Mustafa Kemal ATATÜRK
Oktay Ekşi
Oktay EKŞİ
CHP İstanbul Milletvekili
Dış işleri Komisyonu Üyesi
Bugün 23 Kasım Perşembe  2017
Kompleks...
22 Nisan 2005, Cuma

BAYRAK bizim gibi hem köklü devlet geleneğine sahip uluslar, hem de Türkiye Cumhuriyeti gibi bağımsızlık savaşı vermiş ‘genç’ devletler için çok önemli bir simge. 

 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün, 12 Nisan günü meydana gelen Türk bayrağına saygısızlık olayı nedeniyle önceki gün, Yunanistan’ı resmen özür dilemeye davet etmesi o nedenle yerindedir.

 

Söze devam etmeden olayı anımsatalım:

 

Türkiye ile Yunanistan arasındaki ‘güven artırıcı önlemler’ cümlesinden olarak Yunanistan’a gönderilen iki subay ve 5 Kara Harp Okulu öğrencisi 12 Nisan akşamı, misafir edildikleri Yunan Kara Harp Okulu’na döndüklerinde, odalarındaki masanın üzerinde zedelenmiş ve üstüne Türkiye aleyhine İngilizce yazılar yazılmış bir Türk bayrağı bulurlar. Olay ertesi sabah Türk ve Yunan makamlarına iletilir. Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı telefonla Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt’a üzüntülerini bildirir, özür diler. 

 

Ne var ki, Türk Genelkurmayı yapılanı yeterli bulmuyor. ‘Failler bulunup cezalandırılmalı, ayrıca Yunanistan Türkiye’den resmen özür dilemeli’ diyor.

 

Yunanistan, ‘Yapılması gereken yapıldı’ havasında...

 

Yapılması gereken gerçekten yapıldı mı?

 

Eğer Genelkurmay tarafından, Süleymaniye’de 11 Türk askerinin başına çuval geçiren Amerikalılara gösterilen tepki ile bu olay nedeniyle Yunanistan’a gösterilen tepkiyi karşılaştırırsanız, burada Yunanlılar yapılması gerekeni fazlasıyla yaptılar demeniz gerekir.

 

Ama eğer ‘ulusal onur’ ve ‘bayrak’ gibi değerlere sahip çıkıp her koşulda gereken duyarlılığı göstermek açısından bakarsanız... 

 

Hayır... Yunanistan’ın yaptığı yeterli değildir.

 

Kaldı ki Yunan yetkilileri kendi bayraklarına Türklerin gösterdiği saygının geçmişte kalan örneklerini anımsarlarsa, ‘Bizim Komutan sizinkine telefon etmiş ya... Daha ne istiyorsunuz?’ der gibi davranmaya haklarının olmadığını görürler:

 

Dediğimiz örneklerden biri, onların Küçük Asya Felaketi dedikleri 1922 yenilgisi ardından İzmir’e giren muzaffer komutan Mustafa Kemal Paşa’nın, ayağının altına serilen Yunan bayrağını derhal kaldırtıp ‘düşmana ait olsa da bayrağa saygı göstermelerini’ etrafındakilere emretmesi olayıdır.

 

İkincisi 6/7 Eylül 1955 olayları sırasında İzmir’deki Yunanistan Başkonsolosluğu sokak kalabalığı tarafından tahrip edildikten sonra meydana geldi... Yunanistan haklı olarak Türkiye’den ‘özür’ talep edince, gazeteci Nazlı Ilıcak’ın babası olan o zamanki Ulaştırma Bakanı Muammer Çavuşoğlu, hükümeti temsilen İzmir’e giderek Başkonsolosluğa Yunan bayrağı çekilmesi törenine katıldı ve saygı duruşunda bulundu.

 

Yunan hükümeti bilsin ki bunların hiçbiri Yunan bayrağına saygı gösterenleri küçültmedi.

 

Tam tersine, bayrağa saygı göstermeyi bilenle, bunu içine sindiremeyen arasındaki seviye farkı bu olaylar sayesinde saklanmaz şekilde ortaya çıktı.

 

Yunanistan artık Türkiye kompleksinden kurtulsa iyi olacak...

Bu Makale Toplam 533 defa okundu.