Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 24 Haziran Cumartesi  2017
Oktay Eki'nin 30 Ekim 2012 Tarihinde Darbe ve Muhtralar Aratrma Komisyonu'nda Yapt Konuma Tutanaklar(Komisyona ait Tutanak Metinlerinden alnmtr.)

30.10.2012

 

30 Ekim 2012 Sal

BRNC OTURUM

Açlma Saati: 11.27

BAKAN: Nimet BA (stanbul)

BAKAN VEKL: Mehmet Naci BOSTANCI (Amasya)

SÖZCÜ: dris AHN (Çankr)

KÂTP: Cengiz YAVLOLU (Erzurum)

---------0--------

BAKAN – Deerli milletvekilleri, Sayn Konuumuz Eki, Komisyonumuza ho geldiniz öncelikle.

OSMAN OKTAY EK – Sa olun. 

BAKAN – Biraz sizi Komisyonumuz hakknda bilgilendirmek istiyorum. Parlamento çats altndasnz ve birçok eyden gerçi haberdarsnz ama usûlî ilemleri yerine getirmek adna.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çats altnda bulunan dört siyasi parti grubunun vermi olduklar ortak dorultudaki önergeler çerçevesinde kurulan Komisyonumuz, ülkemizde demokrasiye müdahale eden tüm darbe ve muhtralarla, demokrasiyi ilevsiz klan bütün giriim ve süreçlerin tüm boyutlaryla aratrlarak alnmas gereken önlemlerin belirlenmesi amacyla kurulmutur. 

Sizlerin de bildiiniz gibi, 2011 ylnda son genel seçimlerden sonra oluan bu Parlamento hem seçmenin seçime katlm hem de seçmen iradesinin Parlamentoya yansmas açsndan en yüksek oranda temsil edilmitir. Bu sebeple, Parlamento çats altnda grubu bulunan tüm siyasi partilerin ayn dorultuda, ayn konuda vermi olduklar önergenin çok anlaml olduunu düünüyoruz. Ülkemiz demokrasisi adna, demokrasiye sahip çkma adna millet iradesinin tecelli ettii bu mekânda bu meselenin bütün boyutlaryla aratrlmas konusunda bir Komisyon kurulmu olmasn çok önemsiyoruz. Fakat verilen önergelerin çerçevelerinin çok geni olmas hasebiyle, 1960 darbesinden balayarak 71 muhtras, 80 darbesi ve 28 ubat süreci gibi hususlarn aratrlmas konusunda üç ayr alt komisyon oluturmak durumunda kaldk. Bu aratrma konularmz belirlerken de her alt komisyonun aratrma konularnn çerçevesini çizmemiz gerekiyordu. Hangi meseleleri aratracaktk? Bunlardan birincisi, olayn siyasi boyutlaryd; ikincisi, hukuki boyutlaryd. Daha sonra, ekonomik boyutlar, sosyal ve psikolojik boyutlar, uluslararas ilikileri yani iç ve d balantlar ve en son olarak medya. 

Ülkemizde demokrasiye müdahale eden bütün bu süreçlerde aratrlmas gereken balklarmz bunlar. Sizin, Komisyonumuza, birkaç alt komisyon ayn anda davetinizi uygun gördü. Hem bulunduunuz konumlar itibaryla hem daha önceki darbeler de... Tek bir alt komisyon davet ediyor ve tek bir alt komisyonun davetlisi olarak bulunabiliyorsunuz ama dier tüm süreçlerle ilgili buraya davet edildiniz. 

Her eyden önce, davetimizi kabul ettiiniz ve burada bulunduunuz için çok teekkür ediyoruz.

Komisyon toplantmz, öncelikle, davet ettiimiz konuklarmzn bu konuda yani izah ettiimiz bu çerçeve dorultusunda herhangi bir deerlendirme, sunum yapmak istemeleri durumunda kendilerine yirmi dakikalk bir süre veriyoruz. Geri kalan zaman soru-cevap eklinde, milletvekillerimizin somut sorularna geçiyoruz. 

Kendinizi ve öz geçmiinizi, tantarak balamanz rica ediyoruz deerlendirme yapmak istemeniz durumunda. 

Size söz vermeden önce ben u anda burada bulunan milletvekillerimizi sizlere tantmak istiyorum: Solumda Yaar Karayel Bey, AK PART Kayseri Milletvekili ve 28 ubat Alt Komisyon Bakan; dris ahin Bey Komisyonumuzun Sözcüsü, AK PART Çankr Milletvekili; Enver Ylmaz Bey, AK PART stanbul Milletvekili ve 1960 ve 71 muhtrasn kapsayan Alt Komisyon Bakan; Cengiz Yaviliolu Bey, AK PART Erzurum Milletvekili ve 1960 -yine ayn- Alt Komisyonu üyesi; Özcan Yeniçeri Bey, Ankara Milletvekili ve 1960 ve 71 Muhtras Alt Komisyonu üyesi.

Buyurun lütfen, söz sizin Sayn Eki.

OSMAN OKTAY EK – Sayn Bakanm, önce, lütfedip beni de çardnz için teekkür ederim. Bunu erefli bir görev olarak kabul ettiimi de peinen bilginize sunmak isterim.

Bendeniz, yam itibaryla 1960 dâhil, 27 Mays olay dâhil, tüm bu süreçleri yaadm. Hatta bunlarn tamamnda da gazeteci sfat tayarak bulundum. O nedenle, olabildiince, konumumun izin verdii ölçüde gözlemleme ansm oldu. 

Önce kendi öz geçmiimle ilgili ksa bir bilgi sunaym size. Zaten bu az önce arz ettiim husus da bir parçasn ifade etti. 7 Aralk 1932’den beri dünyada bulunan bir Türk vatandaym. 1952 ylndan -8 Ocak tarihinden itibaren- 30 Ekim 2010 tarihine kadar olan süre, askerlik ve ufak baz farkl görevler hariç tamamen gazetecilikte geçti. O da zaten bu sizin deindiiniz konularda gözlemleme yahut belirli ölçüde kysnda kenarnda bulunma imkânn verdi bana. 

Hukuk fakültesi mezunuyum ve gazetecilikten baka da yaamm boyunca, o geçici olarak içinde bulunduum süreçler hariç, herhangi bir görevle megul olmadm. Arada, sadece, 1983 ylnda kurulmu olan -SODEP- Sosyal Demokrasi Partisinin kurucular arasna girdim. On buçuk ay süreyle siyasette bulundum fakat farkl tarihte ve koullarm uygun deilken siyasete girdiimi saptaynca dönemdeki parti bakanndan izin alarak siyasete veda ettim. Sonra tekrar mesleime döndüm. O arada, 6 Ocak 1961 tarihinde kurulmu olan Kurucu Meclise bazlarnn zihninde olan ve zaman zaman da ifade ettii hususun hilafna gizli oyla yaplm seçimlerle –Ankara’daki basn mensuplar tarafndan yaplan seçimle- basn mensuplarn temsil eden üye olarak katldm. Çok da çetin bir seçimden söz ediyorum, onu da parantez içinde bilginize sunaym.

On buçuk ay da orada, 1961 Anayasas’n yapan Kurucu Mecliste Bakanlk Divannda kâtip üye ve üye olarak tabii, görev yaptm. Bunu da mesleimin ve kendi özel yaammn bir eref payesi olarak da kaydettiimi bilginize sunmaktan mutluluk duyuyorum. 

Evliyim, 2 çocuum var. ngilizce bildiimi düünüyorum. Hukuk fakültesi mezunu olduumu bilginize sundum. Sanyorum ki kendimle ilgili olarak huzurunuza getirebileceim temel bilgiler bunlar. 

27 Mays 1960’ta yedek subay temendim. Yani 27 Mays darbesi, ihtilali, inklab, hangisini tercih ederseniz onu siz lütfen öyle kabul buyurun, o olayda bir yedek subay idim ve gazetecilikten fiilen uzaktm. Zaten, aslnda, uzak olmam için baka sebep de vard. 

Geçenlerde huzurunuzda bir meslektamn hatta eski tarihlerde patronluumu yapm olan bir dostumun ifade ettii bir husus basna yansd. Ona deinmek ihtiyacn duyuyorum bu vesileyle. 27 Maysta yaplan yaynlar içinde, o tarihte, benim yedek subay olmam nedeniyle fiilen uzakta olduum -ama aslnda Dünya gazetesinin Ankara Temsilcisi sfatn tayordum- o srada merhum Celal Bayar hakknda gerçekten Türk basn tarihi açsndan herkes için -bu basnn mensubu olan herkes için- utanç verici olduunu düündüüm bir haber yaynlanmtr, o da maalesef Dünya gazetesinde yaynlanmtr. Huzurunuzda o konuya deinen dostum -ve o tarihteki patronum diyebilirim çünkü fiilen o yapyordu patronluu, asl patron Falih Rfk Atay’d- Bedii Faik Bey’in o haberi benim verdiimi ifade ettiini gazetelerde okudum. Kendisinin de bilgisine sunacak ekilde kamuoyunda tekzip ettim ama buras kayda geçecek resmî bir yer olduu için tekrar etmekte yarar görüyorum. Ben 1 Ocak 1959 ylnda askere gittim, 30 Haziran 1960 tarihinde de terhis oldum. O nedenle, 27 Maysta, az önce arz ettiim gibi, temen sfat tayan bir Türk askeri idim. O tarihte Millî Savunma Bakanl Müstear Orgeneral Salih Cokun idi. Ei Aliye Cokun Hanmefendi Demokrat Partinin Milletvekiliydi. Türkiye’de siyasi gerilimin yüksek olduu günleri yaadmz için benim gibi, muhalif bir gazetenin Ankara temsilciliinden askere giden temenin de gözaltnda tutulmas… Daha dorusu gözalt demekte maksadm ey, yani özgürlüümü tahdit eden bir eyden söz etmiyorum, izlenmesi gerektiine dair bir talimat gelmi.

BAKAN – Fiilî bir müahede durumu.

OSMAN OKTAY EK – Evet, evet. zlenmekte olduum. Burada kurayla… Gerçi imdi baka bir ey, Eref Aknc Garnizonu deniyor galiba, Mamak’ta 28. Tümende idi askerliklerim yani kurada oraya gitmitim. Orada bir dostum haber verdi ki “zleniyorsun, haberin olsun.” “Niye?” “te, sen Dünya gazetesinin temsilcisi olduun için, burada da hani mimlenmi bir kiisin, haberin olsun.” dedi. Ondan da biliyordum. 

Neyse, uzatmak istemediim bir hususa girdik. Fiilen ve hukuken gazetecilik yapmam mümkün deildi. O yüzden de Bedii Bey’in hafzasndaki iz, sanyorum, onu aldatan bir iz. Benim o haberi yazdm ifade etmiti ki hukuken, fiilen, zaten olayda yahut haberde hiçbir ekilde rolüm yoktu. Bunu da yeri geldii için bilginize sunmak isterim. 

Demek istediim, 27 Maystan bu tarihe kadar, o dönem dâhil, siz saymadnz ama aslnda 22 ubat 1962 vardr, 21 Mays 1963 vardr, 9 Mart 1971 vardr yani ilamaallah tarihimiz biraz daha derine gidersek, Sultan Abdulaziz’in hallinden bu tarafa kadar epey benzeri hikâyeleri yaamlarn tarihidir. Yani isterseniz Halaskâr Zabitan Grubunu da, 23 Ocak 1913 tarihli Babali basknn da saymak sanyorum ki bu diziyi tamamlamak açsndan gereklidir ama benim görebildiim, 1960’tan bu tarafa olan. Onlarla ilgili benim size arz edeceim, peinen, hususlar bunlar. Hangi konuda, hangi soru var ise örenmek açsndan kendilerine yantlarn sunabileceim, hepsine hazrm.

Benim sözlerim bu kadar. Teekkürlerimi ve sayglarm sunuyorum tüm Komisyon üyelerine. 

Özellikle de bir eyi son cümle olarak, müsaadenizle, bilginize sunmak isterim. Komisyonun, tabii, görev çerçevesini Genel Kurul tayin etti fakat böyle bir komisyonun kurulmu olmasnn ve bu meselenin enine boyuna, en azndan resmen kaytlara geçmesinin, bütün bilenler tarafndan bilgilerinin ortaya dökülmek suretiyle resmî bilgiler arasna bütün o dönemlerin girmesinin gelecek kuaklar açsndan da, demokrasimiz açsndan da, hepimizin ortak deerleri açsndan da çok deerli ve yararl olduunu düünüyorum. O nedenle de Komisyona baar dileklerimi sunmak isterim. 

Sa olun.

BAKAN – Tekrar çok teekkür ediyoruz Sayn Eki. 

Toplantmza katlan dier milletvekillerimizi de size tantmak istiyorum, tanyor olmanza ramen. Mehmet eker Bey, Cumhuriyet Halk Partisi Gaziantep Milletvekili, 28 ubat Alt Komisyon üyesi; Ali Rza Öztürk Bey, Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili.

Deerli milletvekillerimizin soru talepleriyle birlikte, buyurun lütfen.

Enver Ylmaz Bey, buyurun.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Ho geldiniz.

OSMAN OKTAY EK – Teekkürler.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Benim sormak istediim sorunun bir tanesine siz cevap verdiniz. Bedii Faik Akn Bey’in Celal Bayar’la ilgili Çankaya’da Bakanlar Kurulu toplantsn deil, Ankara Radyo sanatçlar eliinde saz âlemi yaptna dair yaznn ana atf size aitti. Bedii Bey böyle bir… Onu düzelttiniz. Onunla ilgili…

OSMAN OKTAY EK – Yo, yo, o deil. Benim söylediim tamamen baka bir ey. O, sözünü ettiiniz, 1955 ylnn nisan aynda Çankaya’da yaplan bir saz âlemi olaydr. O ayr. 

ENVER YILMAZ (stanbul) – Onu soralm o zaman: Çankaya’da Bakanlar Kurulu toplants deil, Ankara Radyosu sanatçlar eliinde saz âlemi yapldna dair yaz.

OSMAN OKTAY EK – Anlataym izin verirseniz.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Buyurun. 

imdi, efendim, o tarihte biz Ankara gazetecileri daha çok akamlar çalrdk. Sonra teknoloji deitikçe, koullar deitikçe gazeteler akam saat bete, altda bütün gününü tamamlar hâle geldiler. lave bilgiler sonra gazetelere girer oldu. Biz o tarihte, az önce arz ettiim gibi, bürolarmz akamlar daha çok faal olurdu ve haberleri olabildii kadar, ite, günün sonunda birbirimizden “ne var”lar sorarak, vesaire, vesaire, biraz da paylamak suretiyle günün haberlerini toparlar, stanbul’a telefonla yazdrrdk çünkü daha da baka bir imkân yoktu. Daha sonra gerçi teleks girdi devreye ama bu, size, bilginize sunduum tarih böyleydi. 

O akam örendik ki Çankaya’da çok önemli bir toplant var. Cumhurbakannn bakanlnda Bakanlar Kurulu toplanyormu. Bendeniz de tabii, Dünya gazetesinin Ankara temsilcisi sfatyla, 2-3 arkadamz var büroda, bu olayn üstüne dütük. Olabildii kadar, nedir içerii, bulmaya çaltk. Bakanlarn evlerini aradk, ite, bazlar dedi ki: “Evet, Sayn Cumhurbakannn çars üzerine eim gitti.” vesaire vesaire. O günün önemli olaylar neler, onlar kendi aramzda tartp “Acaba bunlar m görüüyorlar?” diye düünüyoruz. 

