Mustafa Kemal ATATRK
Oktay Eki
Oktay EK
CHP stanbul Milletvekili
D ileri Komisyonu yesi
Bugn 24 Austos Perembe  2017
Oktay Eki'nin Orman Su leri Bakanl ve Basn Yayn Enformasyon Genel Mdrl ile RTK Bteleri zerine 12 Kasm 2012 Gn Plan Bte Komisyonu Konumas(Komisyona aitl Tutanak Metinlerinden alnmtr.)

12.11.2012

 

Plan Bütçe Komisyonu

 

12 Kasm 2012 Pazartesi

 

Orman ve Su leri Bakanl Bütçe Görümeleri

 

Sayn Eki, süreniz be dakika, buyurun lütfen. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Sayn Bakan, size, Sayn Bakana ve burada Bakanl temsil eden bürokratlarla, benim meslektam, basn mensuplarna sayglarm sunarak sözlerime balamak istiyorum. 

Aslnda çok ksa bir ekilde zihnimdekileri ifade etmek niyetindeyim. Öncelikle bir noktada, umarm, Sayn Bakan da bendeniz gibi sözünü edeceim yerden geçmi ve bendeniz gibi her geçite içinde derin bir sz hissetmitir, bu umutla ifade etmek istediim yer, Kelkit vadisidir Sayn Bakanm. Kelkit vadisinden bendeniz ne zaman geçecek olsam, daha önceki yllarda güzelliine, yeilliine hayran olduum, orman yahut teknik olarak maki falan, o yörenin su kullanm hakk verilerek yaplmak istenen HES barajlar nedeniyle ar yara alm bir hâlde olduunu gördüüm için üzülüyorum. 

Öncelikle, hem bu konuma hakkn kullanp hem de Sayn Bakandan o yöreden hiç geçip geçmediini, bendeniz gibi, o tahrip edilmi, yeilden tamamen kel bir beyaza çevrilmi yörenin tablosu karsnda üzüntü duyup duymad sormak istiyorum. Birinci olarak bendenizin zihninden geçen bu. 

kincisi: Sayn Bakan’dan, Ordu’nun Melet rma üzerinde birkaç HES, Devlet Su leri tarafndan yaplmakta olan birkaç hidroelektrik santral var idi. Onlarn durumu hakknda bilgi rica etmek niyetindeyim. 

Üçüncü olarak da: Yine, “Ordu’da kaç adet hidroelektrik santral projesi vardr? Özellikle su kullanm hakk yolu verilmek suretiyle yaplan hidroelektrik santral says nedir?” diye sormak niyetindeyim. 

Dördüncü de: Sayn Bakandan, çeitli azlardan farkl farkl ifade edilen bir rakamn kendisi tarafndan da nasl görüldüünü örenmek ihtiyacn duyuyorum. O da bu su kullanm hakk verilmek suretiyle yaplan veya tabii, bir süre sonra bir ksm da bitecek olan, hidroelektrik santraller, Türkiye’nin toplam elektrik enerjisi ihtiyacnn yüzde kaçn karlayacaktr? Tabii, kaç adet olduklarn da, zaman zaman rakamlar çkyor ama, Sayn Bakandan da bir kere daha örenirsek kaytlara geçmesi açsndan en azndan yararl olur diye düünüyorum. 

Bütçenin, Bakanla ve ülkemize yaral olmas dileimi de bu vesileyle sunmak istiyorum. 

Teekkür ederim. 

BAKAN – Teekkür ederim Sayn Eki. 

Sayn Eki… 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Teekkür ederim Sayn Bakan. 

Sayn Bakan, bir deiik ekilde bendeniz de HES maduru bir Türk’üm. O nedenle sorularm biraz HES’le balantl olacak yine. 

Sayn Bakan, sözünü edeceim ihtimal köylünün bandaki bir Demokles’in klcndan ibaret. Henüz yaamda olduunu söylemiyorum. Ama uzun vadede karmza çkabilecek bir ihtimal olarak deinmek istiyorum. 

Su kullanm hakk sahibi irketler bundan yararlanarak su ile tarlasn, bahçesini sulamak isteyen köylüden bir tarihte bir ekilde para talep edebilir mi? Bunun önündeki u anda var olduunu düündüüm hukuki engelin niteliine ilikin bizi lütfeder aydnlatr msnz? Birinci sorum bu efendim. 

kincisi, yine ayn tür HES yapmcs irketler can suyundan daha az su braktklar takdirde onlara ne gibi bir yaptrm nasl uygulanmaktadr? Bu konuda bizi aydnlatr msnz? 

