Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 25 Haziran Pazar  2017
KAVGANIN ADINI DORU KOYALIM: LETM ZGRL
17 Haziran 2013

 

Bu ara yaadmz olaylar hem “iletiim”in hem de “iletiim özgürlüünün” önemini bir kere daha gösterdi: 

GEZ PARKI’n igal eden gençler, mesajlarnn ülkeyi yönetenlere ulamas için üç haftay akn süre bu parkta sabahladlar. 

stedikleri “özgürlükleri”ydi ama sorunlar “iletiim” idi.

O olaylar izleyen gazeteler, TV kanallar ve öteki kitle iletiim araçlar, halka zamannda ve tam gerçei yanstan haberler vermemekle suçlandlar. 

Ksaca sorun yine “iletiim”di.

Aslnda medyamzn “gerçekleri halka iletememek” durumunda kalmas, bir “iletiim” daha dorusu “iletiim özgürlüü” sorunu idi. Ama çounlukla ondan deil, “basn özgürlüünün yetersizliinden” söz edildi. Yani konunun özü deil, türevi vurguland.

Bu satrlarn yazar 1986’dan beri asl önemli olann “letiim Özgürlüü” olduunu  savunur, hatta “basn özgürlüü kavramnn maksad yanl ifade ettiini” söyler. “Basn özgürlüünden deil, basnn da özgür olmasndan söz etmemiz gerektiini” ileri sürer ama bunlarn arasndaki fark –belki de kendi beceri eksii yüzünden- bir türlü anlatamaz.

Eer bu fark sonucu etkilemese, mesele deil; ister öyle, ister böyle olsun der geçersiniz. Oysa kimse üstünde durmuyor ama sonuç da ciddi ekilde etkileniyor. Anlatalm:

letiimin ilk basama, bir gerçee/bilgiye ulatmz andr. Örnein ate scaktr, çplak elle tutarsak yakar. Gerçek budur. Bu gerçei gerekirse bakasna aktarrz. Aktarmann ad ‘iletiim’dir. 

Atein scak ve yakc olduu hükmüne varmamz, o gerçekle ilgili deerlendirmemizdir. Deerlendirmemizi/kanaatimizi dile getirmemiz, gerçei “yorumlamamz” anlamna gelir. 

Gerçei bakalarna yanstmak onlara “haber vermek”tir. Bu da “iletiim”dir. 

Gerçei aktarma yahut yorumlama ve bunlar hiçbir engelle karlamadan amaçladmz son noktaya iletebilme ise  “iletiim özgürlüü”dür. 

letiim özgürlüü istisnasz herkesin hakkdr. 

Ama bunu toplumun baz kesimleri bireysel bazda deil, kitlesel bazda kullanrlar. Bunlardan iletiim özgürlüünü “medya araçlar” araclyla ve “profesyonel ekilde” kullananlara “gazeteci” denir. Onlarn hukuk karsnda bireylerden tek fark, gerçei yahut gerçee ilikin kanaatlerini geni kitlelere ulatrma olanana sahip bulunmalardr. 

O nedenle asl “bireylerin iletiim özgürlüünü” korumak gerekir. Genelin hakkn korursanz onun içindeki bir kesimin (gazetecilerin) haklarn da korumu olursunuz. Herkesle birlikte medya, o zaman gerçekten “özgür” olur.

Ama genelin deil de “basn özgürlüü” kavramn kullanarak “basnn özgür olmasn istiyoruz” derseniz, sokaktaki adam deil gazetecileri ilgilendiren bir sorundan söz etmi olursunuz. 

O zaman sokaktaki adama dönüp “Bak senin için basn özgürlüü çok önemlidir. Çünkü ancak basn özgür olursa senin haklarn da korur” demek piramidi tepe üstü oturtmaya çalmaktr. 

Nitekim yllardr Türkiye’de “basn özgürlüü” kavgasn sadece “gazeteciler” yürüttü. Sokaktaki adam bu kavgay –hakl olarak- üstlenmedi. Oysa kavga “iletiim özgürlüü” baznda yürütülse yani her birey kendi özgürlüünün tehdit altnda olduunu hissetseydi “Her yer TAKSM!” sloganlarn,  özgürlüüne yönelik saldrlarn onuncu ylnda deil, belki ikinci yahut üçüncü ylnda duyardk. Tüm toplumun gücünü arkasna alan medya da üzerindeki ar basky bundan birkaç yl önce önlemi olurdu. 

Demek ki “basn özgürlüü”nden deil “iletiim özgürlüünün, basn mensuplar tarafndan da özgürce kullanlmasndan” söz etmek daha dorudur.

Kald ki bugün “basn özgürlüü” dediimiz zaman zaten sadece basn mensuplarn deil, özellikle internet medyasn ve onun bir türü olan sosyal medyay kullananlar, yani saylamayacak kadar çok fakat “basn mensubu” olmayan kiileri de ilgilendiren bir ey söylemi oluyoruz. 

Sadece bu gerçek bile “basn özgürlüü” kavramnn hem ne kadar demode hem de ne kadar yanl olduunu göstermeye yeter. 

Nevar ki bu yanltan dönülebilmesi için önce akademisyenlerimizin kendi ezberlerinin bozulmasna raz olmalarna, yukarda söylenenlere itirazlar varsa bunu ifade edip tartmalarna ihtiyaç vardr.

Bu Makale Toplam 653 defa okundu.