Sonuç olarak, ite, tahmine dayal olmak kaydyla, “Bakanlar Kurulu toplantsnda -Cumhurbakan tarafndan çarlm olmas zaten önemini gösteriyor olayn- unlar unlar görüülecek diye tahmin ediliyor.” diye haberlerimizi verdik. Aradan zaman geçti, saat –sanyorum- dokuz buçuk on yani 21.30-22.00 sularyd. Benim kuzenim daha sonra burada uzun yllar Türkiye Büyük Millet Meclisinde Bakan Vekillii yapt, Memduh Eki, sesi iyi bir genç idi ve radyo dünyasna hatta ses sanatçs olmak için de snavlara filan da girdi. O, radyo dünyasnn olaylarna yakn olduu için o akam radyoda bir program izlemeye gitmi. Bana dedi ki, telefon etti: “Oktay, Çankaya’da bir ey mi var?” “Ne var?” dedim. “Bizim burada, ben radyoda konseri izledim fakat hemen arkasndan Çankaya Kökü’nden birisi geldi, bütün saz ve ses sanatçs hanmlar -altn çizerek- Köke çardlar.” dedi. Yok dedim Çankaya’da Bakanlar Kurulu toplants var çokta önemli biz öyle bir haber verdik. “Benim gözümün önünde oldu.” dedi bu, yani “Geldiler radyo, evinden, Kökün arabalar hanm sanatçlarn, saz sanatçlarn ald, gittiler Köke.” Onun üzerine dedim bunu izlemek lazm. Merhum Hüseyin Ezer vard foto muhabiri onu aradm evinden, dedim ki: Hüseyin Aabey önemli bir ey var, biz seninle belli bir yerde buluup dediim yere gideceiz -bunu da böyle söylememin sebebi, Hüseyin Ezer’in baka gazetelerle balants var haber oraya kaçmasn- bulutuk Çankaya Kökü’nün ana kap var -nizamiye kaps- onun hemen altndaki yolun -ki bulvarn ismini imdi hatrlayamadm- banda imdi galiba Japon sefareti olan binann önünde biz arabayla beklemeye baladk. Saat 20.24 sularna doru o nizamiye kapsnn bütün kaplar açld, arabalar inmeye baladlar yukardan aaya ben olabildii kadar tandm kiilerden arabalarn içinden yanmzdan geçerken kimler vard onlar not almaya çalyorum, Hüseyin Ezer fotoraflarn çekiyor yanmzdan geçen arabalarn. Anladk ki hakikaten Bakanlar Kurulu deil, bir saz veya ses veyahut konser buna benzer bir ey yaanm Kökte. Hemen ben eve geldim, gazeteye telefon ettim, maneti deitirttim dedim ki: Bakanlar Kurulu toplants deil, Kökte bir sesli, sazl mazl bir gece yaand. 

Ertesi gün bütün gazeteler de manet haber ite: “Rusya ile ilikilerimiz ele alnd, Amerika ile bilmem neler konuuldu, unlar ele alnd, bunlar ele alnd…”diye Bakanlar Kurulu haberleri gazetelerde yaynlanyor bir tek benim çaltm Dünya gazetesinde “Zannedildi ama aslnda ses ve saz sanatçlarnn katld bir gece yaand.”  Tabii, bu fevkalade büyük tepkiye yol açt özellikle Demokrat Parti milletvekilleri arasnda benim alçak olduum, namussuz olduum, hain olduum vesaire bütün bunlar dile getirildi. Fakat o kadar açk bir gerçek ki ertesi gün zaten Hüseyin Ezer’in, rahmetlinin çektii fotoraflar uçakla stanbul’a gönderdik bir gün sonra Dünya Gazetesinde fotoraflarda yaynland, biraz daha ayrnt hatrladm kadaryla alabildik onlar da yaynland, hemen arkasndan rahmetli Metin Toker, Akis gazetesi için bu malzemeyi alabilir miyim? diye bizden sordu. Dedim ki: Tabii, elbette, stanbul’la konuup hallederiz, verdik bütün o fotoraflar o daha da bir ayrntl bir ekilde konuyu ele ald. te “Yanyor mu yeil kökün lambas yar” filan türü türkülerin kimler tarafndan söylendiini, Bakanlarn hangi remark’lar yapt vesaire vesaireyi ayrntlaryla o Akis dergisinde yaynland, tabii kyamet daha fazla koptu ve bana bir fatura kesilmesi gerektiini artk bekler hâle geldik. Gerçi Akis dergisinde benim yaptm iin iyi bir gazetecilik olduu vesaire vesaire yaynland ama Rifaileri kzdrdmzn da farkna vardk.

Derken bir gün, bir akamüzeri bir telefon daha geldi “Bu akam gene var o saz âleminden haberin olsun.” diye bir ses ama kim olduu belli deil, birincisini ben biliyorum benim kuzenim gayet açk. kincisi belli deil, dedik ki bunda bir terslik var, bir ey var ama olsa da bir haber, olmasa da bir haber yani denen doruysa da bir haber bamza bir ey gelirse de bir haber. Hüseyin Ezer’i aradm dedi ki “Ben bu defa gelmem bunun alt fazla parlak deil” bir baka rahmetli Hikmet Tanlkan diye bir arkadamz vard foto muhabiri o “Aabey ben gelirim” dedi. Onunla beraber biz -Hürriyet’e de bir haber gitmi- Karpiç Bar’da bulutuk, Çankaya’ya gittik, bir otomobilin içinde bekliyoruz ama bamza ne geleceini bekliyoruz aslnda, derken bir araba geldi polis cipi, içinden birisi çkt “Kim bunlar?” dedi. Dedik ki: Biz vatandaz. “Ne yapyorsunuz burada?” Ankara’y seyrediyoruz. “Olmaz öyle ey ne Ankara’y seyrediyorsunuz falan…” Derken bizi toparladlar Çankaya Karakoluna attlar. Foto Muhabirimizi yani rahmetli Hikmet Tanlkan’ içeriye aldlar, patakladlar, dier arkada Hürriyet gazetesinin muhabiriydi onu aldlar hakaret ettiler, sra bana gelince çarldm, baktm müdür bey bir yerde oturuyor, beni de çard, ben de dayak veya hakaret bir ey bekliyorum “gel gel otur uraya” dedi oturdum. “Ben senin aabeyinin arkadaym” dedi. yi, tamam. “Niye böyle yapyorsunuz? dedi. Neyi yapyoruz efendim? “Niye gidiyorsunuz Çankaya Köküne…” Gazeteciyiz. “Olur mu böyle ey? Cumhurbakan, koskoca cumhurbakan…” Efendim, gazeteciyiz biz, bizim bir ey yaptmz yok. Uzatmayaym bizi Çankaya Karakolu’nda –imdi ykld o yerler- orada saat dörde kadar bizi alkoydular. Çktk sonra örendik ki Altan Öymen ile Aydn Köker vard -o da rahmetli oldu- onu da bir baka arabada bulmular onu da birinci ubeye götürmüler orada hakaret etmiler, onlar dayak yememi, onlar Hikmet Tanlkan kadar anssz deildi. Onlar da, oradan o ekilde çkmlar.

Biz ertesi gün bir basn toplants yaptk -böyle bir soru karma çkacan bilseydim New york Times’ta çkan haberi getirirdim huzurunuza- kocaman bir haber New York Times’ta yaynland “Türkiye’de gazeteciler karakola atlyor dayak yiyorlar.” diye New York Times’ta u boyda bir haber. Yani parantez içinde bilginize sunaym: O Türkiye’yi dikkatinize sunuyorum, bu Türkiye’yi de lütfen hafzanzdan, ben bunlar anlatrken geçirin tavsiye ederim diyorum. Bizim karakola atlmamz New York Times’ta haber oldu. Tabii, ite, bize, yine “Çankaya Köküne gitmiler cumhurbakann iffeti haremine kadar tecavüz etmeye kalkmlar, bu kadar edepsizlik olur mu?” Vesaire vesaire. Bu tür eylere epey muhatap olduk sözlere mözlere hatta baz gazetelerde yaynlar da oldu Demokrat Partiyi tutan Zafer gazetesi vesairede ama olay bu idi. Daha sonra onun bir faturasn ben bir baka vesileyle 1958 ylnda yani iki sene sonra trende bir milletvekili suratma tokat atmak suretiyle faturay bir de oradan çkard. Böylece ödemeyi yaptk efendim.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Evet.

Bakanm devam edebilir miyim?

BAKAN – Buyurun.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Biz stanbul’da Dolmabahçe’de Bedii Faik Bey’i dinlemitik epey renkli bir kiilii var.

OSMAN OKTAY EK – Evet öyledir.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Sizin de yllarca mesai arkadalnz yapt. Ona da sorduk orada fakat sormadan öyle bir girizgâh yapt kendisi: “Kurucu Meclis diye bir ey kuruldu 60 sonras, pek çok kimseye Falih Rfk Bey de bana da teklif geldi. Böyle bir ey yapmayz dedik. Biz Oktay Eki Ankara muhabirimizdi o zaman onu gönderdik, onu aln dedik aldlar da nitekim.”

OSMAN OKTAY EK – Kendisi uydurmu onu, kusura bakmasn ama hiç alakas yok. Ben talip oldum, kavgaya girdim, rahmetli Hasan Âli Yücel talipti, rahmetli Nihat Erim talipti saydm isimler Hasan Âli Yücel’i sonra Levent Esmer diye bir arkadamz vard gitti ikna etmi, bana geldi dedi ki: “Ben Hasan Âli Yücel Bey vazgeçmeye ikna ettim” çok da önemli bir rakip, aman sa ol iyi etmisin ansmz artrdn bu sayede. Nihat Erim talipti ama sonra seçime girmekten vazgeçti, niye olduunu bilemiyorum. Rahmetli Ecvet Güresin talipti, rahmetli Mehmet Kemal Kurunolu talipti daha çok var, yani çok ciddi bir kavgay biz seçim kavgasn yaadk. 

zin verirseniz ifade edeyim vilayetten aldmz -ben o zaman Gazeteciler Cemiyetinin Genel Sekreteriyim, meslek kurulularnn yönetim kurullar gizli oyla yapyorlard, bir araya gelecekler gizli oyla seçim yapacaklard listede meer Spor Yazarlar Derneinin ismi yokmu, bavurdular Yüksek Seçim Kurulu seçimimizi bozdu “Siz bunlar almamsnz seçim oylamasna” diye, dedik ki: Vilayetin verdii liste bu “ihmal etmi vilayet” dediler. “Ama bu seçimin neticesini etkileyebilecek bir durum, tekrar yapacaksnz seçimi.” dediler. 4 Ocak 1961 günü tekrar seçim yapmaya mecbur olduk ve tekrar seçildik. Yani, Bedii Bey’in daha sonra benim patronum vesaire diye Kurucu Meclis üyesi iken gittim stanbul’a, kendilerine saygm ifade ederek  -zaten ayrlmtm Dünya gazetesinden- öyle bir konumamz oldu. Hiçbir ekilde Bedii Bey’in beni göndermekti vesaire diye herhangi bir rolü olduunu… Hafzas galiba kendisini aldatm hiçbir ekilde gerçekle alakas yoktur. 

Buyurun.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Sizin daha sonra Londra’ya elçilik kâtibi olarak gönderilmeniz var. O  süreç normal bir süreç mi? Yani o nasl oldu, onu bir anlatr msnz?

OSMAN OKTAY EK – Hemen anlataym. Bendeniz o tarihte gerçi Dünya gazetesi Ankara temcisi olarak öyle: 19 yanda gazetecilie baladm, 21-22 yanda da belki de 23’tür Dünya gazetesinin temsilcisi oldum. Önemli bir konumdu fakat kendimi lise mezunu olarak yeterli hissetmiyordum, eksiklerim olduunun farkndaydm, üniversiteyi mutlak surette bitirmem gerektiini ve en az bir dil örenmem gerektiini düünüyordum. 

Bütün bunlarla Kurucu Meclis dönemi de geride kaldktan sonra o tarihte -yeri de bu sralarda biraz tesadüf oldu- bir gün seçme ve seçilme ya ile ilgili konu, Kurucu Mecliste görüülürken, bendeniz seçilme yann 25, seçme yann 18 olmas gerektie ilikin önerge verdim -Kurucu Meclis zabtlar tanktr bu dediklerime- o arada Bülent Ecevit, rahmetli, söz istedi benden -asl söz hakk benimdi- dedim ki: Bülent Bey konusun o da meer ayn eyi önerecekmi, sonra ben konutum, konuurken dedim ki: Ben mesleime döneceim, kendimle ilgili bir öneri veriyorum düüncesi zihinlerinizde domasn diye batan ifade ediyorum, Kurucu Meclis bitince ben mesleime döneceim dedim, döndüm. 

Ulus gazetesinde istihbarat efi oldum, Bülent Bey teklif etti. Fakat parti gazetesinde çalmak bir gazeteci için çok zor, kötü bir eydir. Çünkü partililer herkes kendisinden daha büyük birisi olmadn düündükleri için azlarndan çkan her lafn mahz- hakikat olduundan emin olduklar için, ertesi gün gazetede küçük gösterilirse kzarlar, olmazsa kzarlar vesaire vesaire. Öyle bir ortamda iin tad olmadn dikkate alarak yurt dna gitmeye ve eksiklerimi tamamlamaya niyetlendim. Ne yapabiliriz, nasl yapabiliriz? Bir gün imdi emekliye ayrld, Yurdakul Fincancolu diye bir muhabir arkadamz vard. Geldi dedi ki “Oktay bak sen yurt dna gitmek istiyordun Cumhuriyet gazetesinde Doan Tanyer var, Doan Tanyer Aabeyimiz bizim. “Doan aabey beni çard, Londra’ya gidecekmi ama çok kzm Metin Toker’e de ar laflar ederek kendisine önerilen ii reddetmi.” Neymi? Dedim: “Doan Tanyer’in ei rahatszm, Metin Toker’e demi ki: Benim imkânlarm müsait deil, yurt dnda tedavi ettirebileceim ama bana bir çare bulabilir misiniz? Metin Toker de demi ki: “Vallahi ben bir ey yapamam ama smet Paa’yla bir konuaym.” smet Paa’ya söylemi, smet Paa Babakan. O da demi ki Metin Toker’e sonuçta “Vallahi orada elçilikte bir yer, bir i temin edebilirlerse konu da halledilsin.” Mahalli kâtiplik teklif etmiler, maa 60 ngiliz liras, bugünkü parayla ne eder? 150 dolar eder mi etmez mi, böyle bir ey. 60 ngiliz liras. Doan Tanyer demi ki Metin Toker’e “Benimle alay m ediyorsunuz? Ben bu eimi 60 lirayla götürsem kime tedavi ettiririm, nasl tedavi ettiririm? Reddetmi ar bir mektupla. Doan Tanyer bunu Yurdakul’a söylemi, Yurdakul da kendisi de evli, çocuklu olduu için bana dedi ki: “Oktay, senin böyle bir niyetin vard, ben de gidemem, gidebilir misin?” Vallahi giderim dedim, ben bekâr bir adamm, 60 lira da benim pekâlâ iimi çözer. Ne yaparz? Turhan Feyziolu o zaman, rahmetli, Babakan Yardmcs, Turhan Feyziolu’na dedik ki: gidelim, randevu isteyelim, konualm. Gittik ikimiz, dedik ki: “Bizim yurt dnda okumak ve böyle böyle kendimizi gelitirmek gibi bir derdimiz var. mkân aryoruz, bize böyle bir ey çkt, yardm etmek ister misiniz?” “Ha, olur, elbette, bana düeni yaparm.” dedi fakat Turhan Bey bir ay, iki ay unuttu bunu. 24 Eylül 1962 günü smet Paa’nn doum yl dönümü var. Bulvar Palas diye bir otel var. Bulvar Palas’a biz smet Paa’nn doum yl dönümü dolaysyla gazeteciler, ite, siyasiler geliyor, haber, gittik. Turhan Feyziolu kapdan içeri girerken beni gördü. “Aa, sen hâlâ burada msn?” dedi. “Buradaym.” dedim. “Hani konumutuk?” dedi. “Ee, siz, konutuumuz orada kald, bir ey yapmadnz ki.” dedim. “Aman, yarn bana gel.” dedi. Ertesi gün gittim Turhan Feyziolu’na, dedi ki: “Neydi bu?” Dedim: “te, ben böyle bir ey…” Hemen dedi: “Ben zaten Dileri Bakanna vekâlet ediyorum, imdi, bu ii hallederiz.” Namk Yolga, Umumi Kâtip, ona telefon etti, birilerini çard, derken, dediler ki: “Bakonsoloslukta mahallî kâtiplik var       -yani o önceki konumaya dayal olarak öyle bir ey var- isterseniz, emrederseniz bu kullanlabilir.” “Tamam.” “Sana uygun mu?” “Uygun, benim açmdan 60 ngiliz liras yeter, bekâr bir örenci hayatna yetecek bir para.” Benim de fazla bir iddiam yok, maksadm çünkü u: Turhan Bey söyledi, birilerine bir ey yapld, ite, haber gönderin filan oldu, sonuç olarak mahallî kâtiplik, Londra Bakonsolosluunda 60 ngiliz liras maal mahallî kâtiplie ben talip oldum, gittim, orada üç buçuk sene bu sfatla, bu görevle kaldm, olay budur. 

BAKAN – Sayn Eki, çok teekkür ediyoruz. 

Küçük bir uyar, hatrlatma olarak anlarsanz çok memnun olurum, mümkün olduu kadar daha ksa cevaplar verirseniz zaman iyi kullanmak adna. Çok sorusu var arkadalarn ve birkaç alt komisyon ayn anda size sorular yöneltecek. 