Üçüncüsü de, kaç HES’ten kaç hakknda yürütmenin durdurulmas karar verilmitir? Tabii, yapm aamasnda olanlar için söylüyorum. 

Teekkür ederim. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

 

 

 

Basn Yayn Enformasyon Genel Müdürlüü ve RTÜK Bütçeleri Görümeleri

 

Sayn Bakan, Sayn Babakan Yardmcmz, saygdeer bürokratlar ve muhterem arkadalarm ve eski meslektalarm; hepinize sayg sunuyorum ve konumakta olduumuz bütçenin ülkemize ve Bakanla yararl olmas dileini de batan sunmak istiyorum. 

Saygdeer arkadalar, bendeniz, bazlarnzn bildiini tahmin ettiim bir ekilde, medya dünyasnda uzun yllar geçirmi bir arkadanzm. Medya dünyasnn en önemli meselesinin özgürlük olduunu da demokrasinin “d” harfinden söz eden herkes batan kabul eder. 

Türkiye’de medya dünyasyla ilgili tartmalar gündeme geldii zaman, birbirine 180 derece zt görüler ifade edilmektedir. Bir ksm arkadalarmz, ki Sayn Babakan Yardmcs Bülent Arnç dâhil, Sayn Babakan Tayyip Erdoan, Sayn Babakan Yardmcs Beir Atalay dâhil, pek çok siyasi iktidarn mensubu ve ileri geleni Türkiye’de basnn özgür olduunu, hatta Sayn Babakann John Hopkins Üniversitesinde örencilere yapt konumada ifade ettiini dikkat alrsak, Amerika Birleik Devletleri’ndeki basndan da daha özgür olduunu, Sayn Beir Atalay’n ondan birkaç ay sonra ayn görüü teyiden ifade ettiine bakarsak hakikaten Türkiye’deki basnn Amerika Birleik Devletleri’nden daha özgür olduunu kabul etmemiz gerekir. Oysa, bendenizin tank olduu hususlar ve okuduklarm ve karlatmz olaylar maalesef bu görüü teyit eder nitelikte deil görünüyor bendenize. Merak ediyorum ve istiyorum ki bir anlay birliinde bulualm. Ya bendenizin ve benim gibi bakanlarn görüleri yanltr ya da Sayn Babakann, babakan yardmclarnn ve Adalet ve Kalknma Partisinin dier saygdeer mensuplarndan pek çounun ifade ettii görüte bir yanllk olmas gerekir. 

Bendenizin anlayna göre, samimiyetle ve tüm açklyla ifade edeyim, Türk medyas bugün, bütün tarihi boyunca eer Takvim-i Vekayi’den alacak olursak, 1831’den, eer Ceride-i Havadis’ten alacak olursak balangc, 1840’tan beri yaad bütün tarih boyunca kar karya bulunduu en ar, en özgürlükten mahrum dönem içindedir. Bunu, bendenizin ifade etmesi belki belli bir siyasi partinin mensubu olmam ve muhalefette bulunan bir ses olarak bu konumay yapmam nedeniyle taraf veya yanllkla malul bir görü olabilir, öyle alglanabilir. Oysa, elimde saysz yabanc doküman var. The Guardian gazetesi, örnein, u anda elimde bulunan 10 Haziran 2012 tarihli saysnda ”Dünyada en fazla gazeteci hapseden ülke acaba hangisidir? Çin mi? Hayr. ran m? Hayr. En hazin, verici taraf o ki Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyor. Sadece The Guardian gazetesinin bu beyan sanyorum ki taraf gibi alglanabilir. OSCE yani Avrupa Güvenlik ve birlii Tekilatnn raporu öyle, Avrupa Konseyi Temsilcisi Raportörü Hans Hammarberg’in raporu öyle, Avrupa Birlii yetkilisi Stephen Fuller’in beyan öyle, u anda görevden ayrlacan gazetelerde okuduumuz Amerika Birleik Devletleri Dileri Bakan Hillary Clinton’un beyan öyle. 

Muhterem dostlarm, sadece bizim siyasi iktidarn mensuplar baka görü içinde ama örnein, uluslararas nitelikli gazetecilik kurulular, Snr Tanmayan Gazeteciler Örgütünün 2011 ve 2012 çalmalarna göre 178 ülke arasnda Türkiye 148’inci durumdadr. 

