘Türbanl vekillere Kavakç’ya baktm gibi bakmyorum’


- Meclis’te baörtülü kadnlarn varl için ne düünüyorsunuz?


Mesele yapmyorum dersem daha doru olur.


- “Merve olay, devlete yönelik bireysel bir bakaldr teebbüsü ile kendi temel felsefesinden ve kimliinden fedakârlk yapmamaya kararl olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasndaki son raundu bekliyor. Merve kzmz, kiminle dans ettiini o zaman örenecek” dediiniz günlerden farkl m düünüyorsunuz yoksa ayn duygulara kaplarak m bakyorsunuz baörtülü vekillere? 


Çada Türkiye’ye kart bir mesaj verdiklerini düünüyorum. Ama Merve Kavakç’ya o günlerde duyduum antipatiyle mi bakyorum bugün diye sorarsanz tabii öyle bakmyorum. Konjonktür deiince elbet baklarnz da deiiyor, oraya demir atmyoruz. Ama Merve olaynda militan bir tavr vard. Leyla Zana’ya da tepki gösterdim ben.


- Söyleiyi okudukça oluabilecek Kürtler ve din konularna yaklamnzn devletin bakyla örtütüü… 


Sizin HDP’ye yakn bir baknz m var?


- Sorular bir kategoriye mi sokmak istiyorsunuz?


Hayr, size özel bir soru sordum.


- Cevap vermemeyi tercih ediyorum. 


Buyrun sizi dinliyorum.


‘Devlet talep etmek Kürtlerin hakk’


- Bahsettiimiz algya kar resmi söylem ile hangi noktalarda ayrldnz söyler misiniz?


1920’lerden 2003’e kadarki dönem ile AKP dönemi söylemi 180 derece farkl, hangisinden bahsediyorsunuz.


- Arlkl olarak ilk dönemi kast etsek de, 1915’e, yeri geldiinde Kürtlere bak gibi AKP’yi de zaman zaman kapsayan söylemden bahsediyoruz.  


Her devlet gibi Türkiye’nin de kendi koruma içgüdüsünden kaynaklanan refleksleri vardr. Bunlar söz konusu olduunda dün, bugün, muhtemelen yarn da ayn tür tepkilerle karlaacaksnz. Somut örnek vereyim; 1915 Nisan’nda yaanan olay, yani Ermeni aydnlarn bir gece evinden toplayp götürerek infaz etmek bir devlet için son derece ayp bir olaydr. Bunu savunan birisi deilim, yapanlar sonuna kadar lanetleyelim. Ama olaylar bundan ibaret deil, 1894’ten itibaren devletine kar çkm silahl isyanlar da var. Benim ahsi kanaatim bunun bir mukatele yani karlkl öldürme olduu.


Turgut Özal’a, babakanken çktmz Göcek Körfezi gezisinde “Katlr msnz” diyerek “Bu olay Osmanl döneminin olay, neden biz savunmak mecburiyetinde kalyoruz ve soykrm m, deil mi kavgas veriyoruz” diye sordum. “Haklsnz” deyince “Ben bunu size atfen yazabilirim” diye sordum, olumlu yant alnca da yazdm. ki gün geçmedi, Kenan Evren Özal’ Kök’e çard ve Özal çkta benim yazdm sözlerini kastederek  “Bu da nereden çkt, biz hükümet olarak böyle bir kanaate sahip deiliz. Biz ‘soykrm yok’ diyoruz” dedi.


Öteki meselelerde de kimseyle uyumak gibi bir derdim yok. Ama devletin önemini bilirim. Ne güzeldir Kanuni Sultan Süleyman’n u dizeleri “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes shhat gibi.” Devletin olmad yerde milletin neye döndüünü Irak’ta görüyorsunuz.      


- O zaman “Kürtlerin de devleti olmal” diyor musunuz?


Bunu talep etmek haklar. Bunun yeri var, yeri yok. Dünyada 5 bin lisan konuuluyor, hepsinin devlet olma ans veya imkan yok. Yine de bunu isteyenlere bunu meruiyet çizgisi içinde yapmalar artyla sayg duyarm. Onu gerçekletirme çabalar meruiyet dnda bir çizgiye kayarsa “Kusura bakma” diyenlerden biri olurum. 

Bu Haber Toplam 953 defa Okundu.