OSMAN OKTAY EK – Sayn Bakan, dikkat ederim, olur efendim. 

BAKAN – Cengiz Yaviliolu Bey, buyurun lütfen. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Ho geldiniz Sayn Eki. 

Efendim, ben 1960 ve 71 Alt Komisyonundaym. imdi, basnn darbelerde bir tutumu var, darbeler öncesinde ve darbeler sonrasnda bir tutumu var. 1960 darbesi öncesinde çkan haberler var, sonrasnda çkan haberler var. Hatta bir yuvarlak masa toplantlar var, Millî Birlik Deklarasyonu eklinde bir yuvarlak masa toplants. 

OSMAN OKTAY EK – Hangisi, anlayamadm onu efendim. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Bu 27 Maysta, 27 Mays sonrasnda hemen, yuvarlak masa toplantlar. Bu yuvarlak masa toplantlarnda siyasi partiler toplanyor, Millî Birlik Komitesinin politikalarn yapaca ilere muhalefet etmemeleri bir; ikincisi, darbe sonras yaplan ilere muhalefet etmemeleri, darbeyi de eletirmemeleri yönünde çok kabaca       -hakszlk etmeyeyim- böyle bir anlama yaplyor. Bunun akabinde de basn anlamas yaplyor, Anadolu’dan basn mensuplar, zmir, Ankara, stanbul basn mensuplar da toplanyor, o yuvarlak masadan çkan sonuçlara dikkat edilmesi, bunlarn aleyhine de yaz yazmamalar isteniyor. imdi, tabii, daha sonra da büyük oranda bu salanyor. Tabii, darbenin -65’ten sonra farkl eyler de var-  fakat öncesine de baktmzda çkan haberlerin, darbe esnasnda, sonrasnda yazlan haberlerin çok da doru olmad… Sonrasnda biz bunu Bedii Faik’e de sormutuk, o da “Haberleri çok fazla kontrol edemiyorduk o dönemde.” hatta belki öyle de söylenebilir yani “Gelen haberleri kontrol etme gücümüz mü vard?” eklinde, öyle anlalabilecek eyler söyledi. Mesela bunlar içerisinde depolarda çok fazla silah bulunduu, bir sürü insann, örencinin öldürüldüü vesaire bu tip haberler yaplyor. Hatta bir haber var ki ite, Ardahan’n Ruslara teklif edildii gibi Menderes tarafndan, bu tip haberler de var. Akabinde de tabii, amaç salanyor. Biz de biliyoruz ki, darbe öncesinde mümkün olduunca iktidar ypratlyor yani itibarszlatrlyor, sonrasnda da çkar yolun askerî müdahale olduu eklinde bir alg yaratlyor, buna zemin hazrlanyor. O zeminin bir parças olduu gözüküyor. 

Çünkü hemen akabinde de mesela Hürriyet gazetesinde “Kurtulu Bayram” “k htilalimiz”, “Millî nklap” çkyor mesela. “k htilalimiz” Çetin Altan, Sayn Altan böyle bir yaz yazyor. “Boynu Bükükler” gibi vur ensesine, al ekmeini sanlan Türk milletinin uyuukluundan birden silkinip bütün o basky vesaire attna dair haberler çkyor. Hatta daha da ileri örnekler var, ben bunlar anlatmayaym fakat benzer durumu geliyoruz 28 ubatta da görüyoruz. 28 ubatta da bir brifing veriliyor -10 Haziran 1997’den bahsediyorum- bu ite, brifing öncesi yaplan çalmalar var, basnn yazm olduklar var. Hatta kronolojik olarak bakldnda sanki en bandan yani Hükûmetin, Refah-Yol Hükûmetinin kurulmasndan sonuna kadar tertipli bir yaznn veya olaylar haberletirmenin… Çünkü aktörlerini de çarp dinliyoruz o haberlere konu olan unsurlar, mesela  “Yetmi Yllk majmz Güme Gidiyor” “Bu Defa i Silahsz Kuvvetler Halletsin” haberi var ki bu… “Sivil Toplum Ayakta, lk Hedef Kazan” sonra “Erbakan Geliyor, Hoca Direniyor” “6 milyon imza” daha da sonrasnda “Yapayalnz Kaldlar” “Alternatif Hazr” “Hükûmete Sava Açtlar” “Erbakan Ettiini Buldu” gibi yazlar yazlyor. 

imdi, bu uzun eyin sebebi u: Ben samimi olarak soruyorum Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK – Ben de tüm samimiyetimle sizinle konuuyorum. 

Buyurun. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Yani basn bu darbelerin hazrlayc unsurlar içerisinde mi? Yani böyle bir anlamalar oldu mu? Siz duayensiniz bu konuda. Bir, sizinle bir anlama oldu mu? Zemin hazrlama, hazrlanan zemin sonrasnda yaplan darbeyi daha istikrarl hâle getirme, eletirilmesini engelleme, sonrasnda… Çünkü eye bakyoruz halk darbe sonralarndan hep sivil alan destekleyici oy veriyor, güçlendiriyor oray. Buna daha baka ekilde yine bakyoruz, medya Avrupa Birliindeki medyaya güvenin yarsna sahip bizde. Bizde yani dier kurum, kurululara, Hükûmete güven, sonrasn kastediyorum. te, elimde bir aratrma sonucu var, yaklak yüzde 50’lere yakn Avrupa’da basna güven, bizde yüzde 25’ler civarnda. Böyle de bir sonuç var. Yani basn darbe öncesinde, srasnda ve sonrasnda darbecilerle nasl bir iliki kuruyor?

Teekkür ediyorum Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK – Ben de teekkür ederim. 

Önce izin verirseniz u güven meselesine deineyim de ondan sonra dierlerine Sayn Bakann da ifade ettikleri gibi olabildiince ksa yant vermeye çalaym. 

Bu güven konulu anketler, yoklamalar, aslnda resmin o anketi yapann uygulad metoda ve sorularna göre çou kez ancak yarsn gösterir, o dier yarsn göstermez yani rakamsal baz eyler çkar ortaya ama asl gerçei göstermez. Bir defa o konuda âcizane dikkatinize sunmaya deer bulduum husus, fazla ciddiye alnmamasnn daha doru olduu eklindedir. 

kinci husus…

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Sayn Eki, affedersiniz, çok özür diliyorum. 

Bu güven testlerini, kamuoyu aratrmalarn hem uluslararas aratrmalardan hem bizim Türkiye’de yaplan aratrmalardan baktm. Yaklak sonuçlar var efendim. 

OSMAN OKTAY EK – Ben de Amerika’dakiler de dâhil olmak üzere tamamn kapsayan bir görü ifade etmeye çaltm efendim. Bu aratrmalarda umumiyetle basn ile politikac yan yana çkar, bazen birisi ondan bir kademe yukardadr, bazen bir kademe öteki yukardadr. Bu -tekrar arz ediyorum- ahsi deerlendirmeme göre çok önemsenmemesi âcizane arz etmeye niyetli olduum bir husus, onu orada keselim. 

Sizin deindiiniz, yuvarlak masa konferans dediiniz husus, zannediyorum ki, 15 Ekim 1961 tarihinde yaplan 1961 seçiminin ardndan, Millet Meclisinde Cumhuriyet Halk Partisinin sandalyesi fazlayd, Cumhuriyet Senatosunda Adalet Partisi ve Yeni Türkiye Partisinin birlikte sandalyesi yine fazlayd, o, ciddi bir gerilim yaratt. Türk Silahl Kuvvetleri Birlii diye bir birlik oluturuldu. Keke bu Komisyon, keke bu Aratrma Komisyonu Türk Silahl Kuvvetleri Birlii meselesinin de içine girse, o gerçekleri de ortaya çkarsa. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Bakyoruz evet, bakyoruz Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK – Türk Silahl Kuvvetleri Birlii “15 idam, 15’ini de tasdik edeceksiniz.” diye bu Meclis binasn sard. Millî Birlik Komitesi üyeleri, pazarlkla, tehditlere aldr etmeyerek vesaire onu 3’e indirdi. Böyle gerçekleri var bu Türkiye'nin tarihinin. Türk Silahl Kuvvetleri Birlii, siyasi iktidar sivil otoriteye vermeye kar olan askerlerin                     -bunlar çkt açk olarak- protokoller imzalayp batan sona idareye el koyma kararlln ortaya koyan bir hareketti. te, o Türk Silahl Kuvvetleri Birliinin müdahalesine müsaade etmemek için Cemal Gürsel -merhum- çözüm olarak siyasi partilerin liderlerini bir araya getiren bir yuvarlak masa konferans toplad. Sözünü ettiiniz konferans o olmak gerekir. 

YAAR KARAYEL (Kayseri) – Sayn Eki, affedersiniz, araya girmek deil de isimlendirebilirseniz eer hafzanzda varsa kaytlara girmesi açsndan önemlidir diye durumu. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Bu Silahl Kuvvetleri Birliiyle alakal. 

YAAR KARAYEL (Kayseri) – Onlar isimlendirme imkânnz varsa. 

OSMAN OKTAY EK – Tabii tabii, arz ettiim gibi bu, Meclis Kütüphanesindeki koleksiyonlarda da var. Hatrladm benim Cevdet Sunay’n imzas vardr orada, Kara Kuvvetleri Komutannn imzas vardr, orada albaylara kadar bir sürü, birçok -balayn yani küçümsüyor anlamnda bir ifade etmek istemiyorum, kimseye saygszlk etmek istemem ama- pek çok subayn imzas var, koleksiyonlarda var burada Meclis Kütüphanesinde, hepsi duruyor, açk, kaç kere yazld. Onun için yani benim tek tek u anda isim saymama lüzum yok, zaten koleksiyonlar söylüyor demek istiyorum.

Bu, sivil idareye iktidarn devredilmesini engelleme amaçl o hareket olunca, Gürsel, tabii, smet Paa’nn da desteini alarak sivil otoriteye devri için çözüm bulma amacyla sözünü ettiiniz yuvarlak masa konferans diye benim de hatrmda kalan toplanty düzenledi. Oradan bir mutabakat metni çkt, o mutabakat metni ardndan sizin sözünü ettiiniz gibi “basn da hani çizgiye oturtalm” türü bir toplant yapld diyorsunuz, hatrlamyorum, hiçbir fikrim yok. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Ve yani bu var, kaytlarda da var?

OSMAN OKTAY EK – Hiçbir fikrim yok benim yani hafzamdan da çkm olabilir. Bilmiyorum, yapld da birileri, patronlar katld, olabilir, bilmiyorum.

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Millî Birlik Komitesi üyeleri tarafndan yaplyor Sayn Eki bu. Tabii, dieriyle bu olay…

OSMAN OKTAY EK – Efendim, Millî Birlik Komitesi bitti o tarihte. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Yok hayr Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK – Efendim, 15 Ekim 1961 günü Millî Birlik Komitesi bitti. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Bu toplantnn yapld tarihte…

OSMAN OKTAY EK – Daha sonra o. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Bu toplant 17 Austosta yaplyor, bahsetmi olduum toplant, daha sonrasnda da… Yine, burada, hatta Milliyet gazetesinin 18 Austos 1961 tarihli nüshasnda da var, oradan alnt yaplarak bunu sunuyorum size. 

OSMAN OKTAY EK – Bu, benim bilmediim bir toplant olacak o zaman. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Çünkü orada çok önemli bir toplant, Yassada kararlarnn tartma konusu yaplmamas gibi bir ey de çkyor ve basna da “Bunu yapmayn.” diyor. 

OSMAN OKTAY EK – Benim bildiim bir eyden söz etmiyorsunuz. Bendeniz o srada Kurucu Meclis Üyesiydim, basnn içinde deildim, burada Bakanlk Divannda Kâtip Üye olarak görev yapan Kurucu Meclisin üyesiydim. 

Basnn… Böyle bir toplant yaplm ben içinde deilim, bilmiyorum olabilirim ama benim bildiim 15 Ekim 1961 seçiminden sonra Türk Silahl Kuvvetleri Birlii dediim cunta hareketinin istediine engel olup rejimi yerine, çizgisine oturtma amacyla yaplan toplantdr. Onu, dierini ben zaten ben gazeteci olmadm için, yani bilfiil gazetecilik yapmadm için o tarihte, herhâlde bilmediim bir eyden söz ediyorsunuz. 

Yine, Türk Silahl Kuvvetleri Birliinin o sradaki örgütlenmi olmasndan kaynaklanan bir toplant, bir yerde yaplm ise ona bir ey diyemem. Bildiimi, ben bilginize sunuyorum. O dier darbeler öncesinde “Medya öyle yayn yapyor, böyle yayn yapyor, birileri bize talimat veriyor…” Ben hayatm boyunca bana talimat verebilecek bir babayiitle henüz karlamadm, onu batan bilginize sunaym, patronlarm dâhil bu konuda, onu da bilginize sunaym. Yani, görevimi ben becerebildiim kadar yaptm, bedelini de ödedim. Her zaman bunu böyle yaptm. Tavsiyedir, ricadr ona benzer eyler… Onun da iki tane örnei yeri gelirse bilginize sunarm. Talimat hiçbir zaman… Askerden maskerden, sivil otoriteden, sivil olmayan otoriteden, undan bundan, ruhanisinden, bilmem nesinden, hiçbirinden bir talimat alarak, tüm hayatm boyunca gazetecilik yapmadm. Onu batan dikkatinize sunuyorum.

Bakalar alm mdr? Bilmiyorum. Patronlar düzeyinde bir ey olmu mudur? Bilmiyorum. 

Bitti efendim.

BAKAN – Evet teekkür ederim. 

Özcan Yeniçeri Bey, buyurun lütfen.

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Evet. 

Sayn Eki, tekrar ho geldiniz.

OSMAN OKTAY EK – Sa olun Hocam.

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Siz tabii, bu darbeleri bilfiil gözlemi, izlemi, kimi zaman da sonuçlar itibaryla baz organlarda yer alm bir insansnz. Onun için, sizden bu konuda çok önemli katklar ortaya çkaracamz ben ahsen düünüyorum. 

OSMAN OKTAY EK – Sa olun efendim.

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Ama imdi, yani biz unu yapyoruz genelde; teknik anlamda ne oldu? O dönem, u yaz niye yazld? Ya da ite, bunun darbe edilen sürece etkisi nedir? eklinde sorular soruluyor. 

Ben unu söyleyeyim: Türkiye’de darbeler kadar yanl anlatlm, alklanm, kutsanm, övülmü, lanetlenmi, taraftar olunmu ve kar çklm bir sosyal olgu daha yok ve herkesin bir biçimde, ya yannda ya da karsnda olduu böyle bir olguyu, tarafsz ve gerçeklere uygun bir biçimde ortaya koymann her eyden çok daha fazla zor olduunu düünüyorum.

 imdi, olan ile olmas lazm gelen, olgu ile alg arasndaki farkllk bizi de  darbe gibi can alc bir sorunu alglamakta sknt yaratyor. Darbe ve muhtra, öncesinde ya da sonrasnda kan dökülmesi -öncesinde, srasnda ve sonrasnda- idamlarn olmas, olguyu anlamada ve anlamlandrmada sknt yaratmaktadr. Yani, sonuçta soumam yaralar, hâlen sakinlememi duygularn ve dinmemi öfkelerin etkisi altnda olan biteni açklamak çok daha zor. Onun için ben öyle bir eyin özellikle sizden cevabn almaya çalacam: imdi, 1947’de 48’de bir bakld zaman, seçimler olmu, bu seçimler -46 seçimlerinden bahsediyorum- çok partili sisteme geçilmi, geçildii söylenmi fakat, bu seçimler srasnda ciddi bir biçimde hileler, entrikalar ve yanllklar yapld ifade edilmi. Bunun üzerine, o dönem askerden bir grup -bu Cemal Yldrm’n banda olduu bir grup- o dönemin Gelibolu’da görevli olan, zannediyorum Korgeneral Fahri Belen Paa’ya giderler ve Fahri Belen Paa’ya derler ki: “Paam seçimler yaklayor, Halk Partisi, aralarndaki baz dürüst ve iyi niyetli kimselere ramen nasl olsa 1946’daki oyunu tekrarlayacaklar, iktidar muhalefete brakmayacaklar, Türkiye böyle bir rezalete ikinci defa sahne olmamal, buna müsaade etmeyelim, daha evvel harekete geçip önleyelim.” Yani bir nevi, Fahri Belen Paa’ya bizim liderliimizi yapn, biz mevcut nönü Hükûmetine kar bir harekete geçip, onu –sözüm ona- sisteme uymaya zorlayalm, demokratik sisteme uygun hâle getirsin diyorlar. 

imdi, 1957’de 58’de de ayn ey oluyor. Bu grup, ilginçtir, sonra Celal Bayar ile görüüyor, bunlardan Fahri Belen Paa biliyorsunuz Bayndrlk Bakan oluyor Seyfi Kurtbek de –yine bu askerlerden birisi- Celal Bayar’n listesinden Milletvekili oluyor, o da bir baka Bakanla…

OSMAN OKTAY EK – Millî Savunma Bakan oldu.