(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld) 

BAKAN – Evet, buyurun. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Birincinin özgür ülkeler olduunu dikkate alrsak durumumuz onlarn ölçülerine göre de böyle. Amerika Birleik Devletleri’ndeki gazetecilerin özgürlüüyle ilgili kurulular “Freedom House” veya Gazetecileri Koruma Komitesi raporlarnda ayn eyi söylüyorlar. Geçenlerde, Gazetecileri Koruma Komitesi Türkiye’de 76 gazeteciden, 76 “tutuklu gazeteci” sfatl insandan 61’inin gazetecilik mesleinin gereklerini yerine getirirken tutuklanm olduklarn ifade ettiler. Buna karlk, bizim yetkili azlarmz gazetecilerden, bu ifade edilenler de dâhil olmak üzere, önemli bir ksmnn terör eylemlerine bal birtakm eylemler nedeniyle tutuklu olduklarn söylediler. 

Dostlarm, hiç kendimizi aldatmayalm, eer Nedim ener -somut isimlerle söylüyorum- Ahmet k, eer Soner Yalçn… 

(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld) 

BAKAN – Tamamlayabilir miyiz lütfen Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Tamamlamaya çalaym Sayn Bakan. 

Eer bu isimlerin herhangi bir ekilde terör eylemiyle balantl olduklarn ispat edecek bir babayiit çkarsa tüm sözlerimi geri almaya bendeniz hazrm. Bir tek gazetecinin bile mesleini yapt srada hapsedilmi olmas bir ülkenin demokratik sistemden mahrum olduunun, daha da açk ifade etmek istiyorum müsaadenizle, müstebit bir anlayla yönetilmekte olduunun maalesef kant olarak kabul edilir. Türkiye bu açdan en kötü not alan ülke durumundadr. 

Muhterem Bakan, izin verirseniz, iki ayr konuya daha deindikten sonra sözlerimi tamamlamak istiyorum. 

Gazetecilerin Türkiye’de sadece özgürlüklerinden mahrum olmalar gerçeini yaamyoruz. Sayn Babakan Yardmcmzn da kendi azndan ifade ettii, Sayn Çalma Bakannn da vaatkâr bir ekilde deindii bir baka konu var. 2008 ylnda siyasi iktidarnz gazetecilerin yllardan beri kabul edilmi olan ypranma payn kaldrdnz. 

(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld) 

BAKAN – Evet, lütfen tamamlayn. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Ypranma paynn bir sene önce Sayn Babakan Yardmcmzn beyanna göre iade edilmesi için çalmalar devam etmekteydi. Sayn Çalma Bakan sekiz ay önce bir bilim heyeti kurduunu ifade etti. Bilim heyetinin yapmas gereken i, bir tek cümleyi, 5510 sayl Kanun’un 40’nc maddesine ilave etmekten ibaret. Sekiz aydan beri o bilim heyeti ne menem bir bilim heyetidir ki bir cümleyi yerine koyacak formülü bulamad. Bu, sanyorum ki siyasi iktidarmzn bu konudaki samimiyetsizliinin kantdr. 

Sayn Bakan, deinilmesi gereken pek çok ey var. Tabii, kimsenin sabrn suistimal etmeye niyetli deilim, ama Türkiye’de üç bini akn yerel medya organ var. Bu siyasi iktidar dâhil, daha öncekiler de dâhil, tamam için ifade ediyorum, hiçbirini ayrmadan ifade ediyorum, yerel medya mensuplarnn sorunlarna el atan, samimiyetle verdii sözü tutan hiçbir hükûmet maalesef yllardan beri gelmedi. Üzgünüm ki bugünkü siyasi iktidarn hükûmetini de ayn kategori içinde görmek zorundayz. Yerel medya, aslnda yerel demokrasinin ve demokrasimizin salkl ileyiinin en önemli kurumlarndan biri. Onlar gözden rak diye, onlar ana akm medya gibi güçlü deil diye her zaman göz ard ediliyorlar. Oysa yerel medya… 

BAKAN – Teekkür ediyorum Sayn Eki. 

 

BAKAN – Soru-cevap ksmnda vereyim, düzeltmeyi orada yapn Sayn Yaviliolu. 

Soru-cevap bölümüne geçiyoruz. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Sayn Bakan, söz alamadm. 

BAKAN – Bir saniye efendim. Vereceim efendim, vereceim. 

Sayn Kurt… 

KAZIM KURT (Eskiehir) – Efendim, ben demin unutmuum, kaçrmm, bunu söylemek istiyorum: imdi, bütçelerin tamam denk gelmi ama Atatürk Aratrma Merkezi Bakanlnn geçen ylki kabul edilen bütçe ödenei 2 milyon 393 bin Türk liras, bu yl 2 milyon 335 bin Türk liras önerilmi. Bunun da bir nedeni var mdr acaba diye soruyorum. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

Sayn Yaviliolu… 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Sayn Kuolu, bir konu hususunda benim sanki geçmi dönemde olanlar anlatmakla bugünü -tefsiren söylüyorum- merulatrma gibi bir düüncemin olduunu… Böyle bir düünceye, Sayn Kuolu, asla inanmam. Kamu yönetiminde adalet esastr. Asla bir hesaplama kamu yönetiminde olmaz. Bunu ciddi manada ayplarm, knadm ki bana geçmite adaletsizlik yaplm olsa dahi eer ben bugün kamuda yöneticiysem, kamuyu ben yönetiyorsam, adaletli olmaya inanmak da deil iman ederim. 

BÜLENT KUOLU (Ankara) – Sizden üphem yok zaten Sayn Yaviliolu ama genel bir kan var, onu söylüyorum. 

BAKAN – Evet, teekkür ediyorum. 

Sayn Eki, buyurun lütfen. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Sayn Bakan, izin verirseniz, Sayn Yaviliolu’nun da Basn Konseyiyle ilgili sözlerinde düzeltme yapmak ihtiyacn duyuyorum çünkü bu benim meru hakkm Sayn Bakan. 

Sayn Yaviliolu, Basn Konseyinin 1997’li yllarda kendisine düen gözetleyici ve yönlendirici görevi yapmad anlamna gelen bir kanaatler söyledi. Basn Konseyi, dünyann demokratik ülkeyse eer bir ülke, eer bu kurallar geçerliyse, hiçbir basn konseyi medyann çoban deildir ve yönlendirecek hiçbir ey yapmaz. Basn Konseyi, belli ilkelere uymayan gazeteciler var ise ondan ikâyet eden kiinin… Ki Sayn Babakan Yardmcmz da Meclis Bakanyken buraya müteaddit bavurularda bulundu, üzgünüm ki baz kararlarda da, benim katlmadm baz kararlarda da kendisinin beklentisine uygun sonuç çkmad, onu da parantez içinde bilginize sunaym. Bavuru var ise o bavuruyu söz konusu basn meslek ilkeleri terazisinde tartar, vard sonucu da aynen bir hukuk mahkemesi -benzeri olduu için söylüyorum- gibi tebli eder. Onun dnda, ülkede u yönetim varm veya bu yönetim varm, o srada medyaya kendisine düen yönü vermemi anlamnda bir algnz var ise onda bir, sanyorum ki Basn Konseyine ilikin düüncenizde gerçeklie uyumlu olmayan bir taraf var demektir. Bunu belirtmek istedim. 

BAKAN – Teekkür ederim. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Hayr Sayn Bakan, sorum var. 

BAKAN – Sorular var, tamam, pardon. Buyurun, buyurun. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Sayn Yaviliolu’nun düündüü türden bir tek modeli vardr basn tarihimizin. 1931 ylndan 1946 ylna kadar Türk Basn Birlii diye bir yap olmutur, buyurduunuz türden bir görev yapmaya çalmtr. Fevkalade yanl olduunu da görülmütür, tarihe gömülmütür. 

BAKAN – Evet, sorular alalm. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Soruma geçeyim izin verirseniz. 

Sayn Babakan Yardmcmdan sormak ihtiyacn duyuyorum. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Ben bunlar… Çok affedersiniz Sayn Eki. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Sayn Bakann iznine tabi bu husus, bilemem ben onu. 

BAKAN – Evet, vereceim efendim, bir saniye, vereceim söz. 

Buyurun Sayn Eki, siz sorunuzu tamamlayn. 

OSMAN OKTAY EK (stanbul) – Teekkür ederim Sayn Bakan. 

Sayn Babakan Yardmcmzdan örenmek ihtiyacndaym. Türkiye’de medyann gelimi bir demokratik ülkede -örnein Amerika Birleik Devletleri diyelim- olduu kadar özgür olduuna siz de inanyor musunuz? Bir sorum bu. 

Bir de küçük bir sorum daha var. Son seçim kampanyas srasnda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafndan yaplan yayn denetimi raporlamalarnda manipülasyonlar yapld -elimde somut örnek var, ona dayanarak soruyorum- acaba Sayn Babakan Yardmcmz tarafndan biliniyor mu? 

Teekkür ederim. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

Sayn Ayaydn, buyurun lütfen. 

AYDIN AAN AYAYDIN (stanbul) – Sayn Bakan, araclnzla Sayn Babakan Yardmcma bir soru sormak istiyorum. Vakfbank, Vakflar Genel Müdürlüüne ait bir kurum. Yani maln patronu Vakflar Genel Müdürlüü. Patronun bal olduu bapatron da Babakan Yardmcmz Sayn Bülent Arnç. imdi eer siz kendinize ait olan bir irketi satacaksanz yani patron mu buna karar verir, yoksa sizin irketinizin müdürü mü buna karar verir? Çünkü gelimelere bakyoruz, Vakfbank’n satlacan Vakfbank’n Genel Müdürü bu konuda açklama yapyor, bir de patron olmayan Babakan Yardmcs Ali Babacan açklama yapyor. Oysa bu kurum Vakflar Genel Müdürlüüne aittir, eer mal satacaksa o bu konuda bir ey söyleme hakkna sahiptir veyahut da onun bal olduu Sayn Babakan Yardmcs. Acaba hangisi dorudur? Siz bu konuda ne düünüyorsunuz? 

BAKAN – Evet, teekkür ediyorum. 

Sayn Çelebi… 

SÜLEYMAN ÇELEB (stanbul) – Sayn Babakan Yardmcm, özellikle yerel medyay biraz önce Sayn Eki de ifade etti ama Türkiye'nin en önemli sorunlarndan bir tanesi, zorluklar biliniyor. Basn lan Kurumu dâhil birçok alandan yararlanamyorlar. Somut bir öneride bulunacam, bunu acaba düünebilir misiniz? Bir yerel basn kurultay -bölgesel de olabilir- yapp bütün bu basn kurullaryla beraber onlarn sorunlarnn tartlaca bir etkinlii bir programa alabilir misiniz, bu konuda bir çabanz olur mu? Muhalefetiyle, bütün unsurlaryla böyle bir sürecin gelimesine katk vermeyi düünür müsünüz? 

Çok teekkürler. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

Sayn ahin… 

Sayn Balolu… 

MUSTAFA BALOLU (Konya) – Teekkür ederim Bakanm. 

Sayn Babakan Yardmcmza ben iki soru sormak istiyorum. Bunlardan bir tanesi, 1998’le 2002 yllar arasnda sadece 46 tane vakf eseri restore edilirken 2002’den bugüne kadar yaklak 3.600 tane vakf eseri restore edilmitir ve yaklak 3 milyar TL’ye yakn bu konuyla ilgili yatrm yaplmtr. Sayn Babakan Yardmcm, sizce geçmite bu vakf eserlerinin restore edilmemesinin sebebi nedir? Bunu örenmek istiyorum. 

kinci olarak da izin verirseniz Sayn Bakanm, biliyorsunuz, bizim vakf üniversitelerimiz var ve bu üniversitelerimizde çok ciddi tarihî mirasa sahip, fiziki ve kültürel mirasa sahip bir ülkeyiz. Bu üniversitelerimizde bu fiziksel ve kültürel mirasa sahip çkacak ve bunlar ileride restore edecek, ite sanat tarihçileri, mimarlar, restoretörler, ahap ustalar, ta ustalar gibi teknik eleman, insan kayna yetitiriliyor mu ve bununla ilgili bir çalmanz var m? 

Teekkür ediyorum. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

Sayn Yaviliolu… 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Ben o dönemi açklarken, o dönemde medyaya, görsel ve yazl basnda medyaya yöneltilen bu kadar bask, kurumsal bask ve sistematik bask karsnda -Basn Konseyi hiç üphesiz temsil yetenei ve meruiyeti güçlü olan, basnda en güçlü olan bir kurum- yani bu kadar basknn olduu bir zamanda ve bir tarafn bask gördüü bir zamanda… Bunlarla ilgili ben tek tek saylarn da açklayabilirim Sayn Eki. 

BAKAN – imdi girmeyelim onlara Sayn Yaviliolu. 

CENGZ YAVLOLU (Erzurum) – Fakat buna ses çkarmamak, bireysel olarak da olabilir, kurumsal olarak da olabilir, yani buna ses çkarmamak, bu kadar basna yaplan basknn, özgürlüün bu kadar ihlal edildii ve kurumsal olarak ihlal edildii bir dönemde ses çkarmamay eletiriyorum yani yaptm ey budur. Yoksa ilkeleri, kanuni yaps, hukuksal yaps çok da beni ilgilendirmiyor. Bu, özgürlük anlamnda söylemi olduum bir eydir. 

BAKAN – Teekkür ediyorum. 

Deerli arkadalar, ilgili kurumlarmzn bütçe ve kesin hesaplar üzerindeki görümelerimiz ve soru sorma ilemimiz tamamlanmtr. 

Sayn Babakan Yardmcmza söz vermeden önce bir on dakika ara vereceiz efendim.