Mustafa Kemal ATATÜRK
Oktay Ekşi
Oktay EKŞİ
CHP İstanbul Milletvekili
Dış işleri Komisyonu Üyesi
Bugün 24 Ağustos Perşembe  2017
Verilen Kanun Teklifleri Hakkında Özet Bilgi

10.12.2012

212 SAYILI YASANIN DEĞİŞTİRİLMESİ

1- Basın mensuplarını sosyal güvenceye kavuşturmayı -bu suretle özgürce

görev yapmalarını ve gazeteciliğimizin kalitesini yükseltmeyi- amaçlayan "5953/212

sayılı yasanın değiştirilmesini amaçlayan yasa önerisi. (Öneri aslında 51 yıldır

yürürlükte bulunan ancak gazetecilerin ancak yirmide birinin yararlandığı 212 sayılı

yasanın fiilen ve tam olarak uygulanması ve eksik/aksak hükümlerinin tamamlanıp

düzeltilmesi için sunulmuştur.)

 

GAZETECİLERİN HAKKI İKEN KALDIRILAN YIPRANMA PAYI'NIN (Fiili hizmet süresi zammının) GERİ VERİLMESİ

2- Van Depremi üzerine görev yapmak için gönderildikleri Van'da

kaldıkları otelin yıkılması üzerine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Yasasının 40'ıncı maddesinin değiştirilmesi amacıyla

verilen öneri...

 

Bilindiği gibi AKP iktidarının çıkardığı 5510 sayılı yasa, gazetecilerin 12 aylık fiili hizmetine 3 aylık yıpranma payı ilave edilmesini öngören hükmü yürürlükten kaldırmıştı. Gerekçe olarak "tüm gazetecilerin aynı kefeye konulmasının ve hepsinin yıprandığını iddia etmenin doğru olmayacağı" ileri sürülmüştü. Bu öneri "tüm gazetecileri" değil "muhabir, foto muhabiri ve kameraman" sıfatı taşıyan -daha çok alanda görev yapan- gazetecileri kapsamakta ve 360 günlük fiili çalışmaya 90 gün "fiili hizmet zammı" tanınmasını öngörmektedir.

 

GAZETECİLİK FAALİYETİ NEDENİYLE MAHKÛM OLANLARA HAPİS YERİNE PARA CEZASI VERİLMESİNİ ÖNGÖREN CEZA YASASI

DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİSİ 

3-     T. Ceza Yasasının doğrudan "ifade özgürlüğü"nü ve "gazetecilik" faaliyetlerini ilgilendiren hükümlerinin (132'nci, 133'üncü, 134'üncü, 285'inci, 288'inci maddelerindeki "hapis cezası" yaptırımı yanma "bir yıl hapis cezası karşılığı 1000 gün Adli Para Cezası" ölçütüne göre söz konusu hükümlere "veya .... Gün Adli Para Cezasına hükmolunur" ibaresi eklenmektedir. Bu suretle "kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal veya içeriğini ifşa eden kimse"nin (Madde 132); "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları dinleyen ve kayda alan" (Madde 133); "kişilerin özel hayatının gizliliğini kamu yararı söz konusu olmaksızın ihlal eden" (Madde 134); "Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden, bu suçu basın ve yayın yoluyla işleyen" (Madde 285) kişiye uygulanacak yaptırımlara "para cezası" boyutu getirilmektedir. Söz konusu 285'inci maddeye ayrıca bu "ifşa" suçunu "soruşturma veya kovuşturma makamında görev yapan kişinin işlemesi halinde verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz ve özel yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanmaksızın soruşturma açılır" şeklinde bir fıkra eklenmesi istenmektedir.

 

Ceza Yasasının "Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" suçuyla ilgili 288'inci maddesine de "hapis cezası"na alternatif olarak "beşyüz günden az, üçbin günden çok olmamak üzere Adli Para Cezası" getirilmektedir.

 

Öneri ayrıca; "suç" tipini tayin etmeden yaptırım getiren, bu nedenle keyfi kullanıma açık olan 327'nci maddenin (Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine suç işlenmesi); 329'uncu maddenin (Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçu); 334'üncü maddenin (Yasaklanan bilgileri temin suçu); 336'ncı maddenin (Yasaklanan bilgileri açıklama suçu) yürürlükten kaldırılmasını öngörmektedir.

 

3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE YASASININ 6 VE 7'NCİ MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINI İSTEYEN ÖNERİ 4-     Terörle Mücadele yasasının 6'ncı maddesi "terör örgütünün hangi

kişilere karşı suç işleyeceğinin kamuoyuna haber verilmesini" ve "terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamayı" suç saymaktadır. Bu hüküm bu haliyle gazetecilerin normal "haber verme" işlevini engellemekte, tam tersine en masum haberler nedeniyle hem bu madde hem de 7'nci madde kullanılarak gazeteciler hakkında soruşturma ve kovuşturma açılmaktadır. 7'nci madde de "terör örgütü tarafından yapılan açıklamaların yayımlanmasını" suç saymakta, kamuoyunu en basit şekliyle bilgilendiren haberlerin dahi "suç" sayılmasına yol açmaktadır. Keza 7'nci madde "suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan" basın mensubunu sırf o basın organında belli bir sıfat

taşıdığı için mahkum etmeyi öngörmektedir. O nedenle bu iki maddenin lağvı istenmiştir.

 

HAKARETE MARUZ KALANLARIN HAKLARINI ÖZEL HUKUK YOLUYLA (DAHA ETKİN ŞEKİLDE) KORUMAYI AMAÇLAYAN ÖNERİ

 5 ve 6- Hakaret eylemi bilindiği gibi şikâyete bağlı olmak kaydıyla Ceza

Kanununun 125'nci maddesine göre "suç" sayılmakta ayrıca eylemin muhatabının "tazminat" yoluyla uğradığı manevi zararın telafi edilmesini istemesi mümkün olmaktadır. Ancak bizim hukuk pratiğimizde mahkemeler "tazminatın, lehine hüküm verileni zenginleştirici miktarda olmaması" gibi bir ölçüt kullanmaktadır. Oysa "batı ülkelerinde ilgilinin kişilik haklarının "yüksek tazminat" yoluyla en iyi şekilde korunacağı kabul edilmektedir. Bunun sonucu olarak da halen 13 ülke, "hakaret" eylemini suç sayan hükümleri lağvetmiş, hakkın korunmasını "özel hukuk" alanına bırakmıştır.

 

Öneri bu anlayışı benimsemekte, Ceza Yasasının 125'inci maddesiyle birlikte konuya ilişkin 126, 127, 128 ve 129'uncu maddelerin yürürlükten kaldırılmasını öngörmektedir.

 

Ancak bu öneriye ek olarak verilen öneri ile bazı "kurum" ve "değer"lere yapılan hakaret eylemleri "suç" olarak korunmaktadır. Bunlar "Cumhurbaşkanı, Türk bayrağı, İstiklal Marşı, Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, TBMM, T.C.Hükümeti, Devletin Yargı organları, Devletin askeri veya emniyet teşkilatı, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değer"lerdir. Ancak Türk Ceza Kanununun diğer maddelerinde değişiklik öngören öneriye paralel olarak, bu konularla ilgili Ceza Yasası hükümlerine de alternatif olarak "Adli Para Cezası" yaptırımı eklenmektedir.