Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 21 Austos Pazartesi  2017
Balova Belediyesi'nin Dzenledii 'Cumhuriyeti Anlamak' Balkl Panel Konumas

29.10.2012

 

 

zninizle söze hepimizin bildii bir yerden balayacam. “Cumhuriyeti 

anlamak”tan söz edeceimize göre önce “Cumhuriyet”in ne demek olduunu konumalyz.

Lügatler “Arapça” kökenli bir kavram olan “Cumhuriyet”in “halk yn, kalabalk” anlamna geldii gibi “yklmak üzere olan kum yn” anlamna da geldiini söylüyor.  

Biz elbette “kum yn”ndan deil, Latince Res Publica veya ngilizce “The Republic” yani “halka” yahut “kamuya ait olan” anlamna gelen Cumhuriyet’ten söz ediyoruz.

Söz ediyoruz ama 89 yldan beri  “devletimizin kimliini” ifade eden “Cumhuriyet” kavramnn, uzun siyasi tarihimiz içindeki yerinin pek de eski olmadn kabul etmek zorundayz.

Osmanllar döneminde “Cumhuriyet” kavramn ilk olarak, gazeteci ve air inasi’nin, Tanzimat Fermann ilan eden Sadrazam Mustafa Reit Paa’ya “Eyâ ahali-i fazln reisicumhuru” eklindeki övgüsünde görüyoruz. 

inasi, Mustafa Reit Paa’ya, “Ey, fazilet sahibi halkn ba” diyor ama “sen Cumhurbakansn” gibi bir ey söylemiyor.

19’uncu asr Osmanl aydnlarnn örnein Namk Kemal’in,  Ziya Paa’nn, Ali Süavi’nin de “Cumhuriyetçi”likle ilgileri yoktur. Hepsi Osmanl Hanedan yönetiminde kurulacak bir meruti düzenden yanadr.

Bugün 89’uncu yan kutladmz Cumhuriyet fikrinin izine, Kurtulu Sava yllarnda rastlayamyoruz. Ama Mustafa Kemal’in daha örencilik yllarnda zihnine “Cumhuriyet” fikrini koyduunun kantlarn bulabiliyoruz.

Osmanl aydnlar Cumhuriyet fikrini pek de ilemediklerine göre, Mustafa Kemal bu fikri Montesquieu ve Jean Jacques Rousseau’dan alm olmaldr.                                                

Öte yandan özellikle kinci Merutiyet döneminde “hakimiyet-i milliye” kavramnn çok öne çktn ve kurulan baz siyasi partilerin  programlarna girdiini görüyoruz.

Nitekim Mustafa Kemal Paa Samsun’a ayak bastktan üç gün sonra yani 22 Mays 1919 tarihinde Sadrazam’a gönderdii raporda, “Millet, milli hakimiyet esasn ve Türk milliyetçiliini kabul etmitir, bunun için çalacaktr” diyor. 

Temmuz banda Erzurum Kongresini açarken “Milli iradeye dayanan bir ûra (yani kurul) tesisini ve kuvvetini milli iradeden alacak bir hükümet tekilini” istediine baknca, hedefinin Cumhuriyet olduu anlalyor.

stanbul’daki ngiliz Amirali de Robeck, daha 17 Eylül 1919’da Lord Curzon’a gönderdii raporda “Türkiye’deki gelimelerin bir Cumhuriyete doru yönelmi olduunu” bildirmitir.

ngiltere’nin stanbul’daki istihbarat tekilatnn 14-21 Kasm 1919 tarihli haftalk raporunda da “Anadolu’da milliyetçilerin Cumhuriyet ilann düündükleri” bildirilmektedir.

Ama yine de Cumhuriyet’in ilan çok kolay olmad:

Mustafa Kemal Paa’nn “Cumhuriyet ilan” meselesini bir süreden beri zihninde piirdii yakn çalma arkada Hasan Rza Soyak’n anlarndan anlalyor. 

Buna göre Atatürk, Lozan Konferans’nn hemen ardndan (muhtemelen Temmuz sonu veya Austos banda) Soyak’a üzerinde bir takm eyler karalanm birkaç kât parçasn vererek:

“Bunlar al, müsvedde (taslak) halindedirler. Temize çekeceksin. (…) Bunlar imdilik yalnz sen ve ben bileceiz; âmirlerine dahi bahsetmene lüzum yoktur” der.

Kâtlarda 1921 Anayasasnn baz maddelerini deitiren ve “Türkiye Devletinin hükümet ekli Cumhuriyettir” diyen bir öneri metni vardr.

Nitekim Atatürk, 11 Eylül 1923 akam, yemee çard arkadalarna, “Cumhuriyet ilan etme” fikrini açar. Konuklardan Sabri Bey, 

“Paam, mesele bugünkü vaziyetin ifade edilmesinden ibarettir” yantn verir. 

Gerçekten yaplmak istenen aslnda, 23 Nisan 1920’de domu olan çocuun adn koymaktr. 

