Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 21 Austos Pazartesi  2017
KARA DEVRMN OCUKLARI KAVGA EDYOR
30 Aralk 2013


Türkiye bir büyük kavgaya tanklk ediyor. Bu bir “kiiler kavgas” deil. Ortada –buradakinin ad konmam olsa da- devrimlerin bilinen bir kuralnn uygulamas var:

“Her Devrim önce kendi evlatlarn yer!”

Gerçekten Adalet ve Kalknma Partisi’nin 3 Kasm 2003 seçiminde iktidara gelmesiyle Türkiye’de bir “kara devrim”in kaps açld. Ama bunu –çok az sayda aydn hariç- kimse fark etmedi. Çünkü Türkiye’nin demokratik rejim geçmii bu kapnn “hukuku çinemeden” açlmasna imkân veriyordu. O yüzden “seçim” arac kullanld.

Zaten ilk yllarda asl çehresini göstermedi. Çünkü geride kalan Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi deneyimleri çok temkinli olmak gerektiini öretmiti. 

Kald ki öncü kadrodakilerin kültürü “riyakârl” yani “iki yüzlü” olmay meru sayyordu. O nedenle sadece yurt içindeki kamuoyu deil, yurt dndaki dost-düman da Türkiye’deki “kara devrim”e gidiin farkna varamad. 

Hattâ yaananlar ve yeni gelenler içeride ve darda övgülerle karland.

Örnein içeride “demokratikleme” görüntülü admlar pek çok aydn olumlu yönde etkiledi. Bunlar Türkiye’nin “Avrupa Birlii”yle ve “Batl deer sistemleriyle” bütünlemeyi istedii izlenimlerini güçlendirdi. 

Ancak “enerjisi ve çalkanlyla” taktir toplayan AKP iktidar 22 Temmuz 2007 seçiminden güçlenerek çknca AKP lideri Tayyip Erdoan –aynen Adnan Menderes’in 1954 seçiminden güçlenerek çkmas üzerine yapt gibi- daha önce sadece hayal ettiklerini artk gerçekletirebileceine karar verdi.

Ve kara devrimin yaama geçirilmesi süreci balad.

Önce Tayyip Erdoan’n her zaman nefretle bakt ve “bertaraf edilecek ilk düman” olarak gördüü “medya”dan baland.

Doru metot, “önce en büyüü sindirmek”ti. Yasa, hukuk dinlemeden Doan Medya Grubuna dünya medya tarihinde görülmemi düzeyde (3 Milyar 800 milyon Tl. tutarnda) vergi cezas verildi.

Sonra kalan medya organlar tek tek sindirilerek, el deitirtilerek iktidarn uydusu yapld. Medyadaki “özgür ses” oran yazl basnda –srf tiraj baznda- yüzde 8-10’a, elektronik medyada yüzde 3-5’e, internet medyasnda (tahminen) yüzde 15’e kadar geriletildi.

Kamuoyunu uyarabilecek sesler kslnca sra bir kar devrime (kara devrime) izin vermeyecei bilinen “askeri” tasfiye etmeye geldi.

Gerçekten çetelemi olduu bilinen bir küçük klii cezalandrmak isteniyormu gibi göstererek, asl olsun olmasn birçok “suç” dosyas açlarak Türk Silahl Kuvvetlerinin komuta kademesi büyük çapta hapse atld.

Bu çok sorunlu operasyon “kara devrim” orta iki gücün ibirlii olmadan gerçekletirilemezdi.

Nitekim 2008’in banda balayan operasyon tam be yl sürdü. Bu srada pek çok insann ba uydurma kantlarla yand. “Tasfiye” mahkemeleri, “suç” veya “suçlu” aramad. Zaten kant diye dosyaya konanlarn gerçekten kant olup olmadn –sanklarla avukatlarn feryadna ramen- sorgulayan da olmad. Mahkûm edilip 30 sene yahut ömür boyu hapis yatmak için “iyi bir Atatürkçü olmak” nerdeyse yeter sayld.  