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Evet Millî Savunma Bakan.

imdi, buraya bir baktmz zaman, aslnda bizim sorunumuz tarihsel ve sosyolojik bir sorun, idari bir sorun. Biraz önce halaskârandan bahsettiniz konumanzn giriinde. O günden gelen bir gelenek var Türkiye’de, ite, köebanda  adam sallandrarak sorun çözmek ya da ite 3-5 kiiyi cezalandrarak problemi halletmek gibi bir, genlere ilemi, idari mekanizmalardaki kiilere yansm bir alg ve anlay söz konusu. Bu alg, demokratik kültürün olumasnda sknt yaratyor, bu bir.

kincisi: Acaba… Sorum u: Çok partili sistemin iktidar ve muhalefet ilikileri konusundaki yetersizlikleri bu 27 Mays 60 darbesinin önemli nedenlerinden birisi sayabilir miyiz?

OSMAN OKTAY EK – Hocam bu mu sorunuz?

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Evet, soru bu.

OSMAN OKTAY EK – Önce, izin verirseniz u Cemal Yldrm meselesine deineyim. 

Cemal Yldrm 1950’li yllarn ortalarnda yarbayd. Sonra… Paa olmadn biliyorum. Millî Savunma Bakanlnn veya Genelkurmay Bakanlnn “Temsil Bürosu” diye bir halkla ilikiler bürosu var, fevkalade aktif bir birimiydi. Hatta, gazeteciler yedek subay olunca o tarihlerde, doruca oraya alnrd halkla ilikiler açsndan ie yarasnlar diye. 

Orhan Birgit gelip konumad deil mi Komisyonda?

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Konutu.

OSMAN OKTAY EK – O mesela orada askerlik yapt, Erol Simavi orada askerlik yapt falan… 

Cemal Yldrm, 1946-50 arasnda herhangi bir ekilde bir darbe teebbüsünün veya Fahri Belen Paa ile herhangi bir temasta bulunup da tavsiyede bulunacak bir konumun adam olduunu zannetmiyorum. 1956, 57 veya belki de 58 ylnda –tarih daha çok net deilim- Kurmay Binba Samet Kuçu tarafndan -ilgilere diyeyim- resmî makamlara bir ihbarda bulunuldu: “Bir askerî cunta, Demokrat Parti iktidarn, Adnan Bey’in Hükûmetini darbeyle indirmek amacyla çalyor.” diye. Samet Kuçu’nun ihbar üzerine Cemal Yldrm dâhil -yanl hatrlamyorsam- 7-8 subay tutukland, yargland ve beraat ettiler. Samet Kuçu da onlara iftira ettii iddiasyla yargland, o, mahkûm oldu. Vicdanen sorarsanz, Samet Kuçunun dediinde bir gerçeklik pay vard diye düünürüm hâlâ. Ama yllar geçti otur, krk, elli yl geçti neredeyse, bu olay böyle kapand. 

Cemal Yldrm’n buyurduunuz tarihte, 1946-50 arasnda rütbesinin çok çok üstemen, yüzba olacan tahmin ediyorum. Fahri Belen Paa bakanlk yapt haklsnz, hangi bakanlk onu hatrlayamyorum ama aralarnda böyle bir konuma geçmesi için zemin olduunu dahi düünmüyorum. undan dolay, 1946 seçiminde buyurduunuz gibi kirlilikler vardr ama o dönemin iktidar bundan hemen ders almtr. smet Paa, Meclisteki, kinci Büyük Millet Meclisi var ya, ana bina, bundan önceki, o binaya 46 seçiminden sonra yaplan Cumhurbakanl seçimi ardndan Meclisin açl töreninde konuma yapmak için gittii zaman Meclisin ana kapsndan giremedi, arka kapdan girdi. Niye? Çünkü, seçimlerdeki hile yüzünden, biriken tepki yüzünden bir rahatszlk domasn diye öyle bir tedbirle aldlar. Ama smet Paa 46 seçimlerinin kirliliinden çok büyük zdrap duydu, muazzepti çok. O yüzden seçim sistemini bir an önce düzeltme ve iktidar kazanan ellere, temiz seçimle kazanan ellere teslim etme talimatn vererek Seçim Kanunu’nun çkmasn salad. 1950 seçimlerinden hemen önceki kanundan söz ediyorum, ekseriyet sistemini ve gizli oy-açk tasnif usülünü getiren yasadan söz ediyorum. smet Paa’nn o tarihteki tavr ki bir numaral isimdi, demokratik sisteme doru Türkiye’yi götürmeydi. Hatta, 1950’li yllarda bir gün, smet Paa’ya rahmetli Adnan Menderes kürsüden, “Sen dünkü Millî ef deil misin? Dünkü faist lider deimlisin?” manasnda ar bir laf ettii zaman smet Paa kalkt, gitti dedi ki “Ben o tarihten bu ülkeyi demokrasiye getirdim, siz buradan nereye götürüyorsunuz, onu hesap edin.” Gerçekten olaylarn seyri budur, o tarihte smet Paa’ya herhangi bir ekilde “O, iktidar vermez, onu siyasi demokratik sistemin çizgisinde tutalm.” diye birisinin gidebileceini veya o amaçla…

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – smet Paa’ya deil, Fahri Belen Paa’ya…

OSMAN OKTAY EK – Fahri Paa’ya gidip de bunu talep edebileceklerini sanmyorum.

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – imdi, bu Abdi pekçi ile Ömer Coar’n…

OSMAN OKTAY EK – Ömer Sami Coar’n…

ÖZCAN YENÇER (ANKARA) – Evet, Ömer Sami Coar’n “htilalin ç Yüzü” kitabnda var, birçok kaynakta da var. Bu, eyle orada sabit, onun da ötesinde zaten Emin Aytekin de 1949 ylnda kendisine benzer bir teklifte bulunduunu söylüyor. O da diyor ki ubat aynda 49’un “ki Kurmay Binbann beni beklediini gördüm, yanma sokularak ‘Seninle özel konumak istiyoruz’ dediler, genel siyasi durumdan bahsettiler, gelecein karanlk olduunu, smet Paa’nn 50 seçimlerinde de 46 olaylarn tekrar ederek millî iradenin tecellisine imkân vermeyeceini söylediler. Demokrat Partinin tutumunu, yeni seçimlerle elde edecei neticeye koruma azmini belirttiler. Bu suretle sözü, memleketin bir karde kavgasna sürüklenecei noktasna getirdiler. te bu ekilde, ordu yeni bir görev ve sorumluluk altna girmekteydi ve tutuma mani olacak bir hazrla balamak zaman gelmiti. Kendileri, ordu içerisinde tekilat kurmaktaydlar, beni de bu tekilata almay münasip görüyorlard.” diyor. Yani o zaman böyle bir hazrln… Anlatyorlar, bunlarn anlattklar ne kadar doru, yanl kukusuz tartlr ama unu vurgulamak için ifade ettim, yani o dönemde meydana gelen hadiseler sanki bir süre sonra iktidara kim gelirse gelsin ondan sonra gelene kar da ayn ekilde yaplr. Onun için; darbeler, böyle bir partisel mantkla deerlendirmek yanltr, darbeler millî bir beladr, demokrasinin belasdr, demokrasi hastaldr diyelim yani olgunlamam demokrasi hastaldr ve dolaysyla, yeri ve zaman geldiinde herkese kar ve her kesime kar yaplyor. 

kinci sorum efendim, 27 Maysta size göre Amerika’nn etkisi ve souk artlarn etkisi var mdr? Varsa bize somut baz eyler söyleyebilir misiniz?

OSMAN OKTAY EK – Hocam, çok net bir bilgiye sahip olduumu söyleyemem. Amerika Birleik Devletlerinin açk veya gizli destei olmadan Türkiye’de darbe yapmann mümkün olduunu zannetmiyorum ama ayrnt bilmiyorum. O gece, saat üçü çeyrek geçiyordu, galiba hatrlarm, rahmetli Alparslan Türke’in sesinden darbeyle ilgili bilgileri aldk radyodan. Onun ilk söyledii sözlerden biri “NATO’ya, CENTO’ya balyz.” sözüdür. Yani o, yeterince bilgi verebilecek kadar sanyorum önemli bir ifadedir. Tekrar ediyorum: Amerika Birleik Devletlerinin zmni veya açk eyi olmadan, “Biz karmayz, yaparsa yapsnlar”a en azndan müsait bir tavr olmadan Türkiye’de darbe yaplabileceini zannetmiyorum, yapsan da zaten üç ay sonra bir bakasyla indirirler diye düünüyorum. Maalesef, Türkiye'nin içinde Amerika Birleik Devletlerinin eli fazlasyla vardr, o nedenle buna hayr, hiç alakas yoktur diyemem.

BAKAN – Evet. Devam ediyorsunuz…

ÖZCAN YENÇER (ANKARA) – Son olarak bir ey de unu sormak istiyorum: imdi, bu darbeler –tabii siz özellikle yaadnz için söylüyorum- böyle bir konjonktürel ey izliyor, yani darbe biçimleri. imdi, 27 Mays 1960 darbesi silahl, daha önceden planlanm, organize edilmi bir ekilde yönetime el koyma eklinde gerçekletirilmimi. 12 Mart, ideolojik arlkl bir çkt, 12 Martçlarn içerisindeki bölünme sonuç itibaryla kendisini dengeledi, bir grup dierini etkisiz hâle getirdi ve o da bir muhtrayla…

OSMAN OKTAY EK – “Siz yapmayn, biz yaplm.” oldu o.

ÖZCAN YENÇER (ANKARA) – Evet, öyle oldu. 1980’e geldiimizde, 80, tekrar 27 Mays’a benzer bir boyutu…

OSMAN OKTAY EK –   Kar darbedir ama o. 

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Sonra 97’ye geldiimizde, 28 ubatta hadiseyi baka bir boyutta görüyoruz; o da, aslnda yönetime el koymamak, fakat dolayl artlar yaratarak mevcut iktidar i yapamaz hâle getirip, istifaya zorlamak gibi bir yöntem uyguladlar. 

Bir de, son, mehur Büyükant’n…

OSMAN OKTAY EK –   27 Nisan o…

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – … 27 Nisan muhtrasnda ise ite, elektronik müdahaleyle, darbeye bir anlamda ite yeni bir boyut kattlar.

imdi, baktmz zaman, gittikçe, zayflad, yöntem deitirdii bir eye, sürece doru darbelerin evrildiini görüyoruz. Size göre, bundan sonra bu ey güçler, diri güçler veya buna teebbüs edenler bundan sonra neler düünebilirler veya bu darbelerin geçi sürecinden biz hangi sonucu çkarabiliriz? 

OSMAN OKTAY EK –  Samimi kanaatim Sevgili Hocam, artk Türkiye’nin bu darbeler meselesini tarihe gömdüü eklindedir. yi olmutur; bu bitmitir. Bir daha bu konuyu herhangi birisinin cesaretle zihninden bile geçireceini düünmüyorum; samimi kanaatim bu. Yani o açdan, darbelerin tarihe gömülmesi açsndan geldiimiz nokta dorudur, yerindedir, Türkiye’nin gelecei açsndan da çok isabetlidir diye düünüyorum. 

ÖZCAN YENÇER (Ankara) – Teekkür ediyorum.

BAKAN – Ben teekkür ediyorum.

Mehmet eker Bey, buyurun lütfen. 

MEHMET EKER (Gaziantep) – Teekkür ederim Sayn Bakan. 

Sayn Eki, ho geldiniz. 

OSMAN OKTAY EK –   Teekkür ederim.

MEHMET EKER (Gaziantep) – Verdiiniz bilgiler için de teekkür ediyoruz. 

Tabii, Türkiye’nin karanlk dönemleri darbeler. Yüz yldr bu ülke bunlarla zaman harcyor. Cumhuriyet döneminde de tabii, bizim darbe yapld zaman sadece göz önüne alp, dikkate aldmz için burada tartyoruz ama onun dnda, irili ufakl, sizin de bahsettiiniz gibi her zaman kalkmalar olmutur,  müdahaleler olmutur. te, 15 tane insann idam edilmesi için Meclise bask yaplmtr, kanunlar çkartmak için bask yaplmtr, sivil ya da askerî, pek çok ekilde bunlar yaanmtr. Bunlarn hepsini biliyoruz ama 1950’li yllarn banda… Aslnda en büyük skntmz da unu söylemek istiyorum: Dünyay ekonomik ve sosyopolitik açdan iyi tahlil edemediimiz için bamza da bunlar geliyor. O dönemi iyi tahlil edemiyoruz ve sizin adnza birileri de çkp çok iyi tahlil ediyor. te, o zaman Türkiye’de, hemen hatrlarsnz 1950’li yllarda komünizmle mücadele dernekleri kuruluyor. Komünizmle mücadele dernekleri 1970’li yllara geldiimizde Türkiye Fikir Ajans olarak karmza çkyor; farkl eyler söylemeye balyorlar. Yine kurucular aa yukar ayn insanlar. Ayn insanlara farkl eyler yaptrtyorlar. te, 1950’li yllarda Tahkikat Komisyonlar kuruluyor. Toplumu geren kanunlar, toplumu geren kararlar çkartlyor ve bu, bir projeyle yaplyor ve bu projenin altnda, admz gibi emin olduumuz ekilde Amerika’nn imzas var; çünkü bunlar o yaptryor. NATO’ya girdiimiz günden beri bu ülkenin bandan bela maalesef eksik olmuyor. Siz, tam kesin olmamakla beraber ama Amerika’nn izni olmadan bunlarn olmayacan söylediniz. te, o zaman gladio tüm NATO ülkelerinde var. Türkiye’de komünizmle mücadele dernekleri var ve biz, bu uluslararas gelimeleri çok iyi okuyamadmz için de darbeler pei peine geliyor. 

ki eyi sormak istiyorum: Birincisi, bütün darbe dönemlerinde yaplanlar, hukukun üstünlüü olan, hukukun üstünlüünün olduunu iddia ettiimiz bu ülkede maalesef hukukçular, yargçlar tarafndan yaplmtr. Uygulamalar çok ciddi ekilde darbe dönemlerinde kötü yönetilerek, yarg eliyle yaplarak uygulanmtr. te idamlar, bu dönemde “Ben olsaydm vermezdim.” diyen yargçlar var. “O dönemdeki ite, idamlar doru deildi, alnan kararlar doru deildi; baskyla yapld.” denilmitir ama sonuçta yarg eliyle olmutur idamlar da, mahpuslar da, ikenceler de. Pek çok dilekçe verdik biz 12 Eylül dönemiyle ilgili. Bize ikence yapldn söyledik ama çktmz savc bize hakaret etti sonuçta. Çktmz hâkim bize hakaret etti. Yani o dönemi aklayan hukukçular ve yargçlar vard. 

Yarg, her zaman gücün yannda olmutur; buna katlr msnz? Bunu çok merak ediyorum.

Bir de, sizin elinizde böyle bir bilgi var m? 12 Eylül’de 5.400 kii Danma Meclisi üyesi olmak için bavurmu Türkiye’de. Bunlarn bir listesi var mdr? Kaytlarnzda var m? Gazetenizde var m? O zaman bunlarla ilgili eer Komisyonumuza gelirse çok memnun oluruz eer kaytlarnzda varsa bu 5. 400 kiiyle ilgili. “Biz Danma Meclisinde görev almak istiyoruz.” demilerdir. 

Bir de Saffet Solak ismini anmsar msnz? Saffet Solak, komünizmle mücadele derneklerinin kurucusu, kurucu bakan ve daha sonra Millî Nizam Partisinin de kurucusu. 

OSMAN OKTAY EK –  Hayr, yani ismin yabanc gelmediini düünüyorum ama bildiimi söyleyecek kadar zihnimde birikim yok. 

MEHMET EKER (Gaziantep) – Tanmyorsunuz. 

Peki, o zaman sorumu tekrar netletireyim: O zamanki Komünizmle Mücadele Dernei, sonra 12 Eylül dönemine geldiinde, 12 Eylülden önce Türkiye’de yaplan eylemlere baktnzda, ite kontrgerilla, gladio, Türkiye Fikir Ajans gibi, MT’in bir bürosu olduu söylenen bu ajansn, bunlarn rolü nelerdir? 

28 ubata geldiimizde faili meçhul cinayetler var. Türkiye’de ciddi ekilde skntlar yaanyor. Yani hep bunlar tesadüf mü? Bütün bunlar bir el tarafndan, bir organizasyon tarafndan yaplan eyler mi? Burada en önemlisi de, maalesef bizim gördüümüz u: Siyasilerin de i birlii var. Maalesef siyasilerden de i birlii içerisinde olanlar var. kbal için olabilir, korkuyla olabilir, demokrasi kültürünün eksikliinden olabilir ama bunlar yaanm ve yaanmaya da devam ediyor. Bu konuda fikrinizi almak istedim.

Teekkür ederim. 

OSMAN OKTAY EK –  Teekkür ederim Sayn eker. 

Sondan balayaym; gerçekten siyasilerin zaman zaman bu konuda destek verdii “Daha ne duruyorsunuz? Zaman gelmedi mi? Daha kaç kii ölsün?” türünden bu darbe heveslilerine telkinlerde bulunduu genellikle bilinen bir husustur. “Ahmet, Mehmet’e söyledi.” diyecek kadar somut bir örnek veremem ama bu, yaygn bir ekilde, kulaktan kulaa duyulan bir eydir. Hatta 1980, yani 12 Eylül 1980’den önce -bu da kamuoyuna yansd, açk bilgi- rahmetli bir büyükelçimiz -o sonra siyaset yapt, sonra bir ara da Dileri Bakanl yapt- hazrlad anayasa taslan kamuoyuyla paylat; yani bir darbenin eyi… 

Yine eski yllarda bakanlk yapm bir bilim adammz yaynlad dergide anayasa taslan yaynlad. Yani darbeyi talep eden aydnmz, bilim adammz, siyasetçimiz olmutur. Bu, maalesef bir hazin gerçektir; bu bir.

ki; Danma Meclisi konusunda 5 bin küsur bavurunun olmu olmas mümkün. Bendeniz kendimle ilgili bir hususu bilginize sunaym. O tarihte stanbul Valisi idi Nevzat Ayaz. Nevzat Ayaz bendenize bir gün görümek istediini söyledi. Konutuk; Danma Meclisine üye olmam hususunda bir tavsiye yahut teklifte daha doru, açk ifadeyle teklifte bulunmak için görütüünü, görüme isteini dile getirdi. Dedim ki: “Çok teekkür ederim. Ben iimden ve konumumdan memnunum. Tatmin oluyorum iimden. Daha önce de Kurucu Meclis üyelii yaptm.” Kald ki, Kurucu Mecliste biz seçilerek gelmitik ve eydi, herhangi bir asker eli olan bir taraf yoktu iin içinde. Bunda dorudan doruya Millî Güvenlik Konseyinin listesinden size isim geliyor; belliydi o. Dedim ki “Beni mazur görün, ben girmem.” Onu o suretle, kendimle ilgili meseleyi kapattm. Ama birçok bavurunun olduuna ilikin bilgi bende de var; rakamsal bir bilgim ve liste yok. 

Yargnn Türkiye’de, tabii, rejimde ve hepimizin yaamnda çok ciddi etkisi var ve darbeler döneminde de bu etki çok çok, çok daha fazla artyor; dediiniz çok dorudur. Maalesef Türk siyasetçisinin bamsz yarg gerçeine raz olmas hâlâ mümkün olmad. Siyaset yapmyorum burada, altm yllk gazeteci olarak ve tüm içtenliimle konuuyorum. Türkiye’de yarg, 50 öncesinden de balayarak “pin ucunu siyasi iktidarn elinde tutmak doru olur.” anlaynn egemen olmas yüzünden ki, o tarihte bunun savunucusu rahmetli Halil Özyörük idi; çok da tannm, bilinen bir hukukçudur. Yargtay 1. Bakan idi ve yargnn bamszl konusunda engel tekil etti diye 50 öncesinden itibaren çok da knanmtr ama sonra Adalet Bakanl yapt Demokrat Parti döneminde. Ksa bir süre yapt; o srada, sanyorum yaptnn yanl olduunu gördü. Ksa yapt, zaten ayrld. 

Demokrat Parti döneminde, çok üzgünüm ki, yarg tam bir bask arac olarak ama u anlamda, siyasi iktidar kzdran olaylarda kullanld. Genel yarg için fazla bir ey söyleyemem. Gerçi yargnn bamszl, teminat konusu çok tartld. Rahmetli Osman evki Çiçekda vard, merhum Adnan Bey’in çok sevdii bir Adalet Bakanyd. Onun sözü o dönemin anlayna damga vuran bir sözdü: “Teminat ve bamszlk yargcn vicdanndadr.” dedi. Böyle bir palavra olmaz ama rahmetli bunu söyledi ve o dönemde de bu sanki geçerliymi gibi konuuldu. 

Ha Demokrat Parti döneminde en hazin dönem bir medeniye hocas olan Hüseyin Avni Göktürk ve Müstear Hadi Tan döneminde yaand. Yarg mahvedildi. 

htilal oldu yahut darbe oldu; her neyse. Kurucu Meclisin yapmaya çalt en önemli ilerden biri, yargnn bamszln gerçekletirmek idi. O srada Srr Atalay “Yargy tamamen, yarg dünyasn tamamen elden geçirelim, büyük bir tasfiye yapalm.” dedi. 

BAKAN – Sayn Eki, sözünüzü kesmek istemiyorum ama …

OSMAN OKTAY EK –   Buyurun efendim, özür dilerim; uzattm m?

BAKAN -  Zamanmz çok kstl ama git gide… 

OSMAN OKTAY EK –  Peki, özür dilerim efendim.

BAKAN – Bir de belki bir hukukçu olarak ben de size, meslektanz olarak çok küçüüz ama yargnn bamszl kadar tarafszl kavramnn da birlikte kullanldn ve önemsiz olmadn hatrlatmak isterim. 

OSMAN OKTAY EK –  Tabii, tabii, haklsnz.

BAKAN – Toparlarsanz, 28 ubatla ilgili dönemsel sorulara geleceiz. 

OSMAN OKTAY EK – Haklsnz, yargnn bamszl kadar tarafszl da var; haklsnz, dorudur. 

BAKAN – Bamszl kavram tek kullanlmaz Bat hukuk sistemlerinde; çünkü sadece bamszlk, babozukluk olarak alglanabilir. Ayn zamanda yanszl, tarafszl ilkesiyle birlikte deerlendirilmesi gerekir diye düünüyorum. 

OSMAN OKTAY EK –  Sayn Bakan, haklsnz; eksiimi tamamladnz.

BAKAN – Müdahale etmemeye çalyorum ama daha sorular var ve maalesef on be dakikamz var. Bir an önce toparlamanz rica edeceim. 

OSMAN OKTAY EK –   Sayn Bakanm, toparlayaym, özür dilerim. 

Haklsnz, yargnn bamsz olmas kadar, tarafsz olmas da çok önemli bir ilkedir. kisi bir arada olmazsa maalesef her ey kötüye gider, tamamen altna imza atacam bir uyarda bulundunuz. 

Maalesef 12 Eylülden sonra daha kötü oldu. Üzgünüm ki, 61-80 arasnda, yarg, kendisine tannan bamszl yeterince deerlendiremedi. Anayasal hakkn iyi kullanamad ve maalesef 12 Eylülden sonraki döneme girdik. Bugünkü tabloyu hepimiz bildiimiz için “Siyaset yapyor” dersiniz diye ona girmiyorum. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Niye girmiyorsunuz Sayn Eki? Bugünkü tabloya da girin. 

OSMAN OKTAY EK –  Bugünkü tabloya da gireyim o zaman. “Bugün bütün yaanm dönemlerin en vahimini yayoruz.” diyebilirim. Çünkü 60 ihtilalinde, 60 müdahalesinde yargnn, siyasi yarg kuruldu. Baknz, Birinci Meclisten sonra istiklal mahkemeleri kuruldu ama halkn, genel insann megul olduu genel yargyla oynanmad. Siyasi mahkeme, istiklal mahkemesi idi. 27 Mays, siyasi mahkeme nitelikli olan Yassada’y kurdu, genel yargya dokunmad. Çok üzgünüm ki, içinde bulunduumuz bu dönem genel yargnn enfekte olduu bir dönem ve en vahim dönemdir; bu kadarn söyleyeyim, keseyim. 

BAKAN – 28 ubatla karlatrarak bir deerlendirme yaparsanz çok memnun olurum madem hukuki bir deerlendirme istendi. 

OSMAN OKTAY EK –  Sayn Bakan, 28 ubat…

BAKAN – 28 ubat döneminde genel yargnn tutumu konusunda da bir deerlendirme yapn. 

OSMAN OKTAY EK –  yiydi demiyorum Sayn Bakanm. 

BAKAN – Nasld?

OSMAN OKTAY EK –  28 ubat döneminde asker dolayl bir ekilde sisteme el koydu.

BAKAN – Sisteme dolayl, yargya dorudan suç duyurular ve müdahalelerle. Çok örnei olduu için elimizde Komisyonumuza çok örnek geldii için, bir de 28 ubat dönemi yargsn deerlendirirseniz tam olmu olur belki. Gerçi biz sizi buraya bir siyasi kiilik olarak deil, bir basn mensubu olarak çardk, yargsal boyutunu yargçlarla, hukuk çevresiyle tarttk ama madem o konuya girdiniz.

OSMAN OKTAY EK – Sayn Bakan, ben burada siyasetçi kimliimle bulunmuyorum, huzurunuza batan.

BAKAN – Biz de zaten o pozisyonunuzda davet etmedik.

OSMAN OKTAY EK – 28 ubatta yargya müdahale edilmitir, müdahale zaten, rejime müdahale edildii zaman tüm sistem enfekte oluyor, yarg da ciddi ekilde enfekte olmutur kabul ederim. Açk gerçeklerin üzerinden konuursak birbirimizi daha iyi anlarz diye düünüyorum ama tekrar ediyorum artk uzatmayaym çünkü siyaset yapar gibi burada konumak istemiyorum. Yarg, maalesef, siyasi iktidarn arac olarak kullanlmtr, kullanlmaktadr, 12 Eylülde de bu yaanmtr. Tabii, onun fiilî birebir madurlarnn çektiklerini ben bilmiyorum, kendi açmdan baka bir konumda yaadm, o dönemi geçirdim sanyorum ki size arz edeceim cevap budur.

BAKAN – Evet, Sayn ahin.

DRS AHN (Çankr) – Evet Bakanm, teekkür ediyorum.

Sayn Eki, tekrar ho geldiniz. imdi, tabii ki bir hukukçu olarak yargyla alakal bir ksm tespitler yaptnz, ben de bir iki cümleyle bir durum deerlendirmesi yaptktan sonra, suallerimi size tevcih edeceim.

Özellikle, son döneme ilikin, yargdaki hadiselerin hazin olduunu ifade ettiniz ve kyaslama yaparken de 60 ihtilal sonras ve 80’deki bir ksm müdahalelerin bugünküne oranla çok daha snrl olduu noktasnda bir düünce paylatnz. imdi özellikle bir hususu burada altn çizerek ifade etmek istiyorum ki 1961 Anayasas’yla birlikte sizin de Kurucu Meclis üyesi olduunuz süreçte pek çok Yargtay üyesi iten el çektirilmek ve emekliye sevk edilmek suretiyle yargnn dna çkartlmtr. imdi, 28 ubata baktmz zaman, 28 ubat sonrasndaki uygulamalara ve sizin kastettiiniz de -bildiim kadaryla- 12 Eylül referandumundan sonraki Anayasa Mahkemesinin ve HSYK’nn durumuyla alakal.

OSMAN OKTAY EK – Özellikle evet.

DRS AHN (Çankr) – Herhâlde, tespitiniz bu yönde, imdi, öyle bir bakalm, hepimiz yayoruz bunu, hiçbir hukukçu ne görevden el çektirilmi durumda ne de mevcut hâkim ve savclarn emekliye sevk edilmesi gibi bir durum söz konusu ve var olan yargdaki isimlerle yola devam ediliyor ve onlar dün nasl yargnn tarafszlna ve bamszlna inanarak hareket ettiklerini söylüyorlarsa bugün de ayn oranda yargnn tarafszlna ve bamszlna inanarak görev yaptklarn biz düünüyoruz. Bunu niçin söylüyorum: Bizzat anayasa deiiklikleri gerçeklemeden önce bir baro bakan olarak katldm TRT’deki bir Büyüteç Hatt programnda da ayn eyleri ifade etmitim, yani o dönemki AK PART’nin kapatlma sürecinde Anayasa Mahkemesi nasl bir karar verecek.” noktasnda o günün önemli hukukçular unu ifade etmiti: “Bizim yargya olan güvenimiz yok, tarafl bir karar verecek dediklerinde o gün de bugünkü samimiyetimle yargnn tarafszlna ve bamszlna güvenimizin tam olduunu, yargya güvenin bu ülkede kaybolmas hâlinde bu devletten ve bu üniter yapdan hiçbir eyin beklenemeyeceini ifade etmitim, bugün de aynsn söylüyorum ve özellikle bu kyaslama yaplrken, 28 ubat sonrasndakini, darbe dönemlerinin sonrasndaki düzenlemelerle kyas etmek bile bir hukukçuya ve bir parlamenter sisteme inanm bir parlamentere yakmadn düünüyorum, bu benim tespitim.

kincisi, Sayn Eki, benim tespitim yani. Özellikle, darbelerin tarihe gömüldüüne dair, bir daha tekrar etmeyeceini umduunuzu ifade ettiniz burada, yaklak yarm yüzyllk basn ve siyaset dünyasndaki çalmalarnz, göz önünde bulundurarak, bu yargya sizi ulatran etkenler nelerdir, neler yaplmtr ki ülkede, bu ülkede bir daha darbeler olmasn? Çünkü, 2000’de, 2000 sonrasnda yakn tarihe kadar bir ksm bu tür eylem ve ilemlerin gerçekletiine dair bizde emareler olduu için zaten bu Komisyon kuruldu. Bu süreçte neler deiti ki bu ülkede bir daha darbe olmayacak, bu noktada sizin kanaatinizi, sizi ulatran olgular nelerdir? Bunu örenmek istiyorum.

Bir dier sualim: Özellikle, 28 ubatla alakal vermi olduunuz bir mülakatta “28 ubat zor bir süreçti, pek çok insan basn eliyle karaland, Türk basnnn bask rejimlerinde iyi snav vermedii bir gerçektir, Türk basn kendi evlatlarn çok kolay kurban etmitir.” diye bir beyannz var.

OSMAN OKTAY EK – Sayn ahin, nereye, hangi tarihte vermiim onu?

DRS AHN (Çankr) – Bunu hemen söyleyeyim size.

OSMAN OKTAY EK – Biraz yabanc geldi de sözler.

DRS AHN (Çankr) – Hayr, bizzat sizin beyannz olarak Nuriye Akman’la 14 Mart 2005 tarihinde yapm olduunuz bir mülakatta “Türk basnnn bask rejimlerinde iyi snav vermedii bir gerçektir, Türk basn kendi evlatlarn çok kolay kurban etmitir.” diye bu ibareyi Nuriye Akman’dan alnt olarak ifade ediyoruz. Buradaki snav iyi vermediine ilikin düüncenizi açar msnz, kimleri kurban etmitir, bu noktadaki düünceniz nedir? Onu örenmek istiyorum.

Bir de Sayn Eki, gerçekten bir basn mensubu olarak dürüst, tarafsz gazetecilik ilkesi gereince öncelikle yapm olduunuz bir hatadan, yayn hayatnz içerisinde kaleminiz yazar iken rücu ettiinizi gördük ve bunu da takdirle karladk, özellikle 28 ubat sürecini deerlendirirken “28 ubatta biz kullanldk.” diyorsunuz, 28 ubat sürecinde emdin Sakk’n sözlerinden yola çkarak kaleme ald “Alçaklar Tanyalm” balkl yaznz ile ilgili üzüntünüzü de ifade ederek “O yazy yazdm srada yaz nedeniyle madur olan kiilerin kim olduunu bilmiyorum” diyerek bu dönemde size ulaan…

OSMAN OKTAY EK – Bilmiyordum.

DRS AHN (Çankr) – “Bilmiyordum” diyorsunuz evet.

O dönemde size ulaan bu yazy kaleme aldnz için de bugün üzgün olduunuzu ifade ediyorsunuz, bunu da bir ekilde ifade ettiniz. Ayn kapsamda bir yaznz daha var ba örtüsüyle Türkiye Büyük Millet Meclisine girdii için Sayn Merve Kavakç’y canl bombaya benzetiyorsunuz ve “zerre kadar fark yok diye” bir ibareniz var “Tpk bir terör çetesi gibi hareket ettikleri belli.” diyorsunuz ve sizin bu sözleriniz üzerine de Vural Sava iddianamede Fazilet Partisinin kapatlma davasnda bu yazya atfta bulunarak bir bayazarn özellikle sizin bu beyanlarnz da bir siyasi partinin kapatlmasna gerekçe gösteriyor. Demokrasiye ballnzdan hiç üphemiz yok ancak sizin yazm olduunuz bu yaznn iddianamede bir delil gibi gösteriliyor olmu olmas bile bu ülkede her türlü düüncenin serbestçe ifade edildii bir ortamda bir siyasi partinin kapatlmasna gerekçe gösteriliyor olmu olmas u an itibaryla sizi üzmü müdür, bu yaznzdan dolay da bir pimanlnz var mdr, bunu özellikle örenmek istiyorum, teekkür ediyorum Sayn Eki.

OSMAN OKTAY EK – Sayn ahin, sondan balayaym, izin verirseniz, sanyorum ki siz bir sonraki makalemi atlamsnz çünkü Vural Sava’ çok ar eletirdim ben, o makalemi iddianamesine koyduu için. Benimki sadece kanaatlerimi ifade eden bir husustur ve makale subjektiftir. “Bunu nasl yaparsn?” diye yazdm yazy atlamsnz.

DRS AHN (Çankr) – O, benim eksikliim, o zaman ben sizden özür diliyorum.

OSMAN OKTAY EK – Estafurullah.

DRS AHN (Çankr) – Ama siz de bu yazdan dolay milletimizden özür diliyorsanz problem yok.

OSMAN OKTAY EK – Tarihiyle ben size metnini takdim edeceimi peinen Komisyon huzurunda taahhüt ediyorum. Çünkü hakikaten Vural Sava’n onu yazdn görünce nevrim döndü desem yeridir, çünkü benim hukuk anlayma uygun bir ey deil, yazdm ve kendisini, mamafih dostluum devam ediyor onu söyleyeyim yani yazdm nedeniyle o bozulmad, neyse Sayn ahin sorularnz not almada eksiim olmu.

DRS AHN (Çankr) – Hangisini istiyorsanz ben açklayabilirim.

OSMAN OKTAY EK – Pardon?

DRS AHN (Çankr) – Nuri Akman’n söylediini mi diyorsunuz?

OSMAN OKTAY EK – Darbelerde basn, efendim arz edeyim.

Darbeler konusunda basn iyi imtihan vermedi demiim dorudur, hâlâ kanaatim öyledir ve maalesef, eskidir. Bu da yeni bir ey de deil sevgili basnn tarihi boyunca deimemi bir gerçektir bu. O nedenle bugün bir darbe olacak olsa Türk basnnn dünkünden farkl bir tavr olacan düünmüyorum, Türk basnnn deil adliyesinin, üniversitesinin, sokaktaki adamn, tüccarnn baka bir fark var m ki, siyasetçisinin bir baka fark var m ki Türk basnndan, öyle olmasn da böyle olsun diye ayr bir tavr bekliyoruz. Onun için hamurun yarsn kesip öbür yarsn görmeden hüküm vermeye kalkmamz doru olmaz, benim o konuyla ilgili kanaatim bu. Gerçekten, baknz içinde çaltm, krk dört senemi verdim Hürriyet gazetesi. Hürriyet gazetesinin 26 Mays gecesi baslan gazetesi 27 Mays sabah çkan gazeteden farkldr, niye? Çünkü 26 Mays gecesi merhum Adnan Menderes’in Eskiehir’de yapt konumann ve o tarihteki dâhiliye vekili Namk Gedik’in sözlerini büyüten ve onu ön plana alan gazetedir, fakat gece yars üç buçukta filan darbe meselesi ortaya çknca bütün o saylar yaklm veya tahrip edilmitir, ertesi gün okuyucunun önüne “Silahl Kuvvetler idareye el koydu” diyen müjdeli bir balk atlmtr, bu, Hürriyet gazetesi için deil sadece böyle. Açn hangi gazeteyi, u anda sizi u anda sizin taraf tutan hani çok yakn destek veren meslektalarm var ya böyle bir tablo olsun, böyle bir tablo olsun dediimden fark olmaz. Onun için srf medyaya dönük olarak bu deerlendirmeleri yapmak resmin yarsna bakp öbür yarsn görmezden gelme anlamna gelir Sayn ahin. Bunu böyle deerlendirelim derim.

28 ubatla ilgili bir sorunuz oldu onu tam… “Alçaklar tanyalm.” Efendim, baknz, Ergenekon davas diye bir dava var 2008’den beri bu memlekette. Türk basnnn belli kalemleri açkça söylüyorum, huzurunuzda söylüyorum, iddiayla söylüyorum emniyetten ve savclardan bizzat tahkikat yapan ve o tahkikatn onlara getirdii bilgileri gizli tutmas gereken savclar tarafndan gazetecilere verilen ve alt taraf ne kadar doru olduu bilinmeyen bilgilerle kamuoyu oluturuldu ve medya açkça yargy tahkikat aamasnda da kovuturma aamasnda da etkileyen yayn yapt.

BAKAN – Sayn Eki, isimlendirebilir misiniz hangi savclar hangi gazetecilere bilgi verdi? 

OSMAN OKTAY EK – Tabii arz edeyim Sayn Bakanm. 

BAKAN – Hangi Savc hangi gazetecilere bilgi verdi. 

OSMAN OKTAY EK – Baknz u anda, hemen arz edeyim efendim. u anda emekliye ayrld Aykut Cengiz Engin. Somut örnek arz edeceim: Bir tarihte kamuoyuna dedi ki, bu az önce sözünü ettiim gizli tahkikata ilikin bilgiler ki hepimizin önünde; hiçbirimiz bunlar gökten nazil oldu diye düünmüyoruz. Bu bilgi polisin eline gidiyor, savcnn eline gidiyor arkasndan çarlan uygun gazetecinin eline gidiyor, biz de ertesi gün okuyoruz “vay burada bomba bulunmu, vay memleket yklm vay bilmem ne olmu” diye hepimiz hayretler içinde okuyoruz. Bunu gazeteci kendi normal imkânlaryla bulabilir mi? Benim 60 senem geçti bu ite. Birisi verecek ondan sonra ancak yazabileceksiniz. 

BAKAN – Aykut Cengiz Ergin mi verdi diyorsunuz, kime verdi?

OSMAN OKTAY EK – Bir dakika Sayn Bakanm ona geliyorum. 

Bunlardan Aykut Cengiz Engin çok muazzep oldu ve bunu dile getirdi dedi ki: “Tahkikat gizlidir, yaplan yaynlar tahkikat etkileyici niteliktedir. Bundan böyle bu olmayacaktr. “Ben bilmem ne tarihinde özel yetkili mahkemelerin, özel yetkili mahkemelerin önünde Beikta’ta basn toplants yapacam.” dedi. O gün saat on birde basn toplants yapt, gazeteciler, kameralar orada. Dedi ki “te u tarihte bu tahkikat balad, u kadar adamn ifadesi alnd u kadar sank tutukland, u oldu, bu oldu.” bu bilgileri verdi, dedi ki: “Arkadalar, benim, tahkikatn içeriine, gizliliine müdahale etmeden size verebileceim bilgi budur, bundan sonra da yine bunlarla ilgili size bilgi vereceim.” Saat 11.00’de yapt, muhtemelen 11.30-12.00’de bitirmitir. O gün öleden sonra, Zekeriya Öz, gazetecilerden uygun olanlar -ertesi gün çkan gazeteleri koleksiyondan bulursak hemen isimlendirebiliriz- çararak Aykut Cengiz Güven’in -neyse ismi, toparlayamyorum, her zaman bu zatn isminde skntm olmutur- verdii bilgilerin bin mislini “Ahmet de çalm, Mehmet de bomba koymu, Hasan da bilmem ne yapm.” türü bilgileri gazetecilere verdi, ertesi gün gazetelerde bir tarafta Aykut Cengiz Güven’in “Tahkikat gizlidir arkadalar, bundan fazla bilgi size veremem.” diyen haberleri öbür tarafta da saygdeer savc Zekeriya Öz’ün gazetecilere verdii bilgiler yaynland, bunlar koleksiyonda, burada, Meclis Kütüphanesinde bunlarn hepsi var.

Onun için, somut olarak Sayn Bakan, arz edebileceim de var ve hatta bu yüzden, iktidarnz, yargy etkileyen yayn yapan, yani böyle hani “emdin Sakk olay” diyorsunuz ya Sayn ahin…

DRS AHN (Çankr) – Evet. 

OSMAN OKTAY EK – “emdin Sakk” olay Erturul Özkök geçenlerde açklad, dedi ki: “Zarfla gelmi bir bilgiydi. Biz de bunun yaynladk.” Genelkurmaydan gelmi anlalan. Bizim kullanldmz filan hikâyesinin içinde olan husus bu. Bu, dönüyoruz dolayoruz emdin Sakk olaynda bir tane örnek veriyoruz, 2008’den 2010-2011’e kadar binlerce örnek yaand burada bu medyann tahkikat etkilemesi balamnda. 

imdi, emdin Sakk olaynda gerçekten zarf içinde gelmi bir bilgiymi. Yaz ileri masasna bu geldi bir haber, ciddi bir haber, birileri, i adamlar, gazeteciler, aydnlar, PKK’yla i birlii yapyormu, para alyorlarm, bir ksm para veriyormu, bu bilgilere dayal bir haber var elimizde, ben da orann bayazarym. Kimsenin ismi falan yok. Ertesi gün yazdm ki bugün ayn eyi yazarm, “Eer varsa böyle PKK’yla i birlii yapan gazeteciler bu alçaklar tanyalm.” dedim. Fakat bir süre sonra emdin Sakk hâkim huzurunda ifade verirken demi ki: “Ben böyle bir ey söylemedim. Bu, benim ifademde yok. Beni yakaladlar, o srada ifademi aldlar ama ben öyle bir ey söylemedim.” O ortaya çknca anladk ki bizleri, yani medyay birileri yalan haberle kullanm, o zaman özür diledim, dorudur. Tuhaf bir ey, özür dilemedii için insanlar bizde çok muaheze edilir. Bendeniz de -Sayn ahin, Allah’tan öyle bir ifade kullanmad- özür dilediim için yllardan beri dövülen birisiyim. 

DRS AHN (Çankr) – Oradaki özrünüzden dolay sizi tebrik ettiimizi ve demokratik bir duru sergilediinizi ifade ettik. 

OSMAN OKTAY EK – Yok, siz müstesnasnz. 

DRS AHN (Çankr) – Devamnda da Sayn Kavakç’yla alakal söylediklerinizde pimanlnz var m, bunu özellikle örenmek istiyorum. 

OSMAN OKTAY EK – Onu da arz edeyim, onu da arz edeyim: Sayn Kavakç, baknz, gerçekten sistem içine, yani bildiimiz içinde yaamaya altmz sistem içine rahmetli Necmettin Erbakan tarafndan sistemi provoke etme amacyla getirilmi bir hanmefendidir, benim anlaym budur. Onun Meclisteki yemini meselesinde, ben, meclislerin gelenei vardr, o gelenee sahip çkmak parlamentolar Parlamento yapar anlayyla -ki önünüzde varsa yaz onu ifade eder- onu savundum, dedim ki: “Bakn, bu Meclisin gelenekleri var, bu gelenekler çok önemli.” Üzgünüm ki Meclisin gelenekleri konusunda genellikle sahip çkan pek yok, çok önemlidir. O tezden, o noktadan hareketle Kavakç’nn o olaynn bir provokasyon olduunu ileri sürdüm, hâlâ ayn kanaatte olduumu da bilginize sunuyorum. 

BAKAN – Sayn Öztürk, buyurun. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – imdi, ben, Sayn ahin’in düünceleriyle ilgili eyler söyleyecektim ama ondan vazgeçtim. 

DRS AHN (Çankr) – Teekkür ederim, Oktay Bey’den örendim. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - imdi, tabii, yani, bugün, yargdaki düzenlemeleri ben Meclis Genel Kurulunda söyledim, kürsüde isim vererek söyledim, tek tek anlattm, Sayn Bakan da orada oturuyordu -Adalet Bakan- çkp cevap verebilirdi, veremedi. imdi, bütçe konumalarnda tekrar söyleyeceim yargda yaplanlar. Ama unu söylemek istiyorum sizin söylediiniz bir cümleden, dediniz ki: “Bugün de ayn kiiler eliyle yürütülür.” Doru söylüyorsunuz yürütülüyor. Örnein, 28 ubatta Emniyet Genel Müdürü olan Alaaddin Yüksel o tarihte görevden alnmt Refah-Yol Hükûmetinde Meral Akener tarafndan görevden alnmtr.  Makamn terk etmemitir, çünkü arkas güçlüydü, Bakan, o Genel Müdürün odasna girerek görevini terk ettirmek zorunda kalmtr. imdi o zat muhterem Ankara Valisidir. 

imdi, yargnn siyasi iktidarlar tarafndan nasl kullanldn hep söyledik, yani ister darbe olsun isterse sivil bir iktidar olsun. Anayasa 33: “Herkes önceden izin almakszn dernek kurma ve bunlara üye olma hakkna sahiptir.” Anayasa 34: “Herkes önceden izin almadan silahsz ve saldrsz toplant ve gösteri yürüyüü düzenleme hakkna sahiptir.”  2911 sayl Toplant ve Gösteri Yürüyüleri Hakkndaki Kanun’un 3’üncü maddesinde yine toplant ve gösteri yürüyüleri için izin alnmayaca öngörülmütür. Hemen dördüncü fkrasnda da nelerin istisna olduu saylmtr, örnein gelenek, görenek, toplant, bayramlarda izin almadan kullanlaca söylenmitir. Hatta Sayn Bekir Bozda, Nevruz bayramlaryla ilgili “Nevruz bayramdr, bayramlarda izin almaya gerek yoktur. Dier bayramlar nasl kutlanlacaksa öyle kutlansn.” demitir. 

Dün de, bu ülkede, bizim de bu Komisyonda çalmamzn temelini oluturan cumhuriyetin kuruluuyla ilgili vatandalarn yapt bir bayram kutlamas vard, ona ilikin imdi aynsn okuyorum: “Ankara Cumhuriyet Basavcl, dün baz sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler tarafndan Birinci Meclis önünde balatlan izinsiz yürüyüle ilgili soruturma açt. Soruturma 2911 sayl Toplant ve Gösteri Yürüyüleri Kanunu’na muhalefet kapsamnda yürütülecek. Savcla, ayrca, Ankara Emniyet Müdürlüünden gelecek raporlar dorultusunda kasten yaralama, görevli memuru mukavemet ve kamu malna zarar verme suçlarndan da soruturma açlaca belirtildi. “

imdi, bu, siyasi iktidarla, yargnn… Daha dorusu öyle diyelim: Yargnn siyasi iktidarlarn paralelinde davrandnn en somut göstergelerinden birisidir. Bu savc, herhâlde hukuk okumu bir savcdr. Bizim burada okuduumuz eyleri bu da bilebilecek bir durumdadr ve buna ramen, emniyetten alacakm rapor… Aslnda,  burada soruturulmas gereken konu emniyetin duran bir kitleye neden biber gaz kullanddr, oradaki milletvekillerinin üzerine neden biber gazyla su skt konusudur. Yani o milletvekilleri -brakn halk, milletvekillerinden bahsediyorum- polise saldrda m bulunmulardr, polise kar bir ey mi yapmlardr da polis onlara biber gaz skmak zorunda kalmtr? Yani, imdi, eer biz olaya “Bizim iktidar açsndan yaplanlar doru, kar iktidar açsndan yaplanlar yanltr.” diye bakarsak olay çözemeyiz. Benim öteden beri üstünde durduum temel mesele budur. Yani demokrasiyi u veya bu ekilde herhangi bir dönemde kesintiye uratan ya da kesintiye uratan hevesli adamlar… Bugünün iktidar AKP’dir, bugün Sayn Alaaddin Yüksel Ankara Valisi olarak siyasi iktidarn paraleli çok güzel eylemler yapmaktadr, e, dün de yapm zaten, hiç merak etmeyin ve size onunla ilgili çok somut bir ey söyleyeyim: “Eski vali bir arkadam beni arad, o tarihte o görevden alnd zaman ona baz insanlar sahip çkt Sayn Vekilim.” dedi, onlarn ismini de bana verdi. 

imdi, arkadam, benim söylemek istediim konu u: Yani, yargnn tarafl,  tarafsz, bamsz olmadn ben biliyorum Sayn ahin, kendimle ilgili bir karar var, ayn hâkim tarafndan verilen bir karar. AKP’li milletvekili arkadaa ben “yalan” demiim 10 milyar tazminata mahkûm etti, o bana “erefsiz” demi ayn hâkim diyor ki: “Bu eletiri kapsamnda kalr.” diyor. 

ENVER YILMAZ (stanbul) – Ayn ey mi? 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ya, ben “yalan” demiim birisine 10 milyar ödemiim, o bana “erefsiz” demi… 

BAKAN – imdi… 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Yahu “erefsiz” diyor… 

DRS AHN (Çankr) – Bu konuda…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bir dakika… Bir izin verin… 

 “erefsiz” diyor, “erefsiz”, “yalan” kelimesinden herhâlde daha ar bir laf.  Ayn hâkim “erefsiz” kelimesine “Bir siyasetçi eletiri hazmetmelidir.” diyor, anlatabildim mi? Kald ki, ben, bugüne kadar biliyorsunuz hiç dava açma gibi bir özelliim olmaz benim. Yani siyaset yapyoruz, belki öfkeyle de söyleyebilirim. Ama o arkada bana dava açt için açtm. Onu tazminata mahkûm ediyor, benimkinde diyor ki: “Bu denilmitir ama siyasetçiyi eletiriyi hazmedecek.”

DRS AHN (Çankr) -  Ali Rza Bey, bir cümle söyleyebilir miyim. 

Bakn ben Oktay Beye, bizim bir hukukçu büyüümüz olarak aynen u cümleleri söyledim, dedim ki: Yargnn tarafsz ve bamszlna olan inancmz bir hukukçu olarak, bir siyasetçi olarak biz kaybedersek bu ülkede çok kötü eyleri olabileceini ve demokrasiye olan inancn zayflayabileceini ifade ettik, yoksa biz yargnn içerisinde bir ksm isimlerin yanl yapmadn, her yaptklarnn mutlaka doru olduunu filan asla söylemiyoruz. Ama, biz, burada, hem parlamenterler olarak hem de hukukçu kimliimizle yargnn bamsz ve tarafsz olduuna inanmak durumundayz. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben inanmyorum, ben inanmyorum. Bakn ben bir ey söyleyeyim: Ben dün inanmyordum bugün de inanmyorum, anlatabildim mi?  

BAKAN – imdi, öyle ksaca…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Dün inanmadm bugün de inanmadm, evvelki gün de inanmadm. 

BAKAN – Sayn Öztürk, ksa bir araya gireyim devam edin…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bakanm, bir saniye…

BAKAN – Ksaca bir araya gireyim, devam edin. Gerçekten hiçbir ekilde sözünüzü kesmek istemiyorum. Dünkü olaylarn burada deerlendirmesini yapmanza da ey yapmyorum ama…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben deerlendirmedim sadece okudum, o kadar, deerlendirmedim. 

BAKAN – Ama siz tabii ki, Parlamentonun Genel Kurulunda gündem d da söz alabilirsiniz, ilgili bakanlara soru önergesi de verebilirsiniz. Sayn Ekiyi, ben, komisyon gündemine hâkimdir, ç Tüzük kural çerçevesi içerisinde, kendi gündemimiz çerçevesinde Sayn Ekiye bir sorunuz varsa…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Var. 

BAKAN - …yöneltirseniz…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bu yargnn uygulamasyla ilgili olduu için söyledim, bugünün uygulamasdr bu. Buna benzer çok fazla uygulamalar vardr. 

imdi…

BAKAN – Biz kendisinin bulunduu pozisyonlarla ilgili bir deerlendirme istedik. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ama Sayn Bakanm, imdi, bakn, buradan hep izliyoruz, basn mensuplar da izliyor, herkes izliyor. imdi, biz, örnein, diyoruz ki, gazeteci arkadaa “u yazy neden yazdn… Eer gazeteci arkadan o yazy yazmas demokrasiye aykr bir davran biçimiyse eer, bugün gazeteci arkadalarmzn siyasi iktidar öven, göklere çkaran bir sürü yazlar var. Ben savunmuyorum onu, katlmalarn savunmuyorum ama Sayn Babakann gazete patronlaryla, gazetenin köe yazarlaryla yapt bir sürü toplantlar var eer bunlar böyleyse. Bunlarn…

BAKAN – Mesela, isimlendirir misiniz hemen, kiminle ne zaman? 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bir sürü var, getireyim…

BAKAN – Bir sürü deil, yo yo…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bir sürü var…

BAKAN –  fade edin…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben size getireyim canm, bir sürü var. Tabii, toplantlar var, ben Genel Kurulda da söyledim bunu. 

BAKAN – imdi, bir iddiada bulunuyorsunuz Sayn Babakan hangi gazete patronlaryla ve köe yazarlaryla…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Tabii, ben Genel Kurulda söyledim, toplant yaptnn ertesi günü söyledim canm, imdi ben buraya bunlar, hazrlkl gelmedim, bunu bilmiyorlar m yani? Bilmeyen var m? Gazetecilerle sk sk toplantlar yapmtr, köe yazarlar ve eyler katlmtr. 

imdi ben unu söylemek istiyorum: Eer bu toplant, brifingler dün yanlsa e, bugün de yanl o zaman. Eer bunlar mevcut siyasi iktidar dün ya da bugün korumaya ve onun icraatlarn örtmeye yönelikse bu amaç dün de yanltr, bugünde ama bu, gerçekten ülkenin yararnaysa -bilgilendirme- dün de dorudur bugün de, ben bunu söylemek istiyorum. Yani bunu söylerken…

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – kisi farkl ama birisi darbe için yaplan bir ey…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bakn bir ey söylemek istiyorum…

BAKAN – imdi, bakn, müdahale etmek zorundaym…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Onu tartmayalm… 

BAKAN – Müdahale etmek zorundaym…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bakn bir ey söylemek…

BAKAN – Komisyon…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ama bir ey söylemek istiyorum…

BAKAN – Komisyon gündemine hâkimdir, biz gündemi çerçevesinde deerlendirelim. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bu Komisyon Meclis ç Tüzük’üne aykr bir ekilde hareket etmektedir. Bunu ilk gün söyledim size, tutanaklara geçti. 

BAKAN – stifa edin o zaman. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – stifa etmeyeceim ben. 

BAKAN – Üye olmaya devam etmeyin. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben istifa etmeyeceim. 

BAKAN – ç Tüzük’e aykr bir komisyonda bulunmayn o zaman. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben sizi, komisyonu ç Tüzük’e uygun çalmaya davet ediyorum. 

BAKAN – Ben u anda ç Tüzük’ü uygulatmaya çalyorum. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Benim istifa edip etmeyeceim kararn siz veremezsiniz. 

BAKAN – Ben verebilirim. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Veremezsiniz, sizin böyle bir hakknz, yetkiniz yok, beni Genel Kurul seçti. Sizi ne kadar Genel Kurul seçtiyse beni de Genel Kurul seçti. stifa tek yanl bir iradedir. 

BAKAN – Sayn Öztürk, bu, eer, ç Tüzük’e aykr bir komisyonsa burada niçin bulunuyorsunuz milletvekili sfatnzla? 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – “Çalyorsunuz” diyorum, Tüzük’e aykr çalyorsunuz. 

BAKAN – Niçin bulunuyorsunuz o zaman? ç Tüzük’e aykrysa niçin bulunuyorsunuz? 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – imdi, Sayn Bakan, sizin davrannz, Komisyon Bakan olarak sizin davrannz, komisyonu yürütme ekliniz tamamen Tüzük’e aykrdr. 

BAKAN – Hiç de deil. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Yani, imdi, ben size…

BAKAN – Benim yönetme eklim deil, komisyonun kuruluuna itiraz ediyorsunuz. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben sizi komisyona uygun davranmaya davet etmem. Benim bir istifa nedenim olamaz, bu bir. 

ki: Sizin…

BAKAN – Komisyona uygun davranmaya davet etme deil, “Bu komisyon ç Tüzük’e aykr kurulmutur.” dediniz. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – zin verin…

Sizin komisyon üyelerinden herhangi birisini istifaya davet etmek hakknz da deildir, haddiniz de deildir, kusura bakmayn, beni Genel Kurul seçti. stifa tek yönlü bir müessesedir, benim bileceim bir itir. Ama siz, komisyonu, ç Tüzük’e uygun yürütmek zorundasnz, buna mecbursunuz. 

BAKAN – Ben ç Tüzük’e uygun yürütüyorum, ç Tüzük’e uygun da yönetiyorum…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Ben, sizin, uygulamalardan, metinlerden, tutanaklardan, komisyonun ç Tüzük’e aykr bir sürü davranlar çkartyorum imdi, hiç merak etmeyin, o tutanaklar geldikçe okuyorum onlar. Onlar okuyorum, sizin ne kadar aykr… Örnein siz unu söylüyorsunuz: “Efendim, 28 ubat 2004’le 2007 arasn kapsar.” Kim söylüyor onu, nereden çkartyorsunuz? Siz, Komisyon Bakan olarak hangi hakla 28 ubatn 94’le 2007 arasnda olduunu ey yapyorsunuz? Genel Kurul böyle bir karar m vermi? Ya da böyle bilimsel bir ey mi var? Siz kendi banza…

BAKAN – Genel Kurul böyle bir karar vermi deil, o kurulan komisyon ç Tüzük çerçevesinde…

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bana göre… Ben de size soruyorum niye 93 deil de 2008? 

Sayn Bakan, bakn, ç Tüzük ortada.

BAKAN – Sayn Öztürk, bu ekilde bu toplantya devam edemeyiz. 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayn Bakan, siz, bakn, siz…

BAKAN – Sayn Öztürk, bu çerçevede komisyon… 

AL RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – …komisyona çardnz insanlar, siz sorgular vaziyette…

BAKAN - Ara veriyorum, komisyon toplantsna ara veriyorum. 

Kapanma Saati: 13.16

 

 

 

 

 

 

 

KNC OTURUM

Açlma Saati: 13.24

BAKAN: Nimet BA

-----0-----

BAKAN – Tekrar ara verdikten sonra yeniden toplantmza kaldmz yerden ve bitirecek, tamamlayacak ekilde devam etmek istiyorum. 

Öncelikle bu komisyonda komisyonun görevlerini ve çerçevesini çizerken özellikle bütün siyasi partilerin ortak dorultuda vermi olduklar önergeyi çok önemsediimi ifade ettim. Darbelere ve muhtralara veya demokrasiyi kesintiye uratan süreçlere her eyden önce hep birlikte siyasi irade olarak ortak bir kar koyu, kategorik bir duru sergilememiz gerektii konusunda hemfikiriz. Burada ç Tüzük çerçevesi dorultusunda komisyonumuzun ilk kurulduu günden bu güne kadar Bakan sfatyla demokratik bir ortam oluturup bütün siyasi partilerin kendilerini en doru ekilde ifade edebilecekleri ekilde çerçevesini çizerek ve bütün kararlar birlikte alarak çalma takvimimizi, alt komisyonlarmz, kurulu ekillerini, inceleme konularn, balklarn belirledik. Sanyorum milletvekilimiz bu toplantlarda bulunmad için bugün ç Tüzük çerçevesinde ve aykr bir yönetim tarz sergilediimi ifade etti. Her eyden önce bu üslup bu Parlamento çats altna yakan bir üslup deildir. Hepimizin her eyden önce birbirimizle konuurken ses tonumuzu ayarlamak konusunda olsun bir nezaket ve hassasiyet göstermemiz gerekir diye düünüyorum. 

Burada deerlendirdiimiz konular bize Genel Kurulun verdii çerçevedeki konulardr. Genel siyasete yansyacak her türlü tartmann cereyan edecei yer Meclis Genel Kuruludur. Meclis Genel Kurulunda ifade edilmesi gereken muhalifi sözlerin ve seslerin burada çalmalarmzn iç barmz bozacak ekilde intikal ettirilmesini her eyden önce uygun bulmuyorum ve bu tarzda bir üslubun her eyden önce siyasete yakmadn ifade etmek istiyorum. 

Burada dile getirdiimiz hususlar ve deerlendirmelerimiz en sert ekilde olsa dahi Avrupa nsan Haklar Sözlemesi’nin ifade hürriyeti snrlarnn da çizdii çerçevede canmz actsa da eletiriye hepimiz yüksek düzeyde tahammüllü olmalyz. Bu, demokratik bir tutumdur. Bunu her eyden önce sadece siyasi kimliimle deil hukukçu kimliimle de içselletirmi bir insan olduumu düünüyorum. Dolaysyla ahsma olarak, ahsma yönlendirilmi tüm bu deerlendirmeleri dier tüm komisyon üyelerimiz tarafndan paylalmyor olmasn her eyden önce bir kazanm olarak görüyorum.

Elbette yargya ilikin deerlendirmelerimizi yaparken, dönemsel deerlendirmeleri yaparken atlamamamz ve belki de göz ard etmememiz gereken en önemli husus, bizim burada incelediimiz dönemler darbe dönemlerinin hukuk sistemleri ve ona ilikin belirleyici unsurlardr. Darbe dönemleri dnda demokratik yollarla seçilmi siyasi iktidarlarn denetim mekanizmalarnn hukuksal olarak dierlerine göre daha farkl ilediini hepimiz biliyoruz. Her eyden önce Türkiye Cumhuriyeti devleti uluslararas hukuk sistemine entegre olmu bir ülkedir, evrensel hukuk kurallarn benimsemi bir ülkedir. Ülkemizde yürütülen her türlü yarglama, örnek olarak gösterilen Ergenekon davas da buna dahil olmak üzere, Ergenekon davas sanklarnn da zaman zaman Avrupa nsan Haklar Mahkemesine kendileriyle ilgili âdil yarglanma ilkesi prensibi çerçevesinde bavurduklarn ve sonuçlarn biliyoruz. 

Ülkemiz iç hukuk sistemi içerisinde hakkn arayan fakat usuli ilemlerin ardndan hâlen daha evrensel haklar prensibi anlamnda haklarnn ihlal edildiklerini düünenler olursa evrensel mahkemelerin bireysel bavuru haklar olduunu biliyoruz. Bu bireysel bavurular 2004 ylnda yaplan deiiklikle yarglamann iadesi, iç hukukta dorudan uygulanma yetkisi, eskiden sadece tazmini yönünde karar alnabilirken ülkemiz yeniden yarglama hakkn Avrupa nsan Haklar Sözlemesi’ndeki çekincesini kaldrmak suretiyle tanm bir ülkedir. Dolaysyla bugünkü yarglamalar deerlendirirken hazrlk tahkikatnn gizlilii prensibi hakikaten insan haklar balamnda son derece önemlidir, bir hukukçu olarak buna çok titizlik gösteren biriyim. Kendi yürüttüüm zamanda davalarda -ki buna 28 ubat dâhildir- o dönemde de inanlmaz derecede ihlaller vard ve biz hakkmz hukuk yoluyla aramaya çalyorduk. ç hukuk kurallar çerçevesi içerisinde ret de edilse taleplerimiz, kabul de edilse yine bavuracamz yer yüce adalet sistemimizdi. hlal eden bugünkü koullarda da bugün baktmz zaman örneklediimiz tüm olaylarda sizlerin de örnekleriniz hazrlk tahkikatnn gizlilii ilkesini ihlal eden herkesin yarglandn, basn mensuplarnn da hüküm giydiini de hatrlatma isterim bu hususta, buna Ergenekon davas da dâhil. Dolaysyla hâlâ yarglamas devam edenler de var. Yargya ilikin eletirilerimiz elbette olabilir ama darbe dönemiyle demokratik yolla seçilmi iktidarlar karlatrmann çok da her eyden önce âdil bir deerlendirme olmadn düünüyorum.

Burada bir kez daha altn çizmek istiyorum ki, biz belli bir dönemi, belli bir konuyu aratryoruz. Genel siyasi tartmalarn uzanda tutmaya çalyoruz. Demokratik ortammz ve iç barmz salamak adna bunlar yapyoruz. Biraz önce yaananlar adna açkças söylenecek çok söz var. Elbette ki milletvekilimiz ç Tüzük’e aykr, ihlal eden tutumlarmz olduunu düünüyorsa bununla ilgili bavurularda bulunabilir. Benim kendisini istifaya davet etmek deil, “ç Tüzük’e aykr olarak kurulmu bir Komisyondur bunlarn yarglamas devam ediyor.” itirazn ilk gün dile getirmitir. Dolaysyla, ç Tüzük’e aykr kurulduu düünülen bir Komisyonda üye olarak bulunmann her eyden önce kendi takdirine ait olmak üzere, istifa etmesinin de bu anlamda belki daha doru bir duru sergilemi olacana inandm için ifade ettiim bir eydir. Ayrca, ahsi meselelerde yani bir meselenin ahsiletirilmek suretiyle kiiler üzerinde ahsi deerlendirmelere gidilmesi, meselenin maalesef hem tartma boyutu açsndan hem de Meclisin vakarna uygun olmadn düünüyorum.

Bu dorultuda, maalesef, sorulacak belki de sorularmz da vard ama toplantnn bu ekilde kesintiye uram olmasndan dolay her eyden önce Komisyon Bakan sfatyla üzgün olduumu ifade ediyorum, size de son sözlerinizi söylemek üzere son kez söz veriyorum ve toplanty kapatacam.

Teekkür ederim.

DRS AHN (Çankr) – Bir ey söyleyebilir miyim?

BAKAN – Bir ey ilave etmek istiyor.

DRS AHN (Çankr) – Çok özür diliyorum Oktay Bey, demin çok güzel bir vurgu yapmtnz, biz onun zapta geçmesi adna… “Ülkemizdeki darbelerin ve darbeye teebbüslerin sonunun geldii kanaatindeyiz, bundan sonra bunlara kalklmayacan umuyorum.” dediniz, buna dair de biz bir not aldk, bununla alakal da somut örnekler verebilirseniz. Bu kanya sizi götüren gelimeler neler olmutur, bundan sonra olmamas için neler yapmalyz? Bunlar da bu toparlama içerisinde naklederseniz hem kaytlara geçmi olur hem de biz de istifade etmi oluruz.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Teekkür ederim.

DRS AHN (Çankr) – Ben teekkür ediyorum.

YAAR KARAYEL (Kayseri) - Bir ey de ben arz edeyim. Yaar Karayel benim ismim Kayseri Milletvekiliyim.

Daha önce dediniz ki: “Türk Silahl Kuvvetler birlii yani 60 ihtilaliyle ilgili o dönemde idamlarla ilgili pazarlk yapld, tutanaklar var bunlarn.” dediniz. Bu tutanaklarn içerisinde bu aslan 3 babakan ve 2 tane bakannn tutanakta isimleri var myd?

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Sayn Karayel, onu da ilave ederek yant vereyim.

YAAR KARAYEL (Kayseri) – Evet, buyurun efendim.

 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Önce izin verirseniz, daha önce ki açklamamda eksik braklm iki noktay tamamlayaym, ondan sonra da hem Sayn ahin’in hem de zatalinizin sorularna yant vermeye çalaym.

Birincisi: Sayn Yeniçeri, Özcan Yeniçeri’nin sorusunda 1946-50 arasnda smet Paa’nn herhangi bir ekilde iktidar brakmama eilimi söz konusu olursa meseleye el koyacak ekilde General Fahri Belen’le Cemal Yldrm arasnda bir konuma geçtiine ilikin sözleri vard, sonra kaynak da ifade etti Emin Aytekin’den vesaireden. Tabii, o dönemde kimin ne yaptn bilecek durumda deilim, sadece kanaatimi arz ettim ve dedim ki: 46 olayndan smet Paa çok azap duymutur ve 50’ye doru da olabildii kadar rejimi demokratik sistemin iyi ileyecei ekilde yerine oturtmak amaçl admlar atmtr, attrmtr. emsettin Günaltay’n Babakan olmas bunun gereklerinden biridir mesela ve o tarihte genç milletvekillerinin, genç politikaclarn emsettin Günaltay gibi artk çok yalanm politikacnn kabinesine girmesini salamas da onun sonucudur.

unu ifade etmek istiyorum: 1950’de 14 Mays seçimi yapld zaman, hem Demokrat Parti ileri gelenleri hem de genel kamuoyu Demokrat Partinin bir miktar güçleneceini fakat Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarda kalacan düünüyor ve bekliyordu. Nitekim, o gece Çankaya Kökü’nde yaananlar daha sonra kamuoyuna yansd. Çok yaygn bir ekilde ifade edilen husus udur, tabii tan deilim: Abdurrahman Nafiz Gürman -o tarihin Genelkurmay Bakan- seçim sonuçlarnn belli olduunu görünce yani iktidarn artk Demokrat Partiye kaydn görünce Cumhurbakan smet nönü’ye “Paam, müsaade ederseniz buna biz müdahale edelim.” anlamnda tabii kelimeleri bulmak ve aynen ifade etmek mümkün deil, bir talep veya bir arzda bulunduu çok yaygn olarak ifade edilmitir. Daha sonra Abdurrahman Nafiz Gürman böyle bir ey olmadn ifade etti diye hatrlyorum. Fakat yaygn kan odur ki smet Paa’ya böyle bir talep gelmitir, o da “Hayr, millî iradenin gerei neyse o yaplacaktr.” demitir. Nitekim, 15 Mays 1950 günü hemen, seçim sonuçlar açklanr açklanmaz, belli olur olmaz nönü, çok net hatrlyorum -o tarihte lise örencisiydim- ama çok net hatrlyorum Demokrat Parti ktidarna hemen iktidar, hükûmeti devretmeye hazr olduklarn kamuoyu önünde ilan etti. Fakat Demokrat Parti bir hafta süre istedi bu iktidar devralabilmek için. Nitekim, hatrladm 22 Mays filandr cumhurbakan seçilmesi ve hükûmetin kurulmas. Yani o döneme ilikin resmi hatrlamak isteyenler doru çizgilere bakarlarsa iyi olur diye bunu ifade etmek gereini duydum.

kincisi, Sayn Bakann –sanyorum- yahut Sayn eker’in sözlerinde vard: Tahkikatn, özellikle Ergenekon davasndan sonraki dönemde tahkikatn gizliliini ihlal eden… Sözlerimi tamamlamak amacyla söylüyorum. Bu, o kadar çok ar ihlallere yol açt ki iktidarnz yani Adalet ve Kalknma Partisi ktidar 3 numaral torba yasayla adli sistemi bir kanaate göre daha iyi iler hâle getirecei ileri sürülen yasa ile o sözünü ettiim ar ihlallerden doan 4 bin küsur davay ortadan kaldracak hüküm koydu yasa tasarsna ancak onunla ortadan kaldrlabildi. Bu, ihlallerin ne kadar yaygn, ne kadar ar olduunu ortaya koyan örnektir diye kayda geçsin istedim. Sayn Bakann ifade ettikleri gibi dorudur, zaman zaman hüküm verilmi olaylar da vardr, hakldr Sayn Bakan ama çok büyük çounluk maalesef kamuoyunu siyasi iktidarn, bugünkü siyasi iktidarn, arzu ettii dorultuda oluturma amaçl ve maksatl yaynlardan ibarettir, o da tahkikatn gizlilii ilkesinin ihlalinden kaynaklanr. Bunlar, Sayn Bakan kayda geçsin diye arz ettim.

BAKAN – Sayn Eki, çok hzl bir ekilde tamamlarsanz, son bir cümlenizi alalm lütfen.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Son bir… Arz ediyorum. Ksa tutmaya çalacam.

Sayn ahin “Darbeler dönemi niçin artk gömülmütür?” diye sordular. Baknz, Sultan Abdülaziz’den alp bugüne gelebilirsiniz. Ta o tarihten itibaren sürece bakarsanz giderek metotlarn deimekte olduunu ve yumuamakta olduunu da görürsünüz. Bu neyi ifade eder? Bu, toplumun artk darbelere tahammülünün kaba, ar, baltayla olayn üstüne gider gibi darbe yapma geleneinin toplumdan tepki görmesinin ve toplumdaki olgunlamann getirdii bir sonuçtur. Nitekim, en son hatrladmz kiminin “darbe” dedii, kiminin “elektronik darbe” dedii, “e-darbe” dedii 27 Nisan’a gelince bakyoruz ki artk nternete kadar inmi darbe metodu. Bu, zaten ölümün geldiini gösteren bir gelimedir, yani darbeciliin öldüünün bir somut örneidir. Ben bunu daha çok toplumdaki gelimeye, iletiimin yaygnlamasna ve demokrasinin hakikaten artk kuaklarn iliklerine, genlerine kadar ilemi olmasna balyorum. O nedenle, darbenin, darbeciliin artk öldüünü düünüyorum.

Sayn Karayel’in bir sorusu vard.

YAAR KARAYEL (Kayseri) - Türk Silahl Kuvvetleri birlii ile yaplan bu anlama veya müzakereler sonunda yani idam edilecekler çoktu…

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Efendim, ben zabttan söz etmedim, sanyorum ki azmdan zabt kelimesi çkmad, yani buna ilikin bir zabttan söz etmedim.

YAAR KARAYEL (Kayseri) - Mutabakat

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Muhtemelen Millî Birlik Komitesinin gizli zabtlarnda bu olabilir. O, açk m, deil mi onu bilemiyorum ama gizli zabtlarda olabilir çünkü o tarihte Kurucu Mecliste öyleydi. Bazlar esip savuruyor 15 kiinin idam konusunda biz de oy kullanmz da vesaireymi vesaireymi alakas yok. 157 sayl Yasa Yassada Mahkemelerinden verilecek kararlar arasnda idam çkarsa bunu onaylama veya reddetme yetkisini Millî Birlik Komitesine vermiti. Bu, Kurucu Meclisin tekiline ilikin 157 sayl Yasa. O nedenle zaten Temsilciler Meclisi kanadnn, yani benim üyesi olduum kanadn, olayla ilikisi yoktu. Geriye 23 üyeli Millî Birlik Komitesi kalyordu. Millî Birlik Komitesi de tabii bu meseleyi gizli oturumunda tartt. O yüzden elimde bir zabt olduunu, Sayn Karayel, söyleme ansna sahip deilim ama bu yaygn olarak bilinen bir husustur. Bir de hakkn teslim etmek için… Çünkü belli bir siyasi gelenekten gelenler, smet Paa’nn hakkn yeme konusunda çok itahllardr, o yüzden hakkn teslim etme ihtiyacn zaman zaman duyarm. damlar olmasn diye yrtnd smet Paa ama derdini anlatamad. Rahmetli Ekrem Acuner smet Paa’y huzurundan kovmutur. Söz u: “Yapmayn, bundan sadece kahraman yaratrsnz, rejime zarar verirsiniz, hiçbir ekilde faydas yoktur. dam etmeyin, idam onaylamayn.” demek için Ekrem Acuner’e… O tarihte Millî Birlik Komitesinin Genel Sekreteri sfatn tayordu, dönerli bir sistemleri vard. Millî Birlik Komitesi Genel Sekreteri Ekrem Acuner “Paam, artk senin iktidarn, dönemin deil, müsaade edersen bu ilere biz karar vereceiz, bu ilere siz karmayn.” diyerek görümeyi bitirmitir. Yani Paa’ya yaplan muamele, hakaret niteliinde ar bir muameledir. Demek istediim u: Hakkn yememek için kaytlara geçsin diye arz ediyorum. Benim sizlere arz edeceim budur.

Sayn Bakan, sabrnz suistimal etimse balayn.

ENVER YILMAZ (stanbul) - Oktay Bey, hafzanza olan takdire ayanlm belirtmek isterim.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Teekkür ederim.

ENVER YILMAZ (stanbul) - Yaklak elli, elli be yl öncesini dünmü bugünmü gibi rahat bir ekilde anlatabiliyorsunuz.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Tarihleriyle söyleyebilirim, dorudur.

ENVER YILMAZ (stanbul) - Darbe sonras, 60 sonras Öncü gazetesinde -rahmetli Alparslan Türke’e yaknlyla bilinen Öncü gazetesinde de- yazlar yazdnz ya da ne kadar süreli yazdnz?

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Kaç dakikanz var Sayn Ylmaz?

ENVER YILMAZ (stanbul) - Çok uzun olmamak kaydyla. O süreci bir deerlendirir misiniz? Ben örendiimde biraz tuhafma gitti. Bir deerlendirirseniz…

Buyurun.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Hemen anlataym efendim. 

imdi, ben az önce arz ettim. Dedim ki: “30 haziran 1960 günü ben terhis oldum, yedek subaym. Fakat Adnan Bey döneminde Dünya gazetesinin Ankara Temsilcisiyim. Biz savar gibi gazetecilik yapyorduk, bu da doru bir ey deildi. Terhis olacam zaman haziran aynda son bir aylk iznimi aldm, gittim stanbul’a. Bedii Faik Bey’e dedim ki, 13 Haziran 1960 günü, kendisine dedim ki: Bedii Bey, artk Adnan Bey yok, Demokrat Parti gitti. Yeni bir dönem balyor, biz de gazetecilik yapalm. “Ne demek istiyorsun sen?” dedi. Dedim ki: Savar gibi yaptk bu ii, bu, gazetecilik deildi, benim anlayma, içime sinen bir dönem deildi. Onun için izin verin, bizim Ankara bürosunun bandaym ben, birkaç muhabir alalm da iimizi adam gibi doru dürüst yapalm, bunu anlatmaya çalyorum. “Git kardeim kendi büronun bandasn, sana kimse bir ey mi söyledi?” dedi. Onun üzerine istifam sekreteri Türkan Hanm’a braktm, trene atladm, Ankara’ya geldim. sizdim yani 13 Hazirandan sonra gazetecilikle bam o anlamda kesilmiti, ile bam kesilmiti. Ankara Gazeteciler Cemiyetinin o srada bir genel kurulu oldu, Genel Sekreteri oldum. Arkasndan isiz olduum dönemde ben de kendime i aryorum. Dediler ki rahmetli Ziya Tansu -ka diye bir ajans vard, iktisadi haberler ajans filan gibi bir ey- o, bir gazete çkaracakm. Ziya Tansu, çok iyi bir adamm sonra tandm ama o tarihte aramzdaki hâli pek de öyle makbul bir isim gibi alglanmazd. Ben dedim ki: Beni ilgilendirmez. filan. Derken aradan zaman geçti, Ziya Tansu beni arad ve i teklif etti, kendisine teekkür ettim. Biraz da kabaca davrandm için hâlâ üzgünümdür ama sonra o srar edince Yeni Haber gazetesi diye bir gazete kurmakta olduunu örendim ve zaten isiz olduum için peki, dedim, girdim. Baka arkadalar da bize katlmaya davet ettik, 28 genç gazeteci Ziya Tansu’nun patronluunda gazetenin kurulmas aamasna geldik. O srada duyduk ki Millî Birlik Komitesinde bir kavga çkm. Kavgada ne olmu? Biz artk yola çkmz, gazeteyi hazrlyoruz. Millî Birlik Komitesi üyeleri Alparslan Türke’e demiler ki: “Biz buraya geldik, gideceiz. Bu gazeteyle ne iin var senin, niye sen gazete çkaryorsun?” O, “Ben çkartmyorum.” demi. “Hayr, çkartyorsun çkartmyorsun…” derken, demiler ki: “Peki, senin einin ismine imtiyaza alnm, Muazzez Hanm’n ismine -Mukadder veya Muazzez- imtiyaza alnm bu ne?” Onun üzerine bu, Ziya Tansu’ya dönmü demi ki “Kardeim, ben youm.” Yap Kredi’nin kurucusu rahmetli Kazm Takent meer ihtilale destek vermek için 350 bin lira kredi ayrm, 7 hisseye bölmü, bu 50’er bin liray da ötekilere söylerim, 350 bin lirayla gazeteyi kurmaya karar vermiler. Bunun üzerine Alparslan Türke çekilince Ziya Tansu dedi ki: “Ben, artk youm.” Biz dedik ki: Bir dakika, 28 adam çkt yola -hadi ben isizdim ama birçok adam da istifa etti geldi- nasl yoksun olmaz böyle ey, çkaracaz gazeteyi. Onun üzerine “Öncü” diye bir imtiyaz ald, Öncü gazetesi çkt. Bir süre sonra Alparslan Türke’le aralarnda ilikinin devam ettiini fark ettik biz. Nitekim, imzasz yazlar geliyordu Öncü imzal, biz bakyoruz gazetede ertesi gün çkm. Bunlara biz mani olmaya çaltk, arada ihtilaf çkt. Ben, araln sonunda Kurucu Meclis seçimlerine katlmak için istifa ettim. Gazete 26 austos 1960 günü çkt. 26 Aralk filan tarihinde de ben dedim ki: Bu ite ben youm, ayrlyorum. Olay bu.

ENVER YILMAZ (stanbul) – Tamam, teekkür ederiz.

BAKAN – Çok teekkür ediyoruz sa olun.

OSMAN OKTAY EK (stanbul) - Rica ederim.

 

Kapanma Saati: 13.48