Gazi önce konunun kulislerde tartlmasnn kaplarn açar. O arada Neue Freie Presse gazetesinin muhabiri Lazar’a bir mülakat verir. O tarihte Ankara’da bulunan kdam gazetesi muhabiri Mecdi Sayman mülakat duyar ve o da haberi kendi gazetesine verir. Türk kamuoyu “Cumhuriyet’in ilan edileceini” böylece ilk olarak kdam gazetesinden örenir. 

Ama yine de ilann gerçeklemesi için uygun bir frsatn domas beklenir. 

Frsat o tarihte Babakan olan Ali Fethi Beyin istifas üzerine yeni hükümetin kurulamamas yüzünden çkar. 

Daha dorusu Atatürk, yeni hükümetin kurulamamasn yani krizin derinlemesini ister. 

Dedii olur. 

29 Ekim gün boyu yaplan Meclis Grubu görümelerinden sonuç alnamaynca çare bulmas için “TBMM Bakan Mustafa Kemal Paa’ya” gidilir.  O da Anayasann ilgili maddelerini “açklama” amaçl bir yasa deiikliini o akam, birkaç yakn arkadayla birlikte hazrlar. 

Ertesi gün konu, yeni kurulmu olan Halk Frkas’nn Meclis Grup toplantsnda tartlr.  Orada alnan karar sonra Genel Kurul’a gelir. Cumhuriyet “oybirlii” ile kabul ve ilan edilir. 

Pek duygusal bir air olan Mehmet Emin (Yurdakul) Beyin önerisi üzerine tüm milletvekilleri ayaa kalkarak üç kere “Yaasn Cumhuriyet” diye barrlar.

Cumhuriyetin ilann Halife Abdülmecit Efendi, “Yeni hükümet biçiminin mülk ve millet hakknda hayrl olmasn” temenni eden kuru bir telgrafla geçitirir. 

Ama Mustafa Kemal’in, bata Rauf Orbay ve Kazm Karabekir ile Ali Fuat Cebesoy gibi yakn arkadalar olmak üzere birçok yerden, özellikle stanbul basnndan tepkiler hemen yükselir. Örnein tannm gazeteci Hüseyin Cahit Yalçn, Tevhid-i Efkâr’n sahibi Velid Ebüzziya, Vatan gazetesinin sahibi Ahmet Emin Yalman “Cumhuriyetin olup bittiye getirildiini” ileri sürerler, “Cumhuriyeti ilan etmekle hiçbir mesele çözülmez, asl mesele rejimi deil kafalar deitirmektir” derler. 

Bu gazeteciler sonraki yllarda Cumhuriyet’e çok sahip çkarlar ama o tarihte “Halife devletin bana geçsin” diye ümit eden ve Cumhuriyeti bu nedenle istemeyenlerin sonraki yllarda yaayan takipçileri, Cumhuriyet’i hiçbir zaman benimsememilerdir. 

Bunlardan bir ksm hâlâ kendilerini “Cumhuriyetçi” deil “Osmanlc” görüyorlar. Ne kadar saklasalar da orada burada verdikleri demeçlerle hâlâ “Osmanl” hayalini yaama geçirmeye çalyorlar. 

Cumhuriyeti içine sindiremeyenlerden bir ksm da 1923’de kurulan Cumhuriyeti çöpe atp kinci Cumhuriyeti kurmay savunuyor.

Bazlar da yakasnda veya arabasnda “Osmanl Turas” ile karmza çkyor.

* *

Cumhuriyeti kuranlar, baz iç ve d çevrelerin çabalar sonucu Cumhuriyetin bana bir bela gelir kukusu ile onu korumak için çok titiz, çok duyarl davranmlardr. 

Ben bizzat smet Paa’dan dinlediimi anlataym:

Bilirsiniz smet nönü’ye kzanlar onda kiisel bir kusur bulamadklar örnein “içerdi, kumar oynard, devleti yaknlarna peke çekti, hrszlar korudu, devletin parasn yedi, yolsuzluk yapt” gibi bir ey söylemedikleri için “Atatürk’ün resmini indirtti, devlet dairelerine kendi resmini astrd, paralarn pullarn üstünden Atatürk’ün resmini çkartt, kendi resmini koydurttu” derler.

1950-60 arasnda Mecliste bir gün merhum Adnan Menderes’in kendisi veya biz sözcüsü de bu eletirileri dile getirmiti. Biz gazeteciler tartmalara ara verilmesini frsat bilerek CHP Meclis Grubuna ayrlan bölüme gitmitik. Maksadmz smet Paann eletirilere ne yant vereceini örenmekti. 

Niçin geldiimizi örenince:

“Biz o tarihte, Cumhuriyet dümanlarnn bir ekilde onu ykmay baarabilecekleri ihtimalinden ürkerdik. O yüzden Cumhuriyetin 10’uncu yln kutlamasna çok önem verdik. Böylece Cumhuriyetin uzun yllar yaayacan ispat edeceimizi düünüyorduk. Onun gerei de Cumhuriyetin ve devletin kurumlamas idi. 

Büyük Atatürk’ün ölümünden sonra paralarn pullarn üstündeki resmi yerine yeni Cumhurbakannn resminin konmas ve Devlet Dairelerinde ayn eyin yaplmas da “devletin ve Cumhuriyetin kurumlatn” yani kiilerden bamsz olarak ilel-ebet yaayacan göstermek içindi” dedi.

Gerçekten sonra örendik ki bizzat Atatürk de bir vesileyle bunlar yani para ve pullar üzerine, devlet dairelerine o srada devlet bakan kim ise onun resminin konmasnn doru olacan söylemitir. 

Bu anekdotu ben pek çok defa yazdm ama “Nuh” deyip “Peygamber” demeyenlere anlatamadm.

kinci Cumhuriyetçi’lere gelmeden, bir baka anekdot anlataym:

Burada yani Türkiye’de 1990’l yllarn balarnda Sud Deutsche Zeitung gazetesinin muhabiri Wolfgang Koydl adnda biri vard. O zat bir gün:

 “Yirminci Asrda doan ideolojilerin hepsi yirminci asr bitmeden çöktü. Örnein Nazizm çöktü, Faizm çöktü, Komünizm çöktü, geriye bir tek Kemalizm kald o da yaknda çökecektir” diye yazd.

Aslnda sadece Wolfgang Koydl deil Bat dünyasndaki birçok siyasetçi yahut bilim adam dört gözle Kemalizmin çökmesini beklemekte hatta istemektedir.

Burada Kemalizm’le kastedilen “Kemalist felsefe” üzerine kurulu olan Cumhuriyet’tir. 

“kinci Cumhuriyet”çilerin özlemiyle Kemalizm düman yabanclarn özlemi birebir örtümektedir. 

Çünkü “Cumhuriyet”çiliin ve Kemalizmin temelini tekil eden özellikle “ulusalclk”, “laiklik”, “devrimcilik” ve bu ilkelerin yaratt tek uluslu ve “bütün” halindeki devlet, hâlâ hazmedemedikleri kavramlardr.

Onlara göre Kemalist Cumhuriyet, otokratiktir, o nedenle antidemokratiktir. 

Oysa daha Cumhuriyetin ilan edildii tarihte dile getirilen görüler “Cumhuriyetin, demokratik bir toplum düzenine kavumak için” kabul ve ilan edildiini söylemektedir.  

Nitekim Kemalist Türkiye’nin demokratik bir rejime kavumas sürecinde hiçbir ekilde “krlma” yaanmamtr. 

Bir baka ifadeyle Almanya’da demokratik düzene geçilmesi, Nazizm’in tamamen tasfiyesi sayesinde olmutur. 

spanya’da talya’da, Portekiz’de demokrasi ancak “faist” rejimlerin tarihe gömülmesi üzerine uygulanabilmitir.

Ayn ey “komünist” sistemin uygulanm olduu ülkeler örnein Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Hrvatistan, Bulgaristan, Macaristan ve hatta Rusya için de geçerlidir. 

Oysa Türkiye’de 1946’da demokratik düzene geçi “Kemalizm’in tasfiyesi” yoluyla deil tam tersine Kemalist ideoloji sayesinde ve bu ideolojinin hukuk devleti ilkelerine uyarlanmas yoluyla gerçeklemitir.

Yeri gelmiken deineyim:

Bizim baz aydnlarmzn Cumhuriyetimizi “kinci” olarak nitelemeleri ilk deildir:

27 Mays 1960 ihtilalinden sonra, 1961 Anayasas yaplrken de bir ksm yazarlar, bilim adamlar yeni Anayasayla “kinci Cumhuriyetin kurulmakta olduunu” yazdlar. 

Konu Kurucu Meclisin Anayasa Komisyonunda da tartld. 

Daha sonra Komisyon Sözcüsü Turan Güne önce “1924 Anayasasnn “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” diyen Birinci Maddesinin hiçbir ekilde yürürlükten kalkmam olduunu belirtti. 

O nedenle yeni Anayasa taslana yeni bir madde konmadn, sadece 1924 Anayasasndaki hükmün yeni metnin neresinde yer almas gerektiini tarttklarn belirtti. 

Özetle, “Cumhuriyetimiz tektir ve 1923’de, ebediyen yaamak üzere kurulmutur. O nedenle birinci, ikinci gibi sfatlarla ilgisi yoktur” dedi. 

Güne’in konumas, o Meclisin üyesi bendeniz dâhil, tüm üyelerin ayakta alklaryla onayland.  

* *

Artk Cumhuriyetimizin dümanlar onun varln ortadan kaldramayacaklarn görmektedirler ama kavgalar bitmi deildir. imdi kavga onun içini boaltma, laik yapsn deitirme, temel deerlerini –örnein ulus ve ülke olarak bölünmez bir bütün üzerine kurulu olduu gerçeini- unutturma amacyla sürdürülmektedir.

Daha da vahimi, Türkiye gün be gün, büyük Atatürk’ün “Ey Türk Gençlii…” diye balayan ve “muhtaç olduun kudret, damarlarndaki asil kanda mevcuttur” diyerek biten mehur sözlerinin yaama geçecei günlere doru gitmektedir.

---------------------