Kar devrim veya “kara devrim”,  “ba ezilmesi gerekenlerin” hüküm giyip bertaraf edilmeleriyle, amacna ulam sayld. Çünkü Atatürk Cumhuriyetini tarihe gömüp kara devrimin özledii slam Cumhuriyetini kurmann alt yaps hazrlanmt.

Lâkin o aamada bir sorun çkt:

Tasfiye Adalet ve Kalknma Partisi (AKP) ile Fethullah Gülen cemaatinin aktif ibirliiyle gerçeklemiti ama iki taraf da birbirinden memnun deildi. Çünkü AKP iktidar (daha dorusu Tayyip Erdoan) Gülen cemaatinin basklarndan, taleplerinden hatta “iktidar orta” görünmesinden ikâyetçiydi. Bir ekilde onlara da haddini bildirmek istiyordu. Elinde “cemaatin militan deposu” gibi gördüü, akll ve çalkan örencileri seçip koruyarak önce “Fethullahç” yapt sonra da devlet kadrolarna yerletirmek için kulland “Dershaneler” kozu vard. Bunlar kapatrsa cemaatin “insan kaynan” kurutabilirdi.

Tayyip Erdoan “dershaneleri kapatma” projesini açklaynca kyamet koptu. Ortaklk bitti. Ve taraflar göze göz, die di kavgaya giriti.

Bu srada ortaya çkt ki “sevgi”den, “terbiye”den, “edep”ten, “dürüstlük”ten, “hogörü”den, “adalet”ten, “hak”tan, “özgürlük”ten, “insan onuruna sayg”dan, “fitne” dedikleri her neyse ona, “yalan”a, “iftira”ya, ”hakaret”e kar olduklarndan söz edenler (iki taraf da bu iddiadadr) meer sokaktaki kât hamallarndan farkl bir lisan kullanmyormu. O yüzden “firavun”dan, “harami”ye, “müfteri”den “in”e  (in bilindii gibi aylarn snd kaya kovuklarna denir) kadar kullanlmadk kötü söz kalmad.

imdi sra, “Kara devrim”in kendi çocuklarn yemesine geldi. Ama hangisinin ötekini yiyecei henüz belli deil.

Kavgann dnda kalanlar bu aamada olaylar dikkatle deerlendirmeli:

Yaananlara “duygusal” açdan bakarsak, “Bu kavga Tayyip Erdoan’ bitirecekse, sorun yok, bundan memnun oluruz” diyebiliriz. Ama böyle bir bitiin Türkiye için iyi mi kötü mü olacan da hesap etmeliyiz. Unutmayalm ki Tayyip Erdoan seçimle gelen ve “seçimle gitmesi mümkün olan” biridir. Kavgann öteki orta iktidar olursa, onun gitmesi diye bir ihtimal söz konusu bile deildir.

Hukuk açsndan bakarsak, önce aynen dün olduu gibi, bu süreç içinde de, her türlü “sahte kant”a, “gizli tank” ifadesine ve hatta “gizli olmas gereken soruturma bilgilerinin medyaya servis edilmesi” dahil her türlü hukuksuzlua kar çkmalyz. Dahas “hukuku çineyen savc, yargç dahil kim varsa cezalandrlmasn” istemeliyiz.  

Siyasi boyutuna gelince… Hükümetin dört bakan hakkndaki suçlamalarn hiç deilse (aslnda TBMM Genel Kurulunda olmas lazm) AKP Meclis Grubunda tartlmasn ve bu hükümete güven duyulup duyulmadnn oylanmasn talep etmeliyiz.

Ama hepsinden önemlisi, bu “kara devrim” sürecini tersine çevirip Türkiye’mizi tekrar Büyük Atatürk’ün kurduu Cumhuriyete kavuturmalyz.

 

Bu Makale Toplam 830 defa